1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Türkiye Enerji Dönüşümünde Kritik Eşik: Uygulama Kapasitesi Belirlenecek

Türkiye Enerji Dönüşümünde Kritik Eşik: Uygulama Kapasitesi Belirlenecek

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin ‘Türkiye’nin Enerji Dönüşümü 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Projeksiyonu’ toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıda enerji dönüşümünde hedeflerin yanı sıra uygulama kapasitesinin büyütülmesinin kritik olduğu vurgulandı.

Enerji Dönüşümünde Yeni Dönem

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman, enerji dönüşümünü sadece iklim politikası olarak değil, jeopolitik gelişmeler, güvenlik ve ekonomik dayanıklılık açısından değerlendirmek gerektiğini belirtti. 2025 itibarıyla dünya enerji dönüşümünde yeni bir dönüm noktasına ulaşırken, temiz enerji yatırımlarının küresel ölçekte büyümeye devam ettiğini ifade etti.

Hakman, enerji dönüşümünün karbon azaltmanın ötesinde jeopolitik bağımsızlık ve ekonomik dayanıklılık gibi faktörlerle tanımlandığını ve enerji politikalarının dış politika, sanayi stratejisi ve ticaret politikalarının merkezine yerleştiğini söyledi. Kasım ayında Antalya’da yapılacak COP31’in Türkiye için finansman, teknoloji ve ticaret boyutlarında önemli fırsatlar sunduğunu da ekledi.

Yenilenebilir Enerjide Büyüme Hızlandı

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, Türkiye’de enerji talebinde artış, yenilenebilir enerji kurulu gücünde yüksek ivme, depolama ve esneklik mekanizmalarına yönelik gelişmelerin öne çıktığını açıkladı. 2026 yılının enerji dönüşümünde hedefleri değil, uygulama kapasitesini büyüttüğü yıl olması gerektiğini vurguladı.

Türkiye, halen 40 GW olan güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücünü 2035 yılına kadar üç katına çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için önümüzdeki 10 yılda yıllık ortalama 8 GW kapasite kurulması gerekiyor. Geçen yıl 5 GW’ın üzerinde güneş ve yaklaşık 2 GW rüzgar kapasitesi devreye girdi. Böylece güneş ve rüzgarın toplam üretimdeki payı ilk kez yüzde 20’yi aştı.

YEKA’da İstikrar Sağlandı

Bağ, 2011’den itibaren yarışma yoluyla tahsis edilen güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinin yüzde 71’inin devreye alındığını bildirdi. 2017’den itibaren tahsis edilen YEKA kapasitesinin ise yüzde 50’sinin gerçekleştiğini belirtti. YEKA-2025 ihalelerinin başarıyla sürdüğüne dikkat çekerek, “İhale istikrarı yatırımcıya yol haritası sunuyor. Kritik eşik, 2035 hedefleri için gerçekleşme hızı. Hedefler değil, uygulama kapasitesi kazanacak” dedi.

Yatırım Sırası Şebeke ve Esneklikte

Türkiye’nin şebeke yatırımlarında yeni bir döneme girdiğini belirten Bağ, Dünya Bankası finansmanı ve büyük ölçekli iletim altyapısı yatırımlarının yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonunda kritik eşik olduğunu söyledi. Şebeke dönüşümünün enerji dönüşümünün ön koşulu haline geldiğini; depolama kapasitesinin hedeflerin gerisinde olduğunu ve yatırımların hızlanması gerektiğini vurguladı.

Elektrikli araç sayısındaki artışın enerji altyapısına etkileri olduğu; şarj talebinin dağıtım şebekelerinde operasyonel baskılar yarattığı ve esnekliğe odaklı altyapı yatırımlarının önem kazandığı ifade edildi. Akıllı şarj uygulamaları sayesinde elektrikli araçların şebekeye dengeli yük olarak entegre edilebileceği paylaşıldı.

Enerji Verimliliği ve Elektrifikasyon Önemi

Enerji verimliliğinin enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olduğu, sübvansiyonların kademeli azaltılmasıyla piyasa temelli fiyatlandırmanın hızlanacağı belirtildi. Alınacak önlemlerin kırılgan grupları koruyarak yenilenebilir enerji ve verimlilik yatırımlarını desteklemesi gerektiği vurgulandı.

Bağ, Türkiye’nin enerji verimliliğinde doğru yolda olduğunu ancak hızlanması gerektiğini söyleyerek, talep yönetimi olmadan arz güvenliğinin sağlanamayacağını dile getirdi. 2053’te ekonomik büyüme ile birincil enerji tüketiminin 2020 seviyelerine çekilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.

Elektrifikasyonun, sanayi, binalar ve ulaştırma sektörlerinde fosil yakıt kullanımını azaltmada kritik rolü olduğu; elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2053’te yüzde 56’ya çıkarılması hedeflendiği aktarıldı. Bağ, bu alanda net hedefler ve yol haritalarının hazırlanmasının gerekliliğini vurguladı.

AB ile Ticarette Yeni Dönem ve Finansman

Türkiye’nin İklim Kanunu ile Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) için hukuki altyapıyı sağladığı, Avrupa Yeşil Mutabakatı yükümlülüklerinin ticari bariyerlere dönüşmesini önlemek adına adımlar attığı belirtildi. Ancak fosil yakıt yatırımlarının 2025’te devam etmesi ve yerli kömür santrallerinin 2045’e kadar alım garantisine dahil edilmesi risk faktörleri olarak değerlendirildi.

Net sıfır karbon hedefine ulaşmak için yıllık yatırım tutarının geçmiş ortalamaların 2,5 katına çıkarılması gerekiyor. Sadece elektrik sektöründe 2053’e kadar yılda ortalama 15 milyar dolar yatırım ihtiyacı bulunuyor. Uluslararası finansman kaynaklarına erişimin artması, merkezi koordinasyon ve alternatif finansman araçlarının yaygınlaşması önem taşıyor.

2025 Enerji Dönüşümü Rakamları

Türkiye’de elektrikte kurulu güç 122 GW’a yükseldi; bunun yüzde 62’si yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. 2025’te devreye giren 6,3 GW kurulu gücün yüzde 99’u yenilenebilir kaynaklardan sağlandı. Doğal gaz kurulu gücü yaklaşık 684 MW azaldı.

12 ay sonunda brüt elektrik üretimi 360 TWh’ye ulaştı ve üretimin yüzde 44,1’i yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı. Rüzgar, güneş ve jeotermal enerjinin üretimdeki payı yüzde 24,6’ya yükseldi. Kuraklık nedeniyle hidroelektrik üretiminde düşüş devam etti.

Elektrik talebi 2019-2024 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,3 arttı ve 2025’te yüzde 2 artışla 360 TWh’ye çıktı. 29 Temmuz’da 1,244 GWh ile tüm zamanların en yüksek elektrik tüketimi gerçekleşti; bu artış sıcaklık kaynaklı soğutma talebinden kaynaklandı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir