Türkiye ekonomisinin görünmez omurgasını oluşturan mavi yakalı çalışanlar, artık sadece üretim sahasının değil, tüketim davranışlarının, dijital adaptasyonun ve marka stratejilerinin de belirleyicisi haline geliyor. Marketing Türkiye adına Research Istanbul’un gerçekleştirdiği kapsamlı saha araştırması “Mavi Yaka Türkiye” bu dönüşümü mavi yakalıların kendi bakış açılarıyla ortaya koyuyor.
Mavi Yakalıların Çalışma Koşulları
Araştırma sonuçları, Türkiye’deki mavi yakalıların %64’ünün sabit saatlerde, %25’inin vardiyalı, %12’sinin ise proje bazlı veya dönemsel çalıştığını gösteriyor. İş ritimleri düzenliyken, hayatları bu düzene uymuyor. Katılımcıların üçte biri son bir yılda iş değiştirmeyi düşünürken, beşte biri aktif olarak iş arıyor.
Gelir ve Yan Haklar
Katılımcıların yaklaşık yarısı servis, yemek kartı veya fazla mesai gibi temel yan haklara sahip. Özel sağlık sigortası oranı %36, prim veya bonus alanların oranı %28, yıl sonu ikramiyesi alanların oranı ise sadece %19’da kalıyor. Gelir-gider karşılaştırmasında ise %21’i “Gelirim giderlerimin sadece bir kısmını karşılıyor” derken, %39’u “gelirim giderlerimi ucu ucuna karşılıyor” yanıtını veriyor. İstediği tutarda birikim yapabilenlerin oranı ise %16.
Ek Gelir ve Finansal Dayanıklılık
Katılımcıların %29’u ek gelir için farklı işlerde çalıştığını ifade ediyor. Her 10 kişiden 6’sı, 20 bin TL’lik beklenmedik bir harcamayı borçlanmadan karşılayamayacağını belirtiyor.
Sendikal Üyelik ve Dijital Dayanışma
Katılımcıların %86’sı hayatları boyunca hiç sendika üyesi olmadığını, şimdiki sendika üyeliği oranının ise %11 olduğunu belirtiyor. Bu durum pasif bir sessizliğe işaret etse de çalışanlar dayanışmayı Facebook grupları, Telegram kanalları ve forumlar gibi dijital topluluklar üzerinden kuruyor.
Tüketim Psikolojisi ve Dijital Alışkanlıklar
Katılımcıların %28’i işini kaybetme endişesi taşıyor. Bu kaygı, tüketim davranışlarında “deneyim ekonomisi”nden “temel ihtiyaç ekonomisi”ne geçişe neden oluyor. Lüks tüketim yerini dayanıklılığa bırakıyor. Markalarla duygusal bağ yerini “güvenilir pratiklik” arayışına bırakıyor.
Boş zamanlarını nasıl geçirdikleri sorulduğunda mavi yakalıların %46’sı “ev ve aile sorumluluklarıyla”, %18’i “hobilerle”, %16’sı ise “arkadaşlarla dışarıda” yanıtını veriyor. Sosyal medya kullanımında Instagram (%69) ve YouTube (%61) öne çıkıyor. Online alışverişte ise %40 hiç yapmadığını, %27 nadiren, %21 ara sıra, %13 ise sık sık alışveriş yaptığını belirtiyor.
Dijital Alışveriş Tercihleri ve Marka Sadakati
Alışveriş yapanların %78’i Trendyol’u tercih ediyor. Bu durum Türkiye’nin dijital uçurumunun aynı zamanda bir “dijital merkezileşme” hikayesi olduğunu gösteriyor. Mavi yaka tüketicilerin marka sadakatinin üç temel taşı kalite, fiyat ve güven olarak ortaya çıkıyor. Buna ek olarak yerlilik faktörü, ekonomik gerekçeden çok duygusal aidiyetle ilişkili bulunuyor. Küresel markalar “aspirasyon” sunarken, yerli markalar “yakınlık” hissi veriyor.
Geleceğe Bakış: “Çocuğum Benim İşimi Yapmasın”
Katılımcıların %71’i çocuklarının kendi işlerini yapmasını istemiyor. Bu da fiziksel emeğin saygı görmediği ve emeğin karşılığının azaldığı bir dönemde, mavi yaka Türkiye’nin geleceğe “kendini değil, çocuğunu kurtarma” perspektifinden baktığını gösteriyor.
