İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, 2025 yılını operasyonel sınırlarını yeniden tanımlayarak ve küresel havacılık arenasındaki konumunu güçlendirerek önemli bir dönüm noktası olarak geride bıraktı. 25. yılını kutlayan havalimanı, 48,4 milyon yolcu sayısına ulaşarak uluslararası bağlantı noktaları arasında öne çıktı.
OAG Raporuna Göre Stratejik Büyüme
İngiltere merkezli havacılık platformu OAG, 15 Ocak 2026’da yayımladığı ‘2025 Yılının Dünyadaki En Yoğun Havalimanları’ raporunda, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın performansını “Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarı” olarak değerlendirdi. Rapor, pandemi öncesi (2019) verileri ile 2024 ve 2025 yıllarını kıyaslayarak analiz sundu.

Kapasite Artışında Avrupa Lideri
OAG’ın kapasite bazında yaptığı derecelendirmeye göre, Sabiha Gökçen Havalimanı 2025 yılında kapasitesini bir önceki yıla göre %15 artırarak 28,6 milyon tek yönlü koltuk kapasitesine ulaştı. Bu artışla, ilk 10 havalimanı arasında yıllık bazda en yüksek büyümeyi gerçekleştiren merkez oldu.
Raporda, Frankfurt (FRA) ve Münih (MUC) havalimanlarının pandemi öncesi seviyelere hala ulaşamadığı, Sabiha Gökçen’in ise Münih’i geride bırakarak dokuzuncu sıraya yükseldiği vurgulandı.
Uzun Vadeli Performans ve Uzman Değerlendirmesi
Sabiha Gökçen, pandemi öncesine kıyasla kapasitesini %37 oranında artırarak en hızlı büyüyen havalimanı konumunu sürdürdü. OAG Baş Analisti John Grant, küresel havacılığın yeni bir büyüme evresine girdiğini belirterek İstanbul’un küresel bir merkez (hub) olarak yükselişini destekledi. Grant, 48,4 milyon yolcunun %84 doluluk faktörü gösterdiğini ve bu oranın pazar beklentileriyle uyumlu olduğunu ifade etti.
Kerem Maybek’ten Vizyon ve Gelecek Planları
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek, bu başarının teknolojiyi stratejik kaldıraç olarak kullanan bütünsel dönüşüm vizyonunun sonucu olduğunu söyledi. 2026’da da sürdürülebilirlik ve teknoloji yatırımlarıyla büyüyen trafiği destekleyerek dünya standartlarında misafir deneyimi sunmaya devam edeceklerini belirtti.
Maybek, Türkiye’nin jeopolitik konumu sayesinde İstanbul’un 23 havayolu ile 55 ülkeye, toplam 154 destinasyona bağlı olduğunu vurguladı. Havalimanının sadece varış noktası değil, küresel havacılıkta yeni bir ‘hub’ standardı belirleyen devasa bir ekosistem haline geldiğini ifade etti.
Son olarak, Maybek, havalimanının kara, deniz ve raylı sistemlerle İstanbul ve çevresiyle daha entegre ve hızlı bağlar kurduğunu belirtti. Bu sayede yolculara sadece bir geçiş noktası değil; konforlu, akıcı, öngörülebilir ve dijitalleşmiş bir seyahat deneyimi sunmayı sürdüreceklerini ekledi.
