Türk yatırımcıların Golden Visa ve yatırım yoluyla vatandaşlık programlarına olan ilgisi son dört yılda 10 kat arttı. Level Immigration & Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, jeopolitik belirsizlikler ve vergisel planlama ihtiyacının yatırımcıları daha seçici ve temkinli hale getirdiğini söyledi.
Küresel Pazar Hızla Büyüyor
Pandemi öncesinde 21,4 milyar dolar büyüklüğe sahip olan yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık pazarı, 2025 itibarıyla 100 milyar dolara yaklaşan bir hacme ulaştı. Uzmanlar, 2026 yılında bu eşiğin aşılmasının beklendiğini belirtiyor. Artan jeopolitik riskler, vergi politikalarındaki sıkılaşma ve servetin kuşaklar arası transferi yatırımcıların ülkeler arası alternatiflere yönelmesini hızlandırıyor.

Türkiye Kaynaklı Talep ve Büyüme Rakamları
Türkiye’den yurt dışındaki Golden Visa ve vatandaşlık programlarına yönelen talebin parasal büyüklüğü 2020 yılında yaklaşık 213 milyon dolar seviyesindeyken, son bir yılda 2,4 milyar doları aştı. Yıllık bazda 3 milyar dolara yaklaşan bu talep, dört yıl içinde 10 katın üzerinde büyümeye işaret ediyor.
Golden Visa Artık Bir Güvenlik Mekanizması
Alamarioğlu, Golden Visa programlarının artık sadece seyahat kolaylığı sağlamadığını, siyasi ve ekonomik risklere karşı uzun vadeli bir güvence sunduğunu vurguladı. Yatırımcılar pasaport veya oturum kartından ziyade hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik arıyor.
Jeopolitik Riskler ve Vergisel Planlama Etkisi
Küresel ölçekte talebin artmasını etkileyen faktörler arasında artan jeopolitik belirsizlikler, vergi politikalarındaki sıkılaşma ve servetin kuşaklar arası transferi için yapılan planlamalar bulunuyor. Türkiye’den gelen yatırımcı talebinin arkasında da benzer motivasyonlar yer alıyor. Rezerv para birimleriyle yatırım yapabilme imkanı, yurt dışında eğitim planlaması ve uzun vadeli vergisel yapılandırma ihtiyacı Türkiye kaynaklı ilgiyi artırıyor.
Tercih Edilen Ülkeler: Yunanistan, Portekiz ve Dubai
Türk yatırımcıların ülke tercihlerinde Avrupa ve Orta Doğu ekseninde yoğunlaşma gözleniyor. En fazla ilgi gösterilen ülkeler Avrupa’da Portekiz ve Yunanistan, Avrupa dışında ise Dubai oldu. Ancak yatırım tutarı ve başvuru şartlarından daha önemli olanın hukuki çerçeve ve sürdürülebilirlik olduğu vurgulanıyor.
Hukuki Çerçeve ve Sürdürülebilirlik Önem Taşıyor
Alamarioğlu, yatırımcıların program seçiminde ülkenin hukuki çerçevesi, uygulamadaki istikrarı, uzun vadeli sürdürülebilirliği ve olası düzenleme değişikliklerine karşı sunduğu öngörülebilirliği dikkate almaları gerektiğini söyledi. Ayrıca yatırımın hangi varlık üzerinden yapıldığı, kullanım kısıtları ve ilerleyen dönemde karşılaşılabilecek yükümlülüklerin de karar sürecinde önemli olduğunu belirtti.
Bu pazarda doğru ülke ve yapı seçimi, kısa vadeli maliyet avantajlarından çok hukuki güvenlik ve şeffaf süreçler üzerinden belirleyici hale gelmiş durumda.
