Türkiye’de yağış rejimindeki değişim ve uzayan sıcak dönemler, tarladan sofraya uzanan zincirin ilk halkasında riski artırıyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, iklim değişikliğini konuşmanın gıdanın geleceğini, üretimin sürekliliğini ve ülkemizin su güvenliğini tartışmak anlamına geldiğini belirtti.
Sidar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.310 metreküp bandında olduğunu aktardı. Bu seviyenin uluslararası göstergelere göre “su stresi” aralığında bulunduğunu vurguladı. Kullanılan suyun yaklaşık %77’sinin tarımsal sulamada değerlendirildiğine dikkat çekti. Su tarımda daha verimli yönetilmeden, gıda sisteminde kalıcı dayanıklılığın sağlanamayacağını ifade etti.
Son yıllarda sıcaklık artışı, düzensizleşen yağışlar ve kuraklık dalgalarının tarımsal üretimde öngörülebilirliği zayıflattığını belirten Sidar, üretim planlarının suya göre şekillendiğini söyledi. Suyun miktarı ve zamanındaki değişimlerin verim ve kalite üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi. TÜGİS, iklim değişikliğinin tarım ve su ekseninde ele alınmasının gıda arz güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.
2025’te Yağışlar %29 Azaldı
TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, 2024 yılında Türkiye’nin ortalama sıcaklığının 15,6°C ile son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. 2025 su yılında ise yağışların önceki yıla göre %29 oranında azaldığını açıkladı. Bu durumun tarladan sofraya uzanan zincirin en başında, toprak ve su kaynaklarında riskin arttığı anlamına geldiğini söyledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.300 metreküp bandında olduğunu yineleyen Sidar, bu seviyenin “su stresi” aralığında bulunduğunu vurguladı. Kullanılan suyun yaklaşık %77’sinin tarımsal sulamada değerlendirildiğini belirtti. Su tarımda daha verimli yönetilmeden, gıda sisteminde kalıcı dayanıklılığın mümkün olmadığını ifade etti.
Tarımsal Sulamada Modernizasyon Hızlanmalı
Sidar, iklim riskine karşı atılması gereken adımların üç alanda yoğunlaşması gerektiğini söyledi. Öncelikle tarımsal sulamada verimliliği artıracak modernizasyon hamlelerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Üretim planlarının su varlığıyla uyumlu kurulmasının önemine dikkat çekti.
Tedarik zincirinde üretici ve sanayici hattında riski daha dengeli paylaşan, veriye dayalı ve kaybı en başta azaltan modellerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sanayi tarafında ise su ayak izi ve geri kazanım gibi konularda düzenli ölçüm ve iyileştirmeye dayalı yatırımların artmasının önem taşıdığını söyledi.
TÜGİS Hakkında
TÜGİS, Türkiye’nin ilk işveren sendikalarından biridir ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyesidir. Üyeleri arasında ülkenin önde gelen gıda üreticileri bulunur. Yarım asrı aşkın süredir Türk gıda sanayisinin gelişmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması için öncü çalışmalar yapmaktadır.
1961 yılında faaliyetlerine başlayan TÜGİS, sosyal diyaloğa, çalışma barışına ve gıda sanayisinin gelişimine kesintisiz katkıda bulunan yenilikçi bir sivil toplum örgütüdür.

Yorumlar kapalı.