KPMG’nin bankalar ile perakende dünyasının ödeme sistemlerine bakışını mercek altına aldığı yeni raporuna göre bankaların yüzde 51’i ödeme sektöründe gelecekte en güçlü ekosistemleri kuranların öne çıkacağını düşünüyor. Perakendecilerin yüzde 47’si ise önümüzdeki beş yıl içinde birden fazla ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışmayı planlıyor.
Araştırma, taraflar arasında bazı beklenti farkları olduğunu ve yapay zekânın hızla yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Tokenizasyon, dijital varlıklar ve merkez bankası dijital paralarının da ödeme altyapılarında giderek daha fazla yer bulacağına dikkat çekiliyor.
Ödeme Ekosisteminde Dönüşüm
KPMG’nin dünya genelinde 500 banka ve 500 perakende şirketi yöneticisiyle gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma, ödeme ekosistemindeki köklü dönüşümü gözler önüne serdi. “Ödeme Modernizasyonu için Ortaklık” başlıklı rapor, dijital para birimleri ve yapay zekânın ödeme sektörünü nasıl yeniden şekillendirdiğini ve bankalar ile perakendecilerin bu değişime ayak uydurmak için kurabilecekleri stratejik ortaklıkları detaylı şekilde analiz ediyor.
Bankaların yüzde 51’i, ödeme sektöründe gelecekte öne çıkacak oyuncuların en güçlü ekosistemleri kurabilenler olacağını düşünüyor. Perakendecilerin yüzde 47’si ise önümüzdeki beş yıl içinde birden fazla ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışmayı planlıyor. Bu durum, ödeme alanındaki yeniliklerin önünü açmak için güçlü iş birlikleri ve sağlam ekosistemlerin kritik rol oynayacağını gösteriyor.
Bankalar ve Perakendeciler Arasındaki İş Birliği
Perakendecilerin yüzde 53’ü, bankaların ödeme modernizasyon hedeflerini anladığını ifade ediyor. Yarıdan fazlası ise bankalarının müşteri ödeme deneyimini iyileştirmek için kendileriyle aktif iş birliği yaptığını belirtiyor. Ancak rapor, bu iş birliğinin henüz sektörün tamamına yayılmadığını vurguluyor. Birçok kuruluş hâlâ geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi içinde hareket ediyor ve bu durum, hızla gelişen rekabet ortamında geride kalmalarına yol açabiliyor.
KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk’ün Değerlendirmesi
Sinem Cantürk, ödeme sistemlerinin dijital para birimleri, yapay zekâ ve açık ekosistemlerin etkisiyle yeniden şekillendiğini belirtiyor. Kurumların başarılı olabilmesi için yalnızca teknolojiyi benimsemelerinin yeterli olmadığını, bankalar, perakendeciler, fintech’ler ve teknoloji sağlayıcılarının birlikte değer üreten güçlü iş birlikleri kurması gerektiğini ifade ediyor.
Cantürk, raporun gösterdiği üzere ödeme modernizasyonunda rekabet avantajının en güçlü ekosistemleri kurabilen kurumların elinde olacağını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli analitik ve tokenizasyon gibi teknolojilerin ödeme deneyimini daha hızlı, güvenli ve kişiselleştirilmiş hale getireceğini belirtiyor. Ayrıca kurumların çevik altyapılar ve veri odaklı stratejilerle bu dönüşüme uyum sağlamalarının kritik önem taşıdığını söylüyor.
Banka ve Perakendeci Beklentileri Arasındaki Farklar
Araştırma, bankaların perakendecilerin karşılaştığı zorlukları her zaman doğru değerlendiremediğini ortaya koyuyor. Perakendecilerin yüzde 48’i parçalı ve eskimiş ödeme altyapısını en büyük sorun olarak görürken, bankaların yalnızca yüzde 27’si bu durumu fark ediyor.
Bankalar, sınır ötesi ödemeler ve ücret şeffaflığı gibi konularda perakendecilerden daha fazla endişe duyuyor. Perakendecilerin sadece yüzde 4’ü sınır ötesi ödeme yönetimini sorun olarak görürken, bankaların yüzde 40’ı bu konuyu önemli bir zorluk olarak değerlendirip aksiyon alıyor.
Yapay Zekâ Ödeme Sistemlerini Dönüştürüyor
Rapor, bankaların ödeme sistemlerini modernize etmek ve güvenlik, verimlilik ile kişiselleştirme alanlarında çıtayı yükseltmek için yapay zekâyı hızla devreye aldığını gösteriyor. Neredeyse tüm bankalar, 7/24 müşteri hizmeti sunmak için yapay zekâ destekli sohbet botlarından yararlanıyor ve ödeme belgelerinin oluşturulması gibi süreçleri yapay zekâ ile otomatikleştiriyor.
Önümüzdeki üç yıl içinde bankaların yapay zekâyı daha kapsamlı kullanması bekleniyor. Özellikle davranışsal ve bağlamsal verilerden yararlanarak kişiselleştirilmiş hizmetler geliştirmek, ödeme verilerini analiz ederek fiyatlandırma kararlarına içgörü sağlamak ve muhabir bankalar arasındaki ağ yönetimini güçlendirmek en hızlı büyümesi beklenen alanlar arasında yer alıyor.
Bankaların büyük bölümü, ödemeleri güvence altına almak için yapay zekâ destekli biyometrik doğrulama sistemleri ve ajan tabanlı yapay zekâ çözümlerini kullanacak. Yapay zekânın dolandırıcılık tespitinde de çıtayı yükseltmesi bekleniyor; bankaların yüzde 85’i riskleri anında tespit edip çözmek için yapay zekâdan yararlanmayı planlıyor.
Perakendecilerde Yapay Zekâ Kullanımı
Perakendecilerin dörtte üçünden fazlası, müşterilere 7/24 destek sunmak için yapay zekâ destekli sohbet botlarından yararlanıyor. Neredeyse aynı oranda perakendeci, müşteri davranışlarına dair daha derin içgörüler elde etmek ve güvenlik ihlalleri ile dolandırıcılık girişimlerini gerçek zamanlı tespit etmek için yapay zekâyı kullanıyor.
Perakendeciler ayrıca verimliliği artırmak için ödeme süreçlerini sadeleştiriyor, farklı ödeme kanallarını entegre ediyor ve ödeme belgelerini otomatik oluşturuyor. Mevzuata uyum süreçleri, ödül programları ve risk takibi gibi alanlarda da yapay zekâdan yararlanarak otomasyon sağlıyorlar. Araştırma, önümüzdeki üç yıl içinde perakendecilerin yapay zekânın daha gelişmiş yeteneklerine odaklanacağını gösteriyor.
Tokenizasyon ve Dijital Para Birimleri
Araştırma, tokenizasyonun ödeme verimliliğini artırmak için güçlü bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Lider bankaların yüzde 64’ü, dijital varlıkların maliyetleri ve işlem sürelerini önemli ölçüde azaltacağına inanıyor. Bu bankalar, programlanabilir para yetenekleri geliştirme, şirket içi likidite optimizasyonu için tokenize para kullanma ve stablecoin’leri ödeme altyapılarına entegre etme konularında hızla ilerliyor.
Sınır ötesi ödemelerde de önemli gelişmeler yaşanıyor. Bankaların yüzde 60’ı, programlanabilir para ve dijital defterleri desteklemek için çekirdek sistemlerini yükseltiyor. Önümüzdeki üç yıl içinde merkez bankası dijital paralarının (CBDC) atomik uzlaşma için kullanımının yüzde 30’lardan yüzde 61’e çıkması, stablecoin ve token fintech platformlarının kullanımının ise yüzde 48’den yüzde 80’e yükselmesi bekleniyor.
Geleceğe Yönelik Üç Kritik Adım
Raporda banka ve perakende yöneticilerine şu üç alanda adım atmaları tavsiye ediliyor:
İş birliklerini önceliklendirin: Teknolojik dönüşümün hızlanması ve müşteri beklentilerinin sürekli değişmesi, bankalar ve perakendeciler üzerinde ödeme sistemlerini hızla modernize etme baskısı yaratıyor. Rekabette öne geçebilmek için kurumların teknoloji sağlayıcıları, müşteriler, düzenleyici kurumlar ve rakiplerle birlikte çalıştıkları güçlü ekosistemler kurması büyük önem taşıyor. Bu iş birlikleri, bilgi, yetkinlik ve yatırımların paylaşılmasını sağlayarak rekabet avantajı yaratıyor.
Müşteriyi merkeze alın: Sektörde öne çıkan kurumlar, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini derinlemesine anlayan ve buna göre yeni ödeme seçenekleri ile hizmetleri hızlı şekilde geliştirebilen organizasyonlar oluyor. Bankalar ve perakendeciler, müşterilerine daha yakın olmakla kalmayıp değişen talep ve rekabet koşullarına hızla yanıt verebilmek için yeni ödeme altyapılarını değerlendirme, geliştirme ve devreye alma yetkinliklerini güçlendirmelidir.
Çeviklik kazanın: Ödeme ekosistemi hızla dönüşüyor ve dünya genelinde yeni oyuncular tarafından geliştirilen teknolojiler ile ödeme yöntemleri hızla pazara sunuluyor. Bu nedenle bankalar ve perakendecilerin ödeme stratejilerini, altyapılarını ve operasyonlarını daha çevik hale getirmeye odaklanması gerekiyor. Bu yaklaşım, kurumlara gelecekte daha fazla esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlayarak pazar koşulları değiştikçe hızla uyum sağlama ve dönüşme imkânı sunacak.

Yorumlar kapalı.