2025 yılında 2,3 milyar kWh elektrik üretimi gerçekleştiren ve Türkiye’de rüzgar enerjisinde ilk üç şirket arasında yer alan Eksim Enerji, son olarak 70 MW kurulu gücündeki Karaman RES projesini tamamladı. Şirket, geçtiğimiz yıl toplamda yaklaşık 1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını temiz enerjiden karşıladı.
Yenilenebilir Enerji Yatırımları ve Büyüme
Türkiye’nin dört bir yanındaki yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, rüzgar ve güneş enerjisi alanındaki büyümesini yeni projelerle sürdürüyor. Yapımı tamamlanan 70 MW kapasiteli Karaman RES projesiyle 110 bin hanenin enerji ihtiyacının karşılanması planlanıyor.

Geçtiğimiz yıl Türkiye’de Geyve RES ve Tokat RES kapasite artışları ile birlikte Yozgat RES, Viranşehir GES ve Ukrayna’da Skole RES yatırımlarını devreye alan Eksim Enerji, 2026 yılı başında Susurluk RES, Hasanbeyli RES, Ovacık RES kapasite artışları ile Karaman RES yatırımını da başarıyla tamamladı.
Bu yatırımlarla şirket, yeni nesil ve yüksek verimli 46 türbinle birlikte GES santralini devreye alarak toplam 515,7 MW’lık kurulu güç artışı gerçekleştirdi.
CEO Arkın Akbay’ın Açıklamaları
Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, “Yoğun bir çalışmayla yeni güneş ve rüzgar enerjisi santrallerimizi ve kapasite artışlarımızı devreye almayı başardık. Son olarak Karaman RES’in tamamlanmasıyla farklı coğrafyalarda yürüttüğümüz yatırımlarda önemli bir eşiği daha geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde portföyümüzü depolamalı elektrik üretim tesisleri, kapasite artışları ve bütünleşik güneş enerjisi tesisleri ile geliştirmeyi hedefliyoruz. Yurt dışında Gürcistan’daki GES yatırımımızı devreye alma aşamasındayız. Doğudan batıya yenilenebilir enerji köprüsü olma hedefimizi üretim tesislerimizle güçlendiriyoruz” dedi.
Karbon Salımının Azaltılması
Akbay, 2025’te elektrik üretimini 960 bin hanenin ihtiyacına denk olan 2,3 milyar kWh seviyesine taşıdıklarını ve 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçtiklerini belirtti.
“İklim krizinin etkileri ve fosil kaynakların tedarik zincirindeki kırılganlık her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Enerji bağımsızlığının önemi artıyor. Böyle bir süreçte Türkiye’nin artan enerji ihtiyacına temiz, yerli, esnek ve güvenilir bir üretim yapısıyla yanıt vermek, kalkınmanın sürekliliği ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir zorunluluk haline geldi. Biz de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 Enerji Vizyonu doğrultusunda, yenilenebilir enerji kapasite artışını üretim sahasının ve ekipmanının verimliliğiyle yüksek emre amadelikle birlikte gerçekleştiriyor, enerji dönüşümündeki öncü rolümüzü bu stratejik odakla kuvvetlendirmeye devam ediyoruz” dedi.
COP31 ve Yenilenebilir Enerji Yatırımları
Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de ülkemizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının öneminin bir kez daha ortaya çıkacağını belirten Arkın Akbay, şunları söyledi:
“Uzun süredir gündemden düşmeyen iklim diplomasisi ve enerji bağımsızlığı jeopolitik gelişmelerle yeni bir boyuta ulaştı. Yerli ve uluslararası kaynaklardan sağlanacak ekonomik finansman kaynakları ile fosil kaynakları azaltıcı yönde enerji dönüşümü, yüksek katma değerli sanayi politikamızla bütünleşecek şekilde verimliliği artıran, toplam maliyeti düşüren kendini kanıtlamış teknoloji yatırımları birbirini destekleyerek sağlıklı büyümeyi güvence altına alıyor.
Enerjiye uygun maliyetle erişimin güvence altına alınması ile toplumun refahının artması ve sürdürülebilir şekilde korunması için daha hızlı ve daha güvenli uygulama adımları atmamız elzem. COP31, bu çok katmanlı gündemin açık bir çerçevede ele alınmasına katkı sunarken, bu yolda taahhüt vermiş ülkelerin vizyonlarının yanı sıra uygulamaları ile de değerlendirileceği bir platform niteliği taşıyor.
Dolayısıyla bu zirve, Türkiye’nin doğru politikalarının uygulamaya dönüştürdüğü yenilenebilir enerji yatırımları ile ekonomik rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilir kalkınmaya katkısını ve küresel iklim diplomasisindeki ağırlığını daha görünür hale getirmesi açısından son derece büyük önem taşıyor.”

Yorumlar kapalı.