Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA 2026’da sergilenecek yüzey işlem teknolojileri, sahada yeni standartların oluşmasına yön veriyor. Fuarda altı salonda 55 bin metrekarelik alanda yüzlerce firma en yeni otomatik kaplama hatları, akıllı dozajlama sistemleri, proses izleme yazılımları ve enerji verimliliği çözümlerini sergileyecek. Geniş teknoloji yelpazesiyle WIN EURASIA 2026, yüzey işlemler sektörü için canlı bir teknoloji platformu olarak öne çıkıyor; firmalara üretim süreçlerini daha kontrollü, verimli ve sürdürülebilir biçimde yeniden kurgulama fırsatı sunuyor.
WIN EURASIA 2026 Teknolojinin Nabzını Tutuyor
WIN EURASIA-2026’nın yüzey işlemler sektörü için teknolojinin nabzının tutulduğu bir platform olduğunu belirten Tüm Yüzey İşlemler Derneği (TÜYİDER) Başkan Yardımcısı Emin Kalıp, “Özellikle hat ekipmanları, otomasyon çözümleri ve proses teknolojileri açısından çok değerli bir platform. WIN EURASIA’da sergilenen ekipmanlar 1-2 yıl sonra sahada standart haline geliyor” dedi.
Bu yıl 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında 32. kez düzenlenecek olan WIN EURASIA 2026’nın yüzey işlemler sektörü için canlı bir teknoloji kataloğu niteliği taşıdığını belirten Kalıp, sektörün fuara ilgisinin oldukça yüksek olduğunu söyledi. Kalıp, “Firmalar artık tesislerindeki kayıp noktalarını tespit etmeye ve bunu teknolojiyle azaltmaya odaklanıyor. Özellikle tesis yenileme planı olan şirketler için WIN EURASIA, sahada karşılığı olan çözümleri aynı anda bir arada görme imkânı sunuyor” ifadelerini kullandı.
Otomasyonla Daha İleriye
Bu yıl “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla düzenlenecek WIN EURASIA’nın sektöre net bir mesaj verdiğini aktaran Kalıp, “Sanayi artık insan refleksiyle değil, veriyle yönetiliyor. Yüzey işlemler gibi kimyasal ve hassas proses süreçlerinde otomasyon; daha stabil kalite, daha az kimyasal kayıp, daha düşük enerji tüketimi ve daha az çevresel risk demek. Otomasyon sadece hız değil, kontrol ve sürdürülebilirlik anlamına da geliyor” şeklinde konuştu.
Firmalar 2025 Yılında Otomasyona Odaklandı
Yüzey işlemler sektörü için 2025 yılının denge aranan bir yıl olduğunu aktaran Kalıp, “Talep tamamen düşmedi ama siparişler daha küçük partilere bölündü, teslim süreleri kısaldı, fiyat baskısı arttı. Özellikle otomotiv yan sanayi, beyaz eşya ve makine imalatına çalışan firmalar için yüksek hacim ve düşük marj dönemi yaşandı. Enerji, kimyasal ve işçilik maliyetleri yüksek kalmaya devam ederken, müşteriler aynı hızla fiyat artışını kabul etmedi. Bu ise firmaları verimlilik, otomasyon ve proses optimizasyonuna daha fazla odaklanmaya itti. Açıkçası 2025 yılı “büyüme yılı” değil, verimli çalışanların ayakta kaldığı bir yıl oldu” değerlendirmesini yaptı.
Çözüm Üretimi Daha Kontrollü Yapmak
Sektördeki en kritik sorunun maliyet artışı ve düşük fiyat toleransı olduğunu belirten Kalıp, “Elektrik ve doğal gaz maliyetleri, kimyasal hammaddede döviz bazlı fiyatlar, arıtma ve çevre yatırımı baskısı ile nitelikli operatör bulma zorluğu bir araya geldiğinde birçok tesis kârlılıkta zorlanıyor. Çözüm tarafında sektörün yönelmesi gereken yön çok net: otomasyonlu hatlara geçiş. Manuel hatlarda hata, tekrar işleme ihtiyacı ve kimyasal sarfiyat yüksek. PLC kontrollü, reçeteli çalışan sistemler ise ciddi tasarruf sağlıyor. Proses izleme ve veri toplama tarafında pH, sıcaklık, akım yoğunluğu, kaplama süresi gibi kritik parametreleri kayıt altına almayan tesisler rekabette geride kalıyor. Kimyasal yönetiminde çözelti ömrünü uzatan filtrasyon, dozajlama ve düzenli analiz disiplini kârlılığı doğrudan etkiliyor. Enerji verimliliğinde ise ısı geri kazanımı, izolasyon ve doğru havalandırma tasarımı önemli fark yaratıyor. Özetle çözüm ‘daha fazla üretmek’ değil, üretimi daha kontrollü ve düşük kayıpla yapmak” dedi.
Otomasyon Kalite Standardı Haline Geliyor
Yüzey işlemler sektörünün 2026 yılında odağında, korozyon direnci yüksek sistemler ile fonksiyonel kaplamalar gibi daha yüksek katma değerli çözümlerin yer alacağını belirten Kalıp, “Yeni kurulan tesislerde artık ‘manuel mi, otomatik mi?’ sorusu sorulmuyor. Asıl soru, ‘Ne kadar veri toplayan ve ne kadar kontrollü bir hat kuruyoruz?’ oluyor. Bu nedenle sektörün gündeminde ihracata daha fazla yönelme, otomasyon yatırımlarının hızlanması ve çevre mevzuatına uyumlu modern tesis dönüşümleri öne çıkacak” diye konuştu.
Son yılların en büyük dönüşümünün otomasyonda yaşandığına dikkat çeken Kalıp, “Orta ölçekli tesisler bile artık yarı otomatikten tam otomatiğe geçmeyi planlıyor. Operatöre bağlı değişkenlik kaliteyi etkiliyor. Otomasyon artık lüks değil, kalite standardı haline geliyor” ifadelerini kullandı.
Yeni Teknoloji Tedarikçilerine Erişim Sağlıyor
WIN EURASIA 2026’da yüzey işlemler sektörünün öne çıkaracağı başlıkları aktaran Kalıp, fuardan beklentilerini de paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı: “Otomatik kaplama hatları, akıllı dozajlama sistemleri, filtrasyon ve kimyasal geri kazanım çözümleri, enerji verimli kurutma ve havalandırma sistemleri ile proses izleme yazılımları sektörün ana gündemini oluşturacak. WIN EURASIA 2026’dan beklentimiz; yeni teknoloji tedarikçileriyle bağlantı kurmak, uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve özellikle verimlilik artıran ekipmanlara ya da tedarikçilere erişmek. Ayrıca sahada çalışan sistem uygulamalarını yerinde görmek de ana beklentilerimiz arasında yer alıyor.”
WIN EURASIA, Dönüşümün Sahadaki Karşılığıdır
Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise WIN EURASIA’nın yüzey işlemler sektörü için net bir dönüşüm çağrısı yaptığını belirterek şunları söyledi: “Bu alanda sadece kaplama yapmak değil; süreci uçtan uca izleyebilen, veriye dayalı, çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir hatlar kurmak asıl hedefimiz olmalı. WIN EURASIA’da tanıtılacak otomasyon çözümleri, proses izleme yazılımları, akıllı dozajlama ve enerji verimliliği odaklı sistemler; sektörün rekabet gücünü artıracak teknolojileri sahada deneyimleme imkânı sunacak. Hedefimiz, sektör profesyonellerinin bu dönüşümü doğrudan uygulayan aktörler olması. WIN EURASIA’yı, yüzey işlemler sektöründe yatırım kararlarına yön veren; bilgi paylaşımını ve iş birliklerini güçlendiren bir referans platform olarak konumlandırıyoruz.”

Yorumlar kapalı.