Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle; Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle düzenlenen “5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi”, Antalya’da başladı.
9-12 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya Kemer’de gerçekleştirilen kongre, bu yıl “Kimyadan Beslenmeye Gıda Sistemleri” temasıyla dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiriyor.

Kongrede, gıda alanındaki yenilikçi teknolojiler, mevcut riskler ve geleceğe yönelik fırsatlar, ulusal ve uluslararası konuşmacıların katılımıyla kapsamlı şekilde ele alınıyor.
Açılış Konuşmaları ve Temel Vurgular
Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Kongre Başkanı Prof. Dr. Muhammet Arıcı, sağlıklı beslenmenin insan hayatındaki önemine dikkat çekti. Artan dünya nüfusu ve değişen demografik yapının beslenme alışkanlıklarını dönüştürdüğünü vurguladı.
Prof. Dr. Arıcı, ABD’de 2026 yılında yayımlanan yeni beslenme rehberine değinerek, “Gerçek gıdalar tüketin” yaklaşımıyla hazırlanan modelde kırmızı et ve tam yağlı ürünlerin öne çıktığını belirtti. Ancak bu yaklaşımın her ülkenin kendi dinamikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Küresel ölçekte açıklanan 2026 yılı gıda tüketim trendlerine de dikkat çeken Prof. Dr. Arıcı, tüketicilerin artık yalnızca fiyat odaklı değil; kalite, şeffaflık ve gerçek fayda arayışında olduğunu söyledi. Dijitalleşmenin gıda sektöründe belirleyici bir rol oynadığını vurguladı.
Prof. Dr. Arıcı, “Dünyanın bir tarafında milyar tonluk gıda çöpe atılırken bir tarafta da açlık var.” diyerek, küresel iklim değişikliği, savaşlar ve gıdaya erişimdeki eşitsizliklerin milyonlarca insanı etkilediğini belirtti.
Kimyagerler Derneği Başkanı İkram Cengiz, gıda sistemlerinin küresel ölçekte ciddi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Artan nüfus, kentleşme, sınırlı doğal kaynaklar ve derinleşen iklim krizinin gıda sistemleri üzerinde büyük baskı oluşturduğunu vurguladı.
Cengiz, gıda arzının teorik olarak dünya nüfusunu beslemeye yeterli olduğunu ancak üretimden tüketime uzanan süreçte yaşanan yapısal sorunların bu potansiyelin etkin kullanılmasını engellediğini belirtti. “Her yıl milyarlarca ton gıdanın kaybedildiği bir sistemde, gıda güvencesi sorununun yalnızca üretim artışıyla çözülemeyeceği açıktır.” dedi.
İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin giderek belirginleştiğini ifade eden Cengiz, su kıtlığı, toprak kalitesindeki düşüş, biyolojik çeşitlilik kaybı ve öngörülemeyen iklim olaylarının üretimin sürekliliğini tehdit ettiğini söyledi.
Cengiz, gıda güvenliğinin yalnızca üretim miktarıyla değil; kalite, saflık, izlenebilirlik ve insan sağlığıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Gıda Kimyasının Rolü ve Ar-Ge’nin Önemi
Kimyagerler Derneği Başkanı İkram Cengiz, “Gıda kimyası yalnızca bir disiplin değil; güvenli üretimin bilimsel temeli, kalitenin ölçüm standardı ve sürdürülebilirliğin anahtarıdır.” ifadelerini kullandı.
Cengiz, amaçlarının sadece daha fazla üretim değil; daha verimli, güvenli, şeffaf ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak olduğunu dile getirdi.
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şerafettin Çakal, gıda, tarım ve Ar-Ge arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. “İnsanlığın geleceği gıdaya, gıdanın geleceği tarıma, tarımın geleceği ise Ar-Ge ve inovasyona bağlıdır.” dedi.
Dr. Çakal, bilgiye ve Ar-Ge’ye yatırım yapan toplumların sürdürülebilir şekilde geliştiğini belirterek, “Hem ülkeler hem şirketler hem de bireyler için gelişmenin temelinde Ar-Ge yer alıyor.” ifadelerini kullandı.
Akıllı Tarım ve Gıda Dönemi
Dr. Çakal, gıda sistemlerinin tarihsel gelişimine değinerek, insanlığın avcı-toplayıcı dönemden tarım devrimine, oradan sanayi ve “Yeşil Devrim” sürecine uzanan dönüşümü anlattı.
Sanayi devrimiyle birlikte üretimde büyük artış sağlandığını ancak yoğun kimyasal kullanımının sürdürülebilirliği zorladığını belirtti.
Günümüzde ise “Akıllı Tarım” ve “Akıllı Gıda” dönemine geçildiğini ifade eden Dr. Çakal, biyoteknoloji, nanoteknoloji ve bilişim teknolojilerinin tarım ve gıda üretiminde belirleyici hale geldiğini söyledi.
Gelecekte kişiye özel beslenme sistemlerinin öne çıkacağını da vurguladı.
Dr. Çakal, dünyada kişi başına yeterli gıda üretimi yapılmasına rağmen açlık, obezite ve israfın bir arada yaşandığını belirterek, sorunun üretimden ziyade dağıtım ve sistemsel aksaklıklardan kaynaklandığını ifade etti.
Sürdürülebilirliğin yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik bir mesele olduğunu söyledi.
İklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin sonucu olduğunu vurgulayan Dr. Çakal, kuraklık, sel ve küresel ısınmanın tarımsal üretimi tehdit ettiğini belirtti.
Tarımın temelini oluşturan toprak, su ve biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Dr. Çakal, küreselleşmenin gıda, tohum ve ilaç sektörlerinde yoğunlaşmaya yol açtığını belirterek, pandemiler, savaşlar ve ambargoların gıda güvenliğini daha kritik hale getirdiğini ifade etti.
“Ülkelerin kendi gıdasını üretmesi, Ar-Ge kapasitesini geliştirmesi ve dışa bağımlılığı azaltması gerekir.” dedi.
TAGEM’in Çalışmaları ve Ar-Ge Faaliyetleri
Dr. Çakal, TAGEM’in bitki ve hayvan genetik kaynaklarını koruma ve ıslah etme görevini yürüttüğünü söyledi.
Türkiye genelinde 50 araştırma enstitüsü ve 2 bin 500 araştırmacı ile faaliyet gösterdiklerini belirtti.
Gen bankalarıyla genetik çeşitliliğin güvence altına alındığını ifade etti.
TAGEM’in bugüne kadar tarla bitkilerinde 1048, bahçe bitkilerinde ise 1076 çeşit geliştirdiğini aktardı.
Türkiye’deki sertifikalı tohum üretiminin önemli bir bölümünün bu çalışmaların sonucu olduğunu kaydetti.
Gıda güvenliğinden üretim süreçlerine kadar geniş bir alanda Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini belirtti.
Bilim ve teknolojinin sürdürülebilir gıda sistemlerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.
Ülker Ar-Ge ve Dijitalleşme Yatırımları
Ülker Ar-Ge Başkan Yardımcısı Ali Sertakan, şirketin Ar-Ge, inovasyon ve küresel büyüme stratejilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Şirketin yalnızca bir gıda üreticisi değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve bilgi ihraç eden bir yapıya dönüştüğünü vurguladı.
Dijital dönüşümün önemine dikkat çeken Sertakan, akıllı fabrikalar, otonom sistemler ve yapay zekâ destekli üretim modellerine yatırım yaptıklarını söyledi.
Endüstri 4.0 uygulamalarının rekabet gücü açısından kritik olduğunu belirtti.
Büyük veri analitiği ve otomasyon sistemlerinin üretim süreçlerinde aktif şekilde kullanıldığını ifade etti.
Kamu, Üniversite ve Özel Sektör İşbirliği
Üsküdar Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi, Kongre Başkan Yardımcısı Dr. Salih Tuncay, kongre kapsamında kamu, üniversite ve özel sektör temsilcilerinin bir araya getirildiğini belirtti.
Bu işbirlikleriyle gıda alanındaki bilimsel çalışmaların uygulamaya aktarılmasının amaçlandığını kaydetti.
Kongrenin ilk gününde yoğun katılım olduğunu dile getiren Tuncay, “Bugün itibarıyla 300’e yakın giriş görüyoruz. Günübirlik katılımcılarla bu sayının 400’e yaklaştığını söyleyebiliriz. Kongre sonunda 400’ü aşmasını ve 500’e yaklaşmasını bekliyoruz.” dedi.
Gıda Kimyası Temelli Güncel Konular
Kongrede Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimler Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, “Gıda İşleme Teknolojileri, İlişkili Kayıplar ve Güncel Teknolojik Yaklaşımlar” başlıklı sunum yaptı.
Diğer sunumlar arasında şunlar yer aldı:
– Prof. Dr. H. Funda Karbancıoğlu Güler (İTÜ): “İklim Değişikliği ve Mikotoksinler: Riskler ve Stratejiler”
– Prof. Dr. Osman Sağdıç (YTÜ): “Gıda Zehirlenmesi ve Adli Tıp Perspektifinden Değerlendirilmesi”
– Prof. Dr. Esra Çapanoğlu (İTÜ): “Biyoaktif Bileşenlerin Değerlenmesinde Döngüsel Biyoekonomi Yaklaşımları”
– Prof. Dr. Durmuş Özdemir (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü): “Gıda Analizinde Kemometrik Uygulamalar”
– Prof. Dr. Mustafa Yaman (Sabahattin Zaim Üniversitesi): “Besinlerde Oluşan İleri Glikasyon Ürünlerinin Metabolik Hastalıkların Gelişimi ve İlerlemesindeki Rolü”
– Prof. Dr. Mükerem Kaya (Atatürk Üniversitesi): “Et ve Deniz Ürünlerinde Nitrozaminler”
– Prof. Dr. Sercan Karav (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi): “Konak-Mikrobiyota Etkileşimleri ve Yenilikçi Fonksiyonel Gıda Tasarımı”
– Doç. Dr. Mustafa Bener (İstanbul Üniversitesi): “Gıda Antioksidan Tayinine Genel Bir Bakış: Geçmişten Günümüze Yaklaşımlar”
– Doç. Dr. Urartu Şeker (Orta Doğu Teknik Üniversitesi): “Mikrobiyal Gıda Sistemlerini Mühendisliği: Sentetik Biyolojiden Sürdürülebilir Beslenmeye”
– Doç. Dr. Yunus Emre Tunçil (Necmettin Erbakan Üniversitesi): “Yapıdan İşleve: Diyet Lifi Kimyası Kolon Mikrobiyomu Modülasyonunu Nasıl Yönlendiriyor?”

Yorumlar kapalı.