Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) beşinci panelinde konuşan Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, İran savaşı başta olmak üzere jeopolitik gerginliklerin arttığını belirtti. Yıldız, “Amerika’nın gücünü yeniden tesis etmek üzere hareket ettiğini görüyoruz. Bu paradigma değişikliği içinde İran, tüm bu büyük resimde bir detaydır. Esas mesele, Amerika’nın ekonomik gücünü yeniden kazanması üzerine kurulmuştur.” dedi.
2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.

Zirvenin Beşinci Paneli ve Tartışmalar
Zirvenin beşinci paneli, “Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler” başlığıyla düzenlendi. Gazeteci Ahu Tanrıkulu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru Zurich Sigorta oldu. Tanrıkulu, savaş ortamında zor bir süreçten geçildiğini ifade ederek, son dönemdeki krizlerin sadece ekonomik sonuçlarının olmadığını, siyasette radikal değişiklikler olabileceğini aktardı. “Eski dünya ölüyorsa, nereye doğru gideceğiz, bunun yanıtını aramaya çalışacağız.” dedi.
Küresel Risk Öngörüleri ve Kötümserlik
Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, küresel risk öngörülerinden bahsetti. “Biz her yıl global riskler raporu açıklıyoruz. 17 yıldır devam ediyor. Bunların çoğunun öngörülebilir olduğunu görüyoruz. Jeoekonomik karışıklıklar, olağanüstü hava olayları, yanlış bilgilendirmeler, toplumsal kutuplaşmalar gibi riskler bu yıl için öngörülüyordu. Ama neler kalıcı, neler geçici dediğimizde genel olarak kötümserlik hâkim. Yüzde 90’ı çok kötümser.” dedi.
Yıldız, çok kutuplu ve krizli bir dünya beklendiğini hatırlatarak, “İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen değişiyor. Bir daha savaş olmasın, ekonomik entegrasyon olsun, bunu düzenleyen kurumlar olsun gibi kavramlar ön plana çıkıyordu. İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD’nin dünya ekonomisinden aldığı pay yüzde 50 iken, 2024’te yüzde 24’e düşmüş. Amerika’nın gücünü yeniden tesis etmek üzere hareket ettiğini görüyoruz. Bu paradigma değişikliği içinde İran, tüm bu büyük resimde bir detaydır. Esas mesele, Amerika’nın ekonomik gücünü yeniden kazanması üzerine kurulmuştur. Dünyada ne olacağını, yapay zekâdaki gelişim ve Amerikan iç politikası üzerinden okumanın doğru olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Krizi ve Küresel Değişim
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Deniz Ülke Kaynak, panelde şunları söyledi: “Bir savaşın ortaya çıkması ve ateşkes olması, büyük resmin küçük bir parçası. Bu iklim değişikliğinin sonuçlarına bakalım. İçinde bulunduğumuz dönem, krizler dönemi. 21’inci yüzyıl, küresel krizler yüzyılıdır. 11 Eylül’le başladık. Jeopolitiğin ön plana çıkacağı düşünülmemişti. Askeri harcamalar çok arttı. Krizlerin hepsini bir bütün olarak okumak gerek. Pandemide, devlet dediğimiz aygıtın bedenlerimiz üzerinde nasıl etkin olduğunu gördük. Hürmüz krizi bir petrol krizi olarak görünüyor. Ancak büyük bir değişime doğru gidiyor. Bir kere petrodolar sisteminin yıkılış sinyalleri geliyor. Yeni enerji, lojistik hatlarının şekilleneceği bir döneme gireceğimizi göreceğiz. Devletlerin her alana müdahale edeceği bir noktaya gidiyoruz.”
Çin’in Yükselişi ve Amerikan Gücünün Dönüşümü
Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Profesörü Prof. Dr. Evren Balta, “İran krizine bakalım; mesela askeri üstünlüğü yok ABD ve İsrail’e karşı. Ama Hürmüz Boğazı’nı kullandı. Zamana oynayarak karşı tarafın zayıflıklarına oynadı. Enerji dönüşümünden geçiyoruz. Bütün bunlar kazananlar ve kaybedenler yaratıyor. Nedir Amerikan gücünün dönüşümü? Hegemonik gücün dönüşümünden bahsediyoruz. Yeni olan, dünyada düzeni kim kuracak? Bu soru yanıtlanmış değil. Ara dönemden geçiyoruz. Eski düzende Amerika; üretici, tüketici, güvenlik ve finansal alanda rol alıyordu. Daha sonra üretim Asya’ya kaydı. ABD tüketici olarak kaldı, açık vermeye başladı. Orta sınıf küçüldü ve Çin’in yükselişi rahatsız etmeye başladı. Çin, ABD tahvillerini azaltmaya başladı, Yuan ile ticareti artırdı. ABD’nin hesap etmediği çıktılar var. Doların rezerv para olması, İran savaşıyla daha da sarsıldı. Amerikan gücünün sınırları kendi düşmanlarına da gösterilmiş oldu.” dedi.
Tera Group ve Zirvenin Sponsoru Hakkında
Tera Group, 2005 yılında kurulan ve 20 yıllık büyüme sürecinde Türkiye’nin en kapsamlı yatırım gruplarından biri hâline gelen çok sektörlü bir yatırım ekosistemidir. Finans ve bankacılık, varlık yönetimi, girişim sermayesi, siber güvenlik ve savunma, tarım ve hayvancılık, gayrimenkul ve sürdürülebilir ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 26 şirketi bünyesinde barındırır.
2025 sonu itibarıyla 5 halka açık şirketi, 6,16 milyar dolar konsolide piyasa değeri ve 2026 ilk çeyrek itibarıyla 211 milyar TL yönetim altındaki varlığa sahip olan şirket, yaklaşık 200 bin yatırımcısıyla ölçeğini, derinliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış bir grup kimliğine sahiptir.
2025 yılında 16 stratejik satın alma ve yaklaşık 650 milyon dolara yaklaşan toplam anlaşma değeri ile Tera Group, dijital bankacılık, yapay zeka, fintech altyapısı, tarım, temiz enerji ve küresel ödeme teknolojileri alanlarında büyüme iddiasını somutlaştırmıştır.
Türkiye’den doğan, küresel sermayenin sınırlarında faaliyet gösteren Tera Group, döngünün ötesini düşünen bir liderlik anlayışı ve kararlı sermaye felsefesiyle yarının ekonomisini tanımlayan sektörlerde kalıcı değer inşa etmeye odaklanmaktadır.

Yorumlar kapalı.