1. Haberler
  2. Teknoloji
  3. Dijital Omurga: Rekabetin Gerçek Anahtarı

Dijital Omurga: Rekabetin Gerçek Anahtarı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

IAS, şirketlerin hızla artırdığı yapay zeka yatırımlarından sürdürülebilir değer üretebilmesi için güçlü algoritmalar kadar nitelikli veriye, entegre sistem mimarisine ve sağlam bir dijital omurgaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor.

Yapay Zeka Çağında Teknik Borç ve Dijital Omurga

Yapay zeka çağında teknik borç, BT bilançolarının %40’ını oluşturuyor. IAS CTO’su Bahtiyar Tan’a göre; veri siloları, entegre olmayan sistemler ve yıllar içinde biriken dijital borç, yapay zeka projelerinin beklenen etkiyi üretmesinin önündeki başlıca yapısal riskler arasında yer alıyor.

Haber Detay

Yapay zeka, küresel ekonomik genişlemenin ana itici güçlerinden biri haline geliyor. Kullanım alanları hızla çeşitlenirken, Morgan Stanley 2028 yılına kadar dünya genelinde yapay zeka çağını destekleyecek yeni veri merkezlerinin inşasına 2,9 trilyon dolarlık yatırım yapılacağını öngörüyor.

Ancak yapay zeka yatırımları küresel ölçekte rekor hızla artarken, kurumların teknoloji altyapılarında yıllar içinde biriken yapısal yük de büyümeye devam ediyor.

Dijital Borcun Kurumlara Etkisi

Yapay zeka yatırımlarının artan ivmesi, kurumların uzun süredir biriktirdiği yapısal sorunları perdeleyebiliyor. Finansal tablolarda görünmeyen ancak çevikliği, inovasyon kapasitesini ve dönüşüm hızını doğrudan etkileyen bu sorunlar, artık “dijital borç” kavramıyla tanımlanıyor.

Dijital borç; eski kod yapılarından, birbirinden bağımsız devreye alınmış platformlardan, tamamlanmamış entegrasyonlardan, mükerrer araçlardan ve veri silolarından besleniyor.

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS) CTO’su Bahtiyar Tan, kurumların yapay zekaya yönelik artan ilgisinin temel dijital mimarinin önemini gölgede bırakmaması gerektiğini vurguluyor.

Tan, “Birçok kurum hız ve ölçek avantajı elde etmek için yeni teknolojilere yöneliyor. Ancak birbirleriyle konuşmayan sistemlerin, düşük veri kalitesinin ve geçmişten taşınan yapısal yüklerin üzerine yapay zeka katmanı eklemek; dışarıdan güçlü görünen ama içeride sürdürülebilirliği zayıf bir yapı kurmak anlamına geliyor” diyor.

Yatırımların Sürdürülebilirliği ve Dijital Borcun Maliyeti

Yapay zeka projelerinde kalıcı başarı, önce verinin niteliğine, ardından bu veriyi taşıyan dijital omurganın dayanıklılığına bağlı.

Yapay zekada şirketlerin karşılaştığı temel sorunlardan biri, yeni yatırım bütçelerinin önemli bir bölümünün yeni değer üretmek yerine geçmişte alınmış dağınık kararların sonuçlarını taşımaya ayrılması.

McKinsey verileri, dijital borcun ana kaynaklarından biri olan teknik borcun günümüzde şirketlerin BT bilançolarının yaklaşık %40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Accenture ise entegre olmayan sistemler ile düşük veri kalitesinin kurumlara yıllık ortalama 12,9 milyon dolar maliyet yarattığını belirtiyor.

Bu tablo, yapay zekaya ayrılan bütçelerin tek başına dönüşüm başarısını garanti etmediğini gösteriyor.

CEO’ların %94’ü, 2026’da somut sonuç alınamasa bile yapay zeka yatırımlarını sürdürme niyetinde bulunuyor. Bu durum, kurumların kararlılığını ortaya koyarken dijital borcun artması riskini ve altyapı hazırlığının önemini artırıyor.

Planlı Dönüşüm ve Rekabet Avantajı

Güçlü dijital omurga, doğrudan rekabet avantajını etkileyen yapısal bir unsur olarak öne çıkıyor.

Tan, “Kurumlar için kritik soru, bugünün teknoloji yatırımının yarın için stratejik bir varlığa mı yoksa yönetilmesi zor yeni bir yükümlülüğe mi dönüşeceğidir. Bir yapının neden o şekilde kurulduğunu anlamadan yapılan radikal müdahaleler, bazı sorunları çözerken daha büyük kırılganlıklar yaratabilir” diyor.

IAS’a göre yapay zekadan gerçek ve sürdürülebilir değer üretmenin yolu, onu tekil bir teknoloji yatırımı olarak görmek yerine kurumun tamamına yayılan bütünsel bir dijital omurga üzerinde konumlandırmaktan geçiyor.

Bu bütüncül yaklaşım, ani ve parçalı müdahaleler yerine mevcut yapıyı anlayan, veri bütünlüğünü önceleyen ve sistemler arası entegrasyonu esas alan planlı dönüşüm adımlarını gerektiriyor.

Tan, dönüşümün heves ve aceleyle değil mimari farkındalıkla yönetilmesi gerektiğini vurguluyor.

“Yapay zeka yatırımlarının çarpık dijitalleşmeyi derinleştirmemesi için kurumların planlı bir dönüşüm yaklaşımı benimsemeleri gerekiyor. Yapay zekanın gerçek değeri ancak sağlam bir temel üzerinde yükseldiğinde sürdürülebilir rekabet avantajına dönüşebiliyor” diyor.

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.