Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla şirketler, BT altyapılarını daha esnek, güvenli ve sürdürülebilir hale getirmeye odaklanıyor. vMind’ın M2S Araştırma ile gerçekleştirdiği “Türkiye Kurumsal Bulut Araştırması 2026”, kurumsal bulut kullanımının hızla yaygınlaştığını ortaya koyuyor. İşletmeler, hibrit bulut modelleri ve yönetilen hizmetlere giderek daha fazla yöneliyor.
Şirketlerin %86’sı Bulutun Verimliliği Artırdığını Söylüyor
Araştırmaya göre, 200 ve üzeri çalışanı olan işletmelerin %63’ü en az bir bulut çözümü kullanıyor. Bu oran, bir önceki yıl %49 iken son bir yılda 14 puanlık önemli bir artış yaşandı. Bulut teknolojileri artık şirketler için sadece bir teknoloji yatırımı değil; iş sürekliliği, operasyonel verimlilik ve rekabet avantajı sağlayan stratejik bir altyapı haline geldi.
Bulut Stratejilerinde Güvenlik ve Operasyonel Verimlilik Öne Çıkıyor
Araştırma, şirketlerin bulut stratejilerinde güvenlik, maliyet optimizasyonu ve operasyonel verimlilik gibi faktörlerin belirleyici olduğunu gösteriyor. Hibrit bulut modelleri ve yönetilen hizmetlere olan ilgi giderek artıyor. Bulut kullanım nedenleri arasında ilk sırada güvenlik ve veri bütünlüğü yer alırken, ikinci sırada operasyonel kolaylık, üçüncü sırada ise iş sürekliliği bulunuyor.
Kurumsal Bulut Pazarı Büyümeye Devam Ediyor
Türkiye’de kurumsal bulut pazarı yaygın kullanım evresine geçti. İşletmelerin %56’sı önümüzdeki dönemde bulut harcamalarının artacağını öngörüyor. Günümüzde kurumların toplam BT bütçelerinin yaklaşık %25’i bulut çözümlerine ayrılıyor. BT giderlerini azaltma motivasyonu da öncelik kazanıyor.
Bulut Teknolojisi Verimliliği Artırıyor
İşletmelerin %86’sı bulut çözümlerinin verimliliği artırdığını belirtiyor. Güvenlik, iş sürekliliği ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli kazanımlar sağlanıyor. Güvenlik alanında verimlilik artışı sağlayan işletmelerin oranı %52, 500 ve üzeri çalışanlı işletmelerde ise %59 ile iş sürekliliği en fazla kazanım sağlanan alan olarak öne çıkıyor.
Hibrit Bulut, Yönetilen Hizmetler ve AI Altyapıları Öne Çıkıyor
İşletmelerin yaklaşık %36’sı hibrit bulut modeli kullanıyor. Hibrit mimari, esneklik ve kontrol sağlarken regülasyon gereklilikleri ve mevcut sistemlerle entegrasyon açısından avantajlar sunuyor. En yaygın bulut çözümleri arasında e-posta çözümleri, veri yedekleme sistemleri ve veri depolama çözümleri yer alıyor.
Yönetilen hizmetlere olan ilgi artıyor. İşletmelerin %41’i önümüzdeki 18 ay içinde yönetilen hizmetlere yatırım yapmayı planlıyor. Yönetilen güvenlik hizmetleri en güçlü kategori olarak öne çıkıyor. Yönetilen hizmet sağlayıcı seçiminde en önemli teknik yeterlilik ise %51 ile çoklu bölge felaket yönetimi olarak belirtiliyor.
Yapay Zeka ve GPU Tabanlı Altyapılara Talep Artıyor
Kurumların yaklaşık %30’u yapay zeka kullanmayı planlıyor. Büyük ölçekli şirketlerde öngörüsal analitik, görüntü ve ses işleme gibi alanlarda GPU tabanlı bulut altyapılarına talep giderek artıyor. Şirketler bulut sağlayıcısı seçerken güvenlik ve hizmet kalitesine büyük önem veriyor. En önemli kriterler arasında %56 ile güvenlik, SLA ve hızlı müdahale kabiliyeti, %44 ile toplam sahip olma maliyeti ve fiyatlandırma esnekliği yer alıyor.
vMind CEO’su Volkan Duman: “Kurumlar Veri Egemenliğine Öncelik Veriyor”
vMind CEO’su Volkan Duman, araştırma sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi: “Türkiye’de kurumsal bulut pazarı erken benimseme aşamasını geride bıraktı. Bulut, şirketler için bir seçenek değil, BT altyapısının standart bir parçası haline geldi. Kurumlar artık buluta geçmekten çok, mevcut bulut altyapılarını nasıl daha verimli ve optimize kullanacaklarını tartışıyor.
Yapay zeka iş yükleri için gereken yüksek performanslı bellek bileşenleri, küresel ölçekte bellek arzının büyük bölümünü önceden kilitliyor. Küresel DRAM üretim kapasitesinin yaklaşık %40’ı büyük projeler tarafından rezerve edilmiş durumda. Yeni üretim tesislerinin kurulması 3-5 yıl sürüyor ve çözümün en erken 2028’de geleceği öngörülüyor.
Yapay zeka kullanımının artmasıyla GPU tabanlı altyapılara ihtiyaç hızla artıyor. Bulut platformları bu noktada ölçeklenebilirlik ve maliyet açısından avantaj sağlıyor. Ancak yüksek performanslı bellek ve NVMe depolama bileşenlerinde ciddi tedarik baskısı yaşanıyor. DDR5 bellek fiyatlarındaki sert artışlar bunun göstergesi. Yeni üretim kapasitelerinin 2028’den önce devreye girmemesi maliyet öngörülebilirliğini kritik hale getiriyor.
Bulut maliyetleri sadece altyapı bileşenleriyle sınırlı değil. Veri transferi, bölgeler arası trafik ve premium depolama fiyat artışları bazı senaryolarda %100’e varan seviyelere ulaşıyor. Yapay zeka özelliklerini zorunlu paketleyen abonelik modelleri faturaya %20-34 arasında ek maliyet yaratıyor. Çok yıllık sözleşmelerde piyasa fiyatları düşse bile mevcut sözleşme bedeli ödenmeye devam ediyor. Bu dinamikler 2026 ortasına kadar bulut faturalarında %10-20 artış yaşanacağını gösteriyor. Kurumlar artık performansın yanı sıra maliyet optimizasyonu ve fiyat öngörülebilirliği odaklı stratejiler geliştiriyor.
Araştırmaya göre kurumlar veri egemenliğine öncelik veriyor. Özellikle 500 ve üzeri çalışanlı şirketlerin %61’i verinin Türkiye’de kalmasını kritik ve zorunlu görüyor. Bu durum yerel veri merkezleri ve Türkiye içindeki bulut altyapılarının stratejik önemini artırıyor. Egemen bulut tercihinin arkasında regülasyon uyumu ve operasyonel avantajlar bulunuyor. KVKK uyumu doğal biçimde karşılanıyor, Türkçe teknik destek ve aynı saat diliminde ulaşılabilir uzman ekipler avantaj sağlıyor. Ayrıca dolar kuru dalgalanmalarından, küresel tedarik zinciri krizlerinden ve büyük sağlayıcıların sermaye harcaması kararlarından bağımsız, şeffaf ve öngörülebilir fiyatlandırma bütçe planlama süreçlerinde kurumlar için ciddi güvence sunuyor. Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkenin veriyi vatandaşlık hakkı olarak tanımlamasıyla bu tercih stratejik bir ulusal politika boyutu kazanıyor.”

Yorumlar kapalı.