1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Yenilenebilir Enerjide Türkiye’nin Yükselişi

Yenilenebilir Enerjide Türkiye’nin Yükselişi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘Türkiye Enerji Dönüşümü Görünümü 2025’ raporunu yayımladı. Türkiye, geçen yıl yenilenebilir enerji kapasitesindeki güçlü artış ve politika çerçevesindeki gelişmeler sayesinde enerji dönüşümünde önemli bir ilerleme kaydetti.

Enerji Dönüşümü Artık Bir Zorunluluk

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, enerji dönüşümünün artık ekonomik ve stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Türkiye’de enerji sistemi, yüksek ithalat bağımlılığı nedeniyle jeopolitik risklere açık kalmaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımları hızlanırken, artan enerji talebi dönüşümün etkisini sınırlıyor.

Yenilenebilir Enerji Kapasitesi ve Politika Gelişmeleri

2025’te devreye alınan kapasitenin yüzde 99’u yenilenebilir kaynaklardan geldi. Türkiye’de güneş ve rüzgar kurulu gücü 40 GW’a ulaştı. 2035 hedefi olan 120 GW kapasiteye ulaşmada altyapı yatırımları belirleyici olacak.

Enerji Talebi ve Dönüşümün Hızı

Rapora göre, yenilenebilir enerji kapasitesindeki güçlü artışa rağmen enerji talebi ve sera gazı emisyonları artmaya devam ediyor. Enerji yoğunluğundaki iyileşmenin yavaşlaması, dönüşümün talep tarafında yeterince desteklenmediğini gösteriyor. Bu nedenle enerji dönüşümü, kapasite artışının yanı sıra enerji verimliliği, elektrifikasyon ve talep yönetimini içeren bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı.

Jeopolitik Gelişmelerin Enerji Dönüşümüne Etkisi

Enerji ithalatının cari denge üzerindeki etkisi sürüyor. 2025 yılında Türkiye’nin enerji ürünleri ithalatı, 2024’e kıyasla yüzde 5 azalarak 62,5 milyar dolara geriledi. Enerji kaynaklı dış ticaret açığı ise yüzde 4 düşüşle 47 milyar dolar oldu. Ancak bu iyileşme büyük ölçüde uluslararası fiyat gelişmelerinden kaynaklanıyor.

İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimler, ithal fosil yakıtlara bağımlılık risklerini artırıyor. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, enerji dönüşümünün çevresel olduğu kadar enerji güvenliği ve makroekonomik istikrar açısından da kritik olduğunu belirtti.

Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının Önemi

Bağ, yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kesmeden devam etmesi gerektiğini vurguladı. Güneş ve rüzgar enerjisinde öngörülen kapasite artışlarının gerçekleştirilmesi kritik. Bu artışın sürdürülebilir olması için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, şebeke esnekliğinin artırılması, enerji depolama ve talep tarafı katılımı gibi mekanizmaların etkin şekilde devreye alınması gerekiyor.

Piyasa tasarımının dönüşümü destekleyecek şekilde geliştirilmesi ve yatırımcılara öngörülebilir fiyat sinyalleri sunulması da önem taşıyor.

COP31 ve Enerji Dönüşümünde Fırsatlar

Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31), enerji dönüşümünde ilerlemenin hızlandırılması için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Bağ, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasite artışı, yerli üretim kabiliyeti ve politika geliştirme deneyimi ile enerji dönüşümünde öne çıkan bir ülke olduğunu belirtti. COP31’in ulusal enerji dönüşümünü hızlandıracak yapısal reformların desteklenmesi ve uluslararası yeşil finansman kaynaklarının mobilize edilmesi için stratejik bir kaldıraç olacağını söyledi.

Kapasite Artışından Sistem Entegrasyonuna Geçiş

2025 yılı itibarıyla Türkiye’de toplam elektrik kurulu gücü 122,5 GW’a ulaşırken, bunun yüzde 62’sini yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu. Aynı yıl devreye alınan 7 GW yeni kapasitenin yüzde 99’u yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı. Bu kapasitenin 4,9 GW’ı güneş, 1,9 GW’ı rüzgar, 0,09 GW’ı hidroelektrik ve 0,03 GW’ı biyokütle ile jeotermal enerji kaynaklarından oluştu.

Rapora göre, geçen yılın sonunda güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücü 40 GW seviyesine ulaştı. Bu kapasitenin 2035 yılına kadar üç katına çıkarılması hedefleniyor. Önümüzdeki 10 yıl boyunca her yıl ortalama toplam 8 GW yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi devreye alınması gerekiyor.

Ancak artık ana gündem kapasite artışı değil, sistem entegrasyonu. Yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilirliği için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, enerji depolama ve talep tarafı katılımı gibi esneklik çözümlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Piyasa tasarımının da dönüşümü destekleyecek şekilde geliştirilmesi önem taşıyor.

Enerji Talebi ve Sanayi Yapısının Dönüşümü

Enerji talebi artışı, dönüşümün hızını sınırlayan temel unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Özellikle enerji yoğun ve düşük katma değerli üretim yapısının sürmesi, enerji yoğunluğundaki iyileşmeyi yavaşlatıyor.

Bu nedenle sanayide yüksek katma değerli ve verimlilik odaklı üretim kompozisyonuna geçiş ile elektrifikasyonun hızlandırılması, enerji dönüşümünün ayrılmaz bileşenleri olarak öne çıkıyor.

Yeni Teknolojiler ve Rekabet Gücü

Enerji dönüşümünde yeni teknolojiler, sistemin karbonsuzlaşmasını hızlandırmanın yanı sıra esneklik, verimlilik ve arz güvenliğini güçlendiren temel unsur olarak öne çıkıyor. Yeşil hidrojen, batarya enerji depolama ve dijitalleşme uygulamalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması önemli fırsatlar sunuyor.

Yeşil hidrojen, özellikle ağır sanayi ve uzun mesafe taşımacılık gibi karbonsuzlaşması zor sektörlerde kritik bir çözüm sunuyor. Batarya depolama sistemleri, yenilenebilir enerji entegrasyonunu destekleyerek şebeke esnekliğini artırıyor. Elektrifikasyon teknolojileri ise fosil yakıt bağımlılığını azaltarak enerji talebinin yapısını dönüştürüyor.

Yeni teknolojilere yönelik stratejik yol haritalarının tamamlanması, mevzuat altyapısının oluşturulması ve yerli üretim kapasitesinin desteklenmesi, Türkiye’nin enerji dönüşümünde rekabet gücünü artıracak.

Enerji Verimliliği ve Yeni İş Modelleri

Raporda enerji verimliliğine ayrı bir başlık ayrıldı. Dağıtık yenilenebilir enerji, depolama ve enerji yönetimi çözümlerinin birlikte ele alınması, özellikle binalar ve sanayi sektörlerinde yeni iş modelleri ve finansman araçlarının devreye alınması dönüşümün etkinliğini artıracak.

Fosil Yakıtlardan Çıkış ve Adil Geçiş

İklim Kanunu çerçevesinde devreye girecek ulusal ETS ve karbon fiyatlamasının fosil yakıtlardan uzaklaşmayı teşvik edeceği ve enerji dönüşümünü hızlandıracağı belirtiliyor. Ancak fosil yakıtlardan kademeli çıkışa yönelik net ve öngörülebilir bir yol haritasının bulunmaması dönüşümün hızını sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Bu durum, adil geçiş politikalarının etkin şekilde tasarlanması ve uygulanmasını zorlaştırıyor. Fosil yakıtlardan uzaklaşmayı destekleyen açık hedefler ile sosyal ve ekonomik etkileri gözeten adil geçiş mekanizmalarının birlikte ele alınması, dönüşümün kapsayıcılığı ve sürdürülebilirliği açısından önemli.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından hazırlanan raporlara https://shura.org.tr/raporlar/ adresinden ulaşabilirsiniz. Enerji sektörüne dair güncel verilere https://shura.org.tr/veritabani adresinden erişebilirsiniz. Türkiye elektrik sisteminin basitleştirilmiş interaktif simülasyonunu https://shura.org.tr/powerflow adresinde kullanabilirsiniz.

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.