1. Haberler
  2. Teknoloji
  3. Görünmez Altyapı: Teknolojiyle Şekillenen Gelecek

Görünmez Altyapı: Teknolojiyle Şekillenen Gelecek

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Digital Age Tech Summit 2026, bu yıl 19. kez Zorlu PSM’de 1.000’den fazla katılımcı ile gerçekleşti. “Powered by Human” temasıyla düzenlenen zirve; yapay zekânın iş dünyasından sağlığa, finansal deneyimden ilişkilere, dijital sınıflardan uzun ömür ekonomisine uzanan etkilerini mercek altına aldı. Etkinlikte öne çıkan ortak mesaj, teknolojinin artık ayrı bir araç değil; insanın kararlarını, ilişkilerini, güven duygusunu ve toplumsal konumunu yeniden şekillendiren görünmez bir altyapıya dönüşmesi oldu.

Digital Age Tech Summit, 19’uncu yılında teknoloji gündemini yalnızca yapay zekâ, veri merkezi, otomasyon ya da dijital dönüşüm başlıkları üzerinden değil; bu başlıkların insan hayatında açtığı yeni sorular üzerinden ele aldı. Gün boyunca sahnede yapay zekânın ekonomik ve toplumsal etkileri, Türkiye’nin dijitalleşme haritası, uzun ömür ekonomisi, finansın geleceği ve yapay zekâ çağında yakınlık biçimleri tartışıldı.

Haber Detay

Teknolojinin İnsan Hayatındaki Yeni Rolü

Etkinliğin açılışında M. Serdar Kuzuloğlu, teknolojinin artık bağımsız bir başlık olmaktan çıkıp hayatın içine karışan görünmez bir katmana dönüştüğünü vurguladı. “Artık teknolojiden bahsederken neredeyse hiç teknolojiye değinmiyoruz; daha çok o teknolojinin etkilediği beşeri ve insani unsurlardan söz ediyoruz. Yapay zekâ birkaç yıl önce bir teknoloji katmanıydı; bugün dijital yaşamın ortak işletim sistemine dönüştü.” dedi.

Digital Age Tech Summit 2026, yalnızca sahnedeki konuşmalarla değil, etkinlik deneyiminin kendisiyle de yapay zekânın yeni kullanım biçimlerini görünür kıldı. Google Gemini iş birliğiyle, tüm oturumlarda eş zamanlı olarak üretilen içgörüler yan ekranlara anında yansıtıldı. Böylece katılımcılar, konuşmaları yalnızca takip etmekle kalmadı; oturumların ana fikirlerini, öne çıkan kavramlarını ve tartışma eksenlerini gerçek zamanlı olarak izleme imkânı buldu. Etkinlik, yapay zekâyı anlatan değil, aynı zamanda sahne deneyiminin içine yerleştiren bir yapıya dönüştü.

Yapay Zekâ Çağında Altyapı, Güven ve İnsan

Digital Age Tech Summit’in ana eksenlerinden biri, yapay zekânın artık “gelecek teknolojisi” değil, iş yapış biçimlerinin bugünkü işletim sistemi haline gelmesiydi. Oturumlarda yapay zekânın kurumlarda hızla benimsendiği; ancak gerçek dönüşümün yalnızca araç kullanımıyla değil, altyapı, veri, enerji, regülasyon, yetenek ve güven mimarisiyle mümkün olacağı vurgulandı.

“TÜRKİYE’NİN YAPAY ZEKÂ YOL HARİTASI” oturumunda Fırat İşbecer ve Yasin Beceni; Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemindeki konumunu, altyapı eksiklerini ve küresel rekabet fırsatlarını masaya yatırdı. Değerlendirmelerde Türkiye’nin güçlü bir yapay zekâ ekosistemi kurabilmesi için veri merkezleri, GPU parkları, kesintisiz enerji yatırımları ve bulut altyapısı gibi temel alanlarda atılım yapması gerektiği öne çıktı. Aynı oturumda Türkiye’nin en önemli avantajının ise küresel ölçekte yetişmiş insan kaynağı olduğu belirtildi.

Finansta Yapay Zekâ ve Müşteri Deneyimi

Finans oturumlarında yapay zekânın müşteri deneyimini “otonom, akıllı ve görünmez” bir yapıya taşıdığı ele alındı. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik’in yer aldığı oturumda; bankacılığın geleceğinde müşteriyi segmentlere ayıran sistemlerden, müşteriyi yıllardır tanıyormuş gibi çalışan dijital yardımcılara geçileceği öngörüsü dikkat çekti.

Türkiye’de Yeni Dijital Sınıflar

Etkinliğin en dikkat çekici başlıklarından biri, Veri Enstitüsü’nün “Dijitalleşen Türkiye ve Yeni Sınıflar” araştırmasının lansmanı oldu. Bekir Ağırdır tarafından paylaşılan araştırma, dijitalleşmenin artık yalnızca teknolojiye erişim ya da araç kullanımı değil; gelir, kimlik, aidiyet ve sosyal sermaye üzerinden yeni toplumsal ayrımlar üreten bir dinamik haline geldiğini gösterdi.

Araştırmaya göre Türkiye’de yetişkinlerin yüzde 14,5’i dijital platformlar üzerinden gelir elde ediyor; ancak yalnızca yüzde 7’si bunu başlıca geçim kaynağı olarak görüyor. Yetişkinlerin yüzde 44’ü kariyer kimliğini artık bir kuruma veya işverene bağlı görmediğini belirtiyor. Yüzde 52’lik kesim yeni becerileri kurum eğitimleri yerine YouTube, online kurslar ve yapay zekâ gibi kendi imkânlarıyla öğrendiğini söylüyor.

Bekir Ağırdır’ın sahnede aktardığı araştırma, Türkiye’nin dijitalleşme hikâyesinde kritik bir eşiğe işaret etti: “Dijitalleşme artık sadece teknoloji kullanımı değil; gelir üretme biçimini, kariyer kimliğini ve insanın kendini toplum içinde konumlandırma şeklini değiştiriyor. Yeni dijital sınıflar, Türkiye’nin önümüzdeki dönem iş gücü ve aidiyet tartışmalarının merkezinde olacak.”

Araştırma, Türkiye’de dört dijital segment tanımlıyor: Dijital dışı, vaat tüketicisi, gerçek dijital sınıf ve çift gelirli melez. Özellikle “gerçek dijital sınıf”ın hem dijital varlık sahipliğinde hem de yaşam memnuniyetinde öne çıkması, dijitalleşmenin yalnızca ekonomik değil, psikolojik ve sosyal bir karşılığı olduğunu da ortaya koydu.

Longevity Ekonomisi: Markaların Kaçırdığı Büyük Dönüşüm

UK National Innovation Centre for Ageing Direktörü Nicola Palmarini’nin “Yüz Yıllık Bir Ömür İçin Yeni Bir İşletim Sistemi” başlıklı oturumu, yaşlanmayı bir kriz başlığı olmaktan çıkarıp yeni bir ekonomik ve toplumsal tasarım alanı olarak ele aldı. Palmarini’ye göre dünya, iklim değişikliğinin 40 yıl önce bulunduğu kırılma noktasına bugün nüfus yaşlanması ve longevity meselesinde ulaşmış durumda.

Palmarini, Türkiye’nin de bu dönüşümün dışında olmadığını vurguladı: “Longevity, bugün iklim değişikliğinin 40 yıl önce olduğu yerde duruyor. Bu başka bir yerde yaşanan bir mesele değil; Türkiye’nin de meselesi. 2050’de Türkiye’de 65 yaş üstü nüfusun oranı yüzde 23,1’e ulaşacak. Türkiye bu dinamiklerin biraz gerisinde olsa da, etrafında olup bitenden avantaj yaratabilecek bir ülke.”

Sunumda Türkiye’nin “ön süper-yaşlanma” aşamasında olduğu; 2050’de 65 yaş üstü nüfusun yaklaşık her dört kişiden birine karşılık geleceği belirtildi. Uzun ömür ekonomisinin 2050’de küresel ölçekte 118 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağı, Türkiye özelinde ise 600 milyar ile 1,2 trilyon dolar arasında bir potansiyel barındırdığı ifade edildi.

Palmarini’nin oturumu, markalar için de güçlü bir uyarı niteliği taşıdı: Genç kalma telaşıyla tüm iletişim stratejilerini Z kuşağına odaklayan markalar, arka planda büyüyen trilyon dolarlık longevity ekonomisini kaçırıyor. Geleceğin kazananları ise yalnızca “gençlere konuşan” değil, farklı kuşakların ortak beklentilerine yanıt verebilen kuşaklararası şirketler olacak.

Yapay Zekâ Aşkı ve Yakınlığı Yeniden Tasarlıyor

Digital Age Tech Summit’in en çarpıcı oturumlarından biri, dijital kültür araştırmacısı ve küratör Valentina Peri’nin “Aşkın Algoritması” başlıklı konuşmasıydı. Peri, yapay zekânın romantik ilişkileri yalnızca kolaylaştırmadığını; aşkı, yakınlığı ve duygusal bağ kurma biçimlerimizi yeniden tasarladığını anlattı.

Peri’nin sunumu, yapay zekânın yalnızca kurumların, ekonominin ya da iş modellerinin değil; insanın en mahrem alanlarının da tasarım ortağına dönüştüğünü gösterdi. Böylece etkinliğin “Powered by Human” teması, yalnızca iş dünyası için değil, insan olmanın en temel deneyimleri için de yeni bir soru haline geldi.

Ozan Sihay ile AI Masterclass

Digital Age Tech Summit 2026’nın uygulamalı boyutunu ise “Ozan Sihay ile Masterclass: 360° Yapay Zekâ Pratikleri” workshop’u güçlendirdi. “Bilgisayarınızı kapın ve geleceği birlikte inşa edelim” çağrısıyla kurgulanan dört saatlik atölye, katılımcıları yalnızca izleyici değil, doğrudan uygulayıcı olmaya davet etti.

Digital Age Tech Summit 2026’nın Ortak Mesajı

Digital Age Tech Summit 2026’nın ardından geriye kalan en güçlü izlenim, teknolojinin hızlandığı her alanda insan unsurunun daha da kritik hale geldiği oldu. Yapay zekâ iş süreçlerini dönüştürüyor; finansı görünmezleştiriyor; yeni dijital sınıflar yaratıyor; sağlıklı yaşlanmayı ekonomik bir fırsata çeviriyor; romantik ilişkileri bile yeniden tasarlıyor.

Ancak etkinlik boyunca sahneden yükselen ortak mesaj açıktı: Teknoloji tek başına yön tayin etmiyor. Onu anlamlı, güvenilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir kılan şey hâlâ insanın sezgisi, etik sorumluluğu, yaratıcılığı ve değer üretme kapasitesi.

Digital Age Tech Summit 2026, bu nedenle yalnızca yapay zekânın nereye gittiğini değil, insanın bu yeni dünyada nerede duracağını tartışan bir zirve olarak hafızalara geçti.

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.