Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü, 2025 yılını yüzde 1,2 artışla yaklaşık 8 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kapattı. Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) ise sektörden daha yüksek bir performans göstererek, yılı yüzde 13 büyüme ile 1 milyar doların üzerinde tamamladı.
2025 Yılı Performansı ve Sektörün Genel Durumu
Küresel belirsizliklere ve maliyet baskılarına rağmen sektörün üretimden vazgeçmediği görülüyor. AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, 2026 yılına umutla girdiklerini belirtti. Enflasyon düşüşü ve faiz oranlarındaki gerilemenin finansman koşullarını iyileştireceğine dikkat çekti. Ayrıca, döviz dönüşüm desteğinin oranının artırılması ve süresinin yıl geneline yayılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye genelinde aralık ayında mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü ihracatı yüzde 4,1 artışla 737 milyon 174 bin dolar oldu. Sektörün 2025 yılındaki toplam ihracatı ise 7 milyar 987 milyon 82 bin dolar olarak gerçekleşti.
AKAMİB’in İhracat Başarısı
AKAMİB, aralık ayında ihracatını yüzde 19 artırarak 102 milyon 988 bin dolar seviyesine ulaştırdı. Yılın tamamında ise ihracatı yüzde 13 artışla 1 milyar 15 milyon dolar olarak gerçekleştirdi. Bu rakamlar sektördeki genel artışın üzerinde bir sonuç olarak dikkat çekti.
Öne Çıkan İhracat Pazarları
Türkiye genelinde aralık ayında sektör ihracatında ilk beş pazar Irak, ABD, Birleşik Krallık, Libya ve İran olarak sıralandı. AKAMİB’in ihracatında ise ilk beş pazar Irak, Suriye, Almanya, Fransa ve Romanya oldu.
2025 yılında Türkiye genelindeki ihracatta zirveyi Irak tuttu. Bu pazarı Birleşik Krallık, ABD, Libya ve Fas takip etti. En yüksek artışlar yüzde 14 ile Fas, yüzde 13 ile Gürcistan ve yüzde 10 ile İran’a yapılan ihracatta görüldü.
AKAMİB’in ihracatında ise en dikkat çekici artışlar yüzde 104 ile Suriye, yüzde 32 ile Irak ve yüzde 20 ile Birleşik Krallık pazarlarında gerçekleşti.
2026 Beklentileri
AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, makroekonomik iyileşmelerin sektöre olumlu yansıyacağını belirtti. Enflasyonun düşmeye devam etmesi ve faiz oranlarının gerilemesinin, piyasa ve finansman koşullarını daha öngörülebilir hale getireceğine dikkat çekti.
Döviz dönüşüm desteğinin artırılması ve yıl geneline yayılması durumunda firmaların rekabet gücünün korunacağına ve fiyat tutturma kabiliyetlerinin artacağına işaret etti. Kılıçer, 2026 yılı hedeflerinin yalnızca yakalanmasının değil, aşılmasının da mümkün olduğunu ifade etti.
