İçerik ekonomi, iş dünyası, finans ve sanayi konularını doğrudan ele aldığı için uygun.
Bahçıvan, Gümrük Birliği’nin sanayi için bir pranga haline geldiğini belirterek, tam üyelik kısa vadede mümkün olmadığından Gümrük Birliği’nin tüm alanlarıyla yeniden gözden geçirilmesini önerdi. Sanayinin içinde bulunduğu durumu sektör bazında analiz ederek yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ayrıca AB’nin yeni sanayi stratejisi “Made in Europe”, Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi gündemdeki konuların Türk sanayisini nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İSO Meclis Toplantısı ve Gümrük Birliği Değerlendirmesi
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi, “Küresel Görünüm ve 2026’da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar” ana gündemiyle toplandı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan açılış konuşmasında, Gümrük Birliği’nin sanayi için engel teşkil ettiğini belirterek, kapsamlı bir yenilemenin ertelenmemesi gerektiğini ifade etti. Yeni bir sanayi stratejisi olan “Made in Europe” planının Türk sanayisine etkileri, Yeşil Dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenlemesi ve Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) konularının önemli olduğunu dile getirdi.
Küresel Ekonomide Belirsizlik ve Türkiye’nin Konumu
Bahçıvan, 2026 yılında ekonominin siyaset, jeopolitik ve küresel güç mücadelesi ile iç içe kaotik bir ortamda olduğunu belirtti. Bu dönemde yüksek belirsizliğin “yeni normal” haline geldiğini ve Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğunu vurguladı. Ancak Türkiye’nin jeopolitik konumu, gelişkin ekonomisi ve dengeli dış politikası sayesinde bölgedeki öneminin arttığına işaret etti.
İhracat ve Makro-Finansal İstikrar
Türk sanayisinin ürün ve pazar çeşitliliğinin önemli bir avantaj sağladığını belirten Bahçıvan, küresel talepteki dalgalanmalara karşı tamponların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. 2023 yılının ortalarında başlayan makro-finansal istikrar politikalarının olumlu sonuçlar verdiğini ve enflasyonun yıl sonunda %20 civarına gerilemesinin beklendiğini dile getirdi. İç talebin canlı seyrettiği, bütçe disiplininin iyileştiği, dış ticaret dengesinin sürdürülebilir seviyelerde olduğu ve makro-finansal istikrarın tesis edildiği vurgulandı.
Yapısal Reformlar ve Teknoloji Açığı
Bahçıvan, 2024’ün reform yılı olduğunu belirtti. Makro-finansal istikrar zemininde yapısal eksikliklerin hızlı şekilde tamamlanmasının şart olduğunu söyledi. Teknoloji açığının önemli bir sorun olduğunu ve savunma sanayindeki başarıların diğer sektörlerde eşit hızda görülmediğini vurguladı. Üretimde verimlilik ve yapısal dönüşümün tabana yayılması için kaynak tahsis mekanizmasının öncelikli olması gerektiğini ifade etti.
