Orta Doğu’da artan gerilim ve dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlar, uluslararası yatırımcıların risk algısını yeniden şekillendiriyor. Level Immigration & Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, yatırımcıların çatışma riski düşük, hukuki altyapısı güçlü ve uzun vadeli güvenlik sunan ülkelere yöneldiğini belirterek, Altın Vize talebinde Avrupa ve Karayipler’in öne çıktığını söyledi.
Jeopolitik Riskler Yatırım Rotasını Değiştiriyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından İran’ın karşılık vermesi ve Körfez ülkelerinden bazı bölgelerin füze saldırılarından etkilenmesi, bölgeye yatırım planlayan yatırımcıları tedirgin etti. Jeopolitik risklerin yalnızca Orta Doğu ile sınırlı kalmaması, küresel yatırım hareketlerinde daha temkinli bir döneme girildiğine işaret ediyor.

Rusya-Ukrayna savaşı sürerken, Pakistan ile Afganistan arasında artan gerilim ve dünyanın farklı noktalarında devam eden çatışmalar, yatırımcıların sermayelerini daha güvenli ve öngörülebilir pazarlara yönlendirmesine neden oluyor.
Küresel risk ortamındaki değişimi değerlendiren Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, yatırım kararlarında artık güvenlik ve siyasi istikrarın getiri kadar önemli hale geldiğini söyledi.
Yatırımcı Artık Güvenli Bölge Arıyor
Alamarioğlu, son dönemde yaşanan gelişmelerin yatırımcı davranışlarını doğrudan etkilediğini belirterek, “Körfez bölgesi uzun süredir güvenli liman olarak görülüyordu. Ancak bölgesel gerilimin genişlemesi, yatırımcıların risk algısını yeniden değerlendirmesine neden oldu. Bugün yatırımcılar yalnızca getiriye değil, siyasi istikrara, güvenliğe ve hukuki öngörülebilirliğe odaklanıyor,” dedi.
Avrupa’da Altın Vize Talebi Güçlü Kalıyor
Jeopolitik risk dönemlerinde Avrupa’nın “güvenli liman” algısının güçlendiğini ifade eden Alamarioğlu, “Avrupa’da yatırım yoluyla oturum programları, yatırımcılar için yalnızca seyahat kolaylığı değil, aynı zamanda uzun vadeli yaşam ve güvenlik planının bir parçası olarak görülüyor. Yunanistan başta olmak üzere AB içinde oturum hakkı sunan programlara talep güçlü şekilde devam ediyor,” diye konuştu.
Panama Modeli Yükselişte
Alamarioğlu, son dönemde Orta Amerika’da yer alan Panama’nın da yatırımcılar açısından dikkat çektiğini vurguladı. Panama’da 300 bin dolar ve üzeri gayrimenkul yatırımıyla kalıcı oturum alınabildiğini söyledi.
“Program, 5 yılın ardından vatandaşlık başvuru hakkı tanıyor. Panama pasaportu 140’tan fazla ülkeye vizesiz erişim sağlıyor; İngiltere ve Schengen ülkeleri de bu kapsama dahil. Bu yapı, yatırımcılara hem Amerika kıtasında stratejik bir konum hem de güçlü bir mobilite imkânı sunuyor,” ifadelerini kullandı.
Panama’nın lojistik açıdan küresel ticaret yollarının merkezinde yer aldığını ve Latin Amerika ile ABD arasında stratejik bir köprü işlevi gördüğünü belirten Alamarioğlu, “Çatışma riskinin düşük olduğu, dolar bazlı ekonomiye sahip ve yatırım kriterleri net olan ülkeler bu dönemde daha fazla ilgi görüyor,” dedi.
Karayipler’de Doğrudan Vatandaşlık Öne Çıkıyor
Avrupa’nın yanı sıra çatışma riski düşük coğrafyalar arasında Karayip ülkelerinin de öne çıktığını belirten Alamarioğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Karayipler, jeopolitik risklerden uzak konumu ve doğrudan vatandaşlık imkânı sunan programlarıyla yatırımcıların alternatif planlarında önemli bir yer tutuyor. Özellikle Saint Kitts & Nevis gibi ülkeler, hızlı süreç ve güçlü pasaport avantajı sayesinde küresel mobilite arayan yatırımcılar tarafından tercih ediliyor.”
Altın Vize Artık Bir Güvenlik Stratejisi
Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık programlarının yatırımcı açısından anlamının değiştiğini vurgulayan Alamarioğlu, şunları söyledi: “Bugün Altın Vize ve benzeri programlar yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda bir risk yönetimi ve varlık koruma stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Jeopolitik belirsizliklerin arttığı dönemlerde yatırımcılar, aileleri için alternatif bir yaşam planı ve sermayeleri için güvenli bir hukuki zemin oluşturmak istiyor.”
Talep Çatışmadan Uzak Bölgelere Kayıyor
Sektör verilerine göre yatırımcıların tercihleri, 2026 itibarıyla üç ana bölgede yoğunlaşıyor:
Avrupa: Schengen erişimi ve AB’de yasal oturum (Yunanistan, Portekiz, Malta)
Karayipler: Hızlı ve doğrudan vatandaşlık (Saint Kitts & Nevis, Dominika, Antigua & Barbuda)
Gelişmiş ekonomiler: Uzun vadeli yerleşim ve iş fırsatları (ABD yatırım programları)
Alamarioğlu, “Önümüzdeki dönemde yatırımcıların tercihlerinde temel kriter getiri değil, güvenlik ve öngörülebilirlik olacak. Küresel risklerin arttığı her dönemde sermayenin çatışmadan uzak ve istikrarlı bölgelere yöneldiğini görüyoruz,” ifadelerini kullandı.

Yorumlar kapalı.