1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Ticaret Mesafeleri Rekor Kırıyor

Ticaret Mesafeleri Rekor Kırıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Jeopolitik gerginliklere ve artan belirsizliğe rağmen, ülkeler genellikle iş birliği yaptıkları ülkelerle ticaret ve yatırım bağlarını korumaya devam ediyor. Ticaret yapılan mesafelerin rekor uzaklıklarda olması, yapay zekâ odaklı ticaret ve sınır ötesi akışlardaki direnç, küreselleşmenin beklenenden daha güçlü bir tablo çizdiğini gösteriyor. ABD-Çin ticareti 2024’te küresel ticaretin yüzde 2,7’sinden yüzde 2,0’sine geriledi. Singapur dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olurken, bölgesel sıralamada Avrupa ilk sırada yer aldı. 2029’a kadar ortalama ticaret büyümesinin geçtiğimiz on yıla paralel olması bekleniyor.

Avrupa en küresel bağlantılı bölge oldu

Raporun bölgesel sıralamasında Avrupa, Kuzey Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın üstünde yer alarak bir kez daha dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi oldu. Avrupa’nın lider konumu, bölge içindeki güçlü ekonomik bağlarla ve dünya genelinde son derece geniş bir küresel erişimin birleşimiyle destekleniyor. Hollanda, küresel sıralamada 3’üncü sırada yer alıyor ve yalnızca dünyanın 19’uncu büyük ekonomisi olmasına rağmen küresel akışların 6’ncı en büyük hacmini oluşturuyor. Birleşik Krallık, 9’uncu sırada yer alıyor ve son derece çeşitlendirilmiş uluslararası ilişkileri sayesinde akışların coğrafi kapsamı açısından dünyada ilk sırada yer alıyor. Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi olarak güçlü biçimde entegre olmuş bir merkez olmayı sürdürüyor. Almanya’nın akışlarının üçte ikisi Avrupa içinde gerçekleşirken, küresel ölçekte de güçlü bir çeşitliliğe sahip. Fransa, 22’nci sırada yer alıyor ve hem ülkeye gelen hem de ülkeden çıkan greenfield doğrudan yatırımların coğrafi çeşitliliğinde dünya lideri konumunda öne çıkıyor. İtalya ise 28’inci sırada yer alarak güçlü Avrupa içi bağlantıları, dünyadaki en geniş küresel etki alanlarından biriyle birleştiriyor. İspanya, Polonya, Çekya, Macaristan ve Romanya gibi Güney ve Doğu Avrupa pazarları, Avrupa içindeki güçlü ekonomik bağlantılar sayesinde bölgenin konumunu daha da güçlendiriyor. Türkiye ise Asya ve Orta Doğu’ya açılan bir köprü rolü üstlenerek Avrupa’nın küresel bağlantılılık konumuna katkı sağlıyor.

Haber Detay

Küreselleşme 2022’den bu yana sağlamlığını koruyor

Rapor, küreselleşmeyi yüzde 0’dan (sınır ötesi akış yok) yüzde 100’e (sınırların ve mesafenin hiçbir etkisi yok) kadar bir ölçekte takip ediyor. Bu doğrultuda global küreselleşme seviyesi 2025 yılında, 2022’deki rekor seviyeye paralel olarak yüzde 25 oldu.

DHL Express CEO’su John Pearson, “Küreselleşme, direnmeye devam ediyor ve sadece bu bile ne kadar değerli olduğunun göstergesi. Yoksulluktan iklim değişikliğine kadar dünyanın en büyük sorunları ancak küresel düşünme yoluyla çözülebilir. DHL Küresel Bağlantılılık Raporu, ülkelerin ve şirketlerin ulusal sınırların arkasına çekilmediğini gösteriyor, bu iyi bir haber. DHL, pazarları, işletmeleri ve insanları birbirine bağlayarak belirsiz zamanlarda bile uyum sağlayabilmeleri, çeşitlenebilmeleri ve yeni fırsatlar yakalayabilmeleri için küresel bağları güçlendiriyor” dedi.

DHL Express Avrupa CEO’su Mike Parra, “Avrupa, bu küresel ağda kilit bir rol oynuyor. Bölge, dünyanın herhangi bir bölgesine kıyasla en geniş küresel etki alanlarından birini derin ekonomik entegrasyonla birleştiriyor. Bu benzersiz konum, Avrupalı şirketlerin rekabetçi kalmasını, dayanıklılığını korumasını ve dünyanın her bölgesindeki büyüme fırsatlarıyla bağlantıda kalmasını sağlıyor. DHL olarak biz de bu bağlantıyı, sektördeki en güvenilir ve en esnek uluslararası ekspres ağıyla desteklemeye kararlıyız” dedi.

2025’teki yüzde 25lik küreselleşme seviyesi, dünyanın tam anlamıyla küreselleşmekten ne kadar uzak olduğunun da altını çiziyor. Birçok alanda, politika kısıtlamaları olmasa uluslararası akışların daha da artabileceği belirtiliyor.

Yapay zekânın yükselişi ve gümrük vergisi artışlarını aşma yarışı 2025’te ticareti artırdı

Küresel ticaret 2025 yılında, dalgalı Covid-19 dönemi hariç, 2017’den bu yana herhangi bir yıldan daha hızlı büyüdü. ABD’li ithalatçılar tarife artışları öncesinde yılın başlarında sevkiyatları hızlandırdı. ABD’nin ithalatı önceki yıl seviyelerinin altına düştü, ancak Çin’in ABD dışındaki pazarlara ihracatındaki artış küresel ticaret hacimlerinin korunmasına yardımcı oldu. Ülkeler ve şirketler yapay zekâ altyapısı kurmak için yarışırken, yapay zekâ ile ilgili malların ticareti de arttı. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) rakamlarına göre, yapay zekâ ile ilgili ürünler 2025’in ilk üç çeyreğinde mal ticaretindeki büyümenin yüzde 42’sini oluşturdu.

Ticarette son durum: yüksek gümrük vergilerine rağmen büyüme devam ediyor

İleriye bakıldığında, ABD’nin son gümrük vergisi artışlarının 2026’da ticaret büyümesini mütevazı bir şekilde yavaşlatması, ancak durdurmaması bekleniyor. Küresel mal ticaretinin 2029 yılına kadar, geçtiğimiz on yıla paralel olarak yılda ortalama yüzde 2,6 oranında genişleyeceği öngörülüyor.

ABD’nin tarife artışlarına rağmen ticaretin büyümeye devam etmesinin bir nedeni, ABD’nin ticaretin büyük bir kısmına dahil edilmemesi. 2025 yılında ithalatın yüzde 13’ü ABD’ye yapılırken, ihracatın yüzde 9’u ABD’den yapıldı. Ayrıca birçok ülke alternatif pazarlara erişim sağlamak için yeni ticaret anlaşmaları gerçekleştirmeye çalışıyor.

Bilgi akışları engellerle karşılaşıyor, insan akışları yeni zirvelere ulaşıyor

Rapor, ticaretin ötesinde diğer uluslararası akışlarda da farklılaşan eğilimler tespit ediyor:

Sermaye: Yatırımların yabancı piyasalardan iç piyasalara doğru geniş çaplı bir kayma göstermediği görülüyor. Çok uluslu şirketler, yurt dışı satışlarında hala rekorlara yakın paylar elde ediyor. Açıklanan sıfırdan yabancı doğrudan yatırımlar (YDY) 2025 yılında düşerken, toplam YDY akışları arttı ve sınır ötesi birleşme ve satın alma faaliyetleri güçlü kalmayı sürdürdü.

Bilgi: Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca, en büyük küreselleşme kazanımları bilgi akışları sayesinde elde edildi. 2021’den bu yana büyüme yavaşladı ve daha değişken hale geldi. Jeopolitik gerilimler ve veri akışına getirilen kısıtlamalar artık bilginin küreselleşmesini önemli ölçüde sınırlıyor olabilir.

İnsanlar: Covid-19 döneminde sert şekilde düşen insan hareketliliği tamamen iyileşti. Son veriler uluslararası seyahat, öğrenci hareketliliği ve göçün rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor.

Singapur ülke sıralamasında lider, bölgeler arasında Avrupa ise birinci sırada

Raporun ülke sıralamasında Singapur yine dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olarak yer alırken, onu Lüksemburg ve Hollanda takip ediyor. Bölgesel sıralamada Avrupa en küreselleşmiş bölge olurken, onu Kuzey Amerika ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika takip ediyor. Birleşik Krallık, küresel akışların en geniş coğrafyaya yayıldığı ülke olarak öne çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri 2001 yılından bu yana küreselleşmede en büyük artışı kaydeden ülke oldu.

ABD-Çin gerilimi küresel akışların sadece küçük bir kısmını etkiliyor

Rapor ayrıca dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki bağların zayıflamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak bu bağlar küresel perspektifte şaşırtıcı derecede küçük. Örneğin, ABD ile Çin arasındaki ticaret 2015’te zirve yaptığında dünya ticaretinin yüzde 3,6’sını oluştururken, 2024’te yüzde 2,7’ye ve 2025’in ilk üç çeyreğinde sadece yüzde 2,0’a geriledi. Uluslararası ticari yatırımlardaki ABD-Çin payı 2025’te yüzde 1’den az olmasıyla daha da düştü.

Rakip ülkelere bölünme yok

ABD ve Çin ayrışırken bile, çoğu ülke uzun süreli ortaklarıyla ilişki kurmaya devam ediyor. Son on yılda küresel mal ticaretinin, sıfırdan doğrudan yatırımların ve sınır ötesi birleşme ve satın almaların sadece yüzde 4-6’sı jeopolitik rakiplerden uzaklaştı. Bu akışların çoğu yakın müttefiklere değil, Hindistan ve Vietnam gibi esnek jeopolitik konumlara sahip ülkelere yöneldi. Genel olarak, dünya ekonomisi rakipler arasında geniş bir bölünmeden uzak.

NYU Stern Yönetimin Geleceği Merkezi DHL Küreselleşme Girişimi Direktörü Prof. Steven A. Altman, “Küreselleşmeyi çevreleyen siyaset ve politika, ülkeler arasındaki gerçek akışlardan çok daha değişken. Küresel ticaret kalıpları 2025 yılında normal bir yılda olduğundan daha fazla ancak; Ukrayna’daki savaşın ilk aşamaları gibi yakın zamandaki diğer aksaklıklar sırasında olduğundan daha az değişti. Sağlıklı karar vermek için küresel iş ilişkilerinin gerçekten ne kadar değiştiğini göz önünde bulunduran bir bakış açısı gerekiyor. Küreselleşmeye yönelik riskler gerçek, ancak küresel akışların dayanıklılığı da öyle” dedi.

Ticarete konu mallar ve sıfırdan doğrudan yabancı yatırımlar rekor mesafelere ulaştı

Jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri endişeleri, küreselleşmeden bölgeselleşmeye doğru bir kayma beklentisine yol açtı. Ancak 2025 yılında, ticareti yapılan mallar kayıtlardaki en uzun ortalama mesafeyi kat etti (5.010 kilometre). Sıfırdan DYY projeleri için ortalama mesafe de yeni bir zirveye (6.250 kilometre) yükseldi. Diğer uluslararası akışların çoğu daha uzun mesafelere yayılıyor ve daha uzun mesafeler daha az bölgeselleşmeye işaret ediyor. Küresel ticaretten bölgesel ticarete doğru geniş çaplı bir geçiş olacağı yönündeki tahminler henüz gerçekleşmiş değil.

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu

2011’den bu yana düzenli olarak yayınlanan DHL Küresel Bağlantılılık Raporu, 14 tür uluslararası ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışını analiz ederek küreselleşme hakkında güvenilir bilgiler sağlıyor. 2026 versiyonu 9 milyondan fazla veri noktasına dayanıyor. Küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 99,6’sını ve dünya nüfusunun yüzde 99,0’unu oluşturan 180 ülkenin bağlantılılığını sıralıyor. Tek sayfalık 180 ülke profilinden oluşan bir set, her ülkenin küreselleşme modelini özetliyor.

Rapor, DHL tarafından hazırlatıldı ve New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi’nden Steven A. Altman ve Caroline R. Bastian tarafından kaleme alındı.

DHL – Dünyanın lojistik şirketi

DHL Group, dünyanın lider lojistik şirketidir. Grup, insanları ve pazarları birbirine bağlar ve küresel ticareti kolaylaştırır. Dünya genelinde müşteriler, çalışanlar, yatırımcılar ve yeşil lojistik alanında ilk tercih olmayı hedefler. Bu doğrultuda DHL Group, kârlı ana lojistik faaliyetleri ve grup büyüme girişimlerinde sürdürülebilir büyümeyi hızlandırmaya odaklanır. Sürdürülebilir iş uygulamaları, kurumsal vatandaşlık ve çevresel faaliyetler aracılığıyla dünyaya katkı sağlayan DHL Group, 2050 yılına kadar lojistikte net sıfır emisyon hedefliyor.

DHL Group, iki güçlü markaya ev sahipliği yapıyor: DHL; kargo, ekspres, yük taşımacılığı, tedarik zinciri yönetimi hizmetleri ile e-ticaret lojistik çözümleri sunar. Deutsche Post ise Avrupa’nın en büyük posta hizmeti sağlayıcısı ve Alman posta pazarının lideridir. DHL Group, dünya genelinde 220’den fazla ülke ve bölgede yaklaşık 584.000 çalışan istihdam ediyor. Grup, 2025 yılında yaklaşık 82,9 milyar Euro gelir elde etti.

NYU Stern School of Business Hakkında

Greenwich Village’ın kalbinde yer alan ve adını aldığı şehre derinden bağlı olan New York Üniversitesi Stern School of Business, Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen yönetim eğitimi okullarından ve araştırma merkezlerinden biridir. NYU Stern, dünyanın iş başkentlerinden birinin dinamizmi ve derin kaynakları ile zenginleştirilmiş lisansüstü, lisans ve yönetici düzeylerinde geniş bir dönüşüm programları portföyü sunmaktadır. NYU Stern, üyelerine hızla dönüşen bir dünyada değişimi kucaklamaları ve değişime öncülük etmeleri için ilham veren bir topluluktur.

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.