Türkiye’de Kasım ayında düzenlenecek COP31 öncesinde yapılan buluşmalar çerçevesinde Yeşil İş Platformu’nun düzenlediği COP31’e Doğru Sürdürülebilirlik Konferanslarının ilk oturumu 8 Nisan’da gerçekleşti. Ahşap bazlı panel sektörünün lideri Kastamonu Entegre’nin Tedarik Zincirinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Halim Sırçancı konuşmasında, “Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla kereste atığı, palet, talaş, mobilya atıkları ve benzeri kaynakları temizleyerek üretim süreçlerimize entegre ediyoruz. Belirli ürün gruplarında atık kullanım oranını kademeli olarak yüzde 100 seviyesine çıkarmak ve bu sayede hem maliyet avantajı sağlamak hem de çevresel etkimizi azaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
COP31 Öncesi Sürdürülebilirlik Çalışmaları
Türkiye’nin küresel iklim alanındaki çalışmalarını güçlendirecek COP31 öncesinde çeşitli seminerler ve toplantılar organize ediliyor. Bu kapsamda Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen COP31’e Doğru Sürdürülebilirlik Konferanslarının ilk oturumu, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük MDF ve yonga levha üreticisi Kastamonu Entegre oturum sponsorluğunda 8 Nisan’da Gebze’de gerçekleşti. Oturumda konuşmacı olarak yer alan Halim Sırçancı, şirketin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ve hedeflerini paylaştı.

Atık Yönetimi ve Sürdürülebilirlik
Sürdürülebilirliğin kırılma noktasının üretimde mi tedarik zincirinde mi olduğu konusunun konuşulduğu oturumda atık yönetiminin artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olmadığının, sektörün geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir alan haline geldiğini vurgulayan Halim Sırçancı, “Kastamonu Entegre olarak ‘Doğadan Hayata Köprü’ mottomuz ile sürdürülebilirlik çalışmalarımıza devam ediyor, her gün bu motto ile daha fazla ne yapabiliriz konusu üzerine çalışıyoruz. Şirket olarak atıkları bir yük olarak değil, sistem doğru kurulduğunda ve işlediğinde değer üreten bir kaynak olarak görüyoruz ve bu doğrultuda üretimimizin yaklaşık üçte birini geri kazanılmış sanayi atıklarından karşılıyoruz. İtalya’da bulunan fabrikamızda kurduğumuz sistem sayesinde atığın ekonomik değere dönüştüğü bir modele evrildiğini gördük. Türkiye’de de buna benzer bir ekosistemi hayata geçirebilecek güçlü bir potansiyelimiz var. Burada belirleyici olan bütüncül ve doğru kurgulanmış bir sistem yapısı olacaktır. Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla kereste atığı, palet, talaş, mobilya atıkları ve benzeri kaynakları temizleyerek üretim süreçlerimize entegre ediyoruz. Belirli ürün gruplarında atık kullanım oranını kademeli olarak yüzde 100 seviyesine çıkarmak ve bu sayede hem maliyet avantajı sağlamak hem de çevresel etkimizi azaltmayı hedefliyoruz.” dedi.
Güçlü Bir Ekosistem ve İş Birliği Gerekliliği
Teknolojiye, insana ve AR-GE’ye yatırım yaparak üretim altyapılarını sürekli geliştirdiklerini ifade eden Halim Sırçancı, “Dönüşüm yalnızca şirketlerin kendi çabasıyla gerçekleştirebileceği bir süreç değil; tedarikçiden müşteriye, lojistikten üretime kadar tüm paydaşların dahil olduğu güçlü bir ekosistem kurmak gerekiyor. Yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve merkezi idarenin desteğiyle doğru mevzuat düzenlemeleri hayata geçirildiğinde atıkların ekonomiye kazandırılması mümkün olacaktır. Bu da hem sektörümüz hem de ülke ekonomimiz açısından önemli bir fırsat sunuyor” dedi.
Sürdürülebilir Büyüme ve Rekabet Gücü
Artan maliyetlerin sektörün rekabet gücünü doğrudan etkilediğine değinen Halim Sırçancı, kaynak verimliliği ve geri kazanımın stratejik bir avantaj sağladığını ve sürdürülebilir büyüme için ihracatın önemli bir denge unsuru olduğunu vurguladı. Sırçancı, şirket olarak kısa vadeli düşünmediklerini, 50-60 yıl çalışacak tesisler inşa ettiklerini, büyük resme odaklandıklarını ve bu nedenle sürdürülebilirliğin ve etkin kaynak yönetiminin şirketin tüm yatırımlarının ve kararlarının merkezinde yer aldığının altını çizdi.
Kastamonu Entegre Hakkında
Dünya çapında 67 şirketi ve 20 binden fazla çalışanıyla 6 sektörde faaliyetlerini sürdüren Hayat Holding’in ağaç grubu şirketi olan Kastamonu Entegre, yarım asrı aşkın tecrübesiyle bugün sektöründe dünyanın en büyük üreticileri arasındadır.
Yüzde yüz yerli sermayeyle Kastamonu’da üretime başlayan şirket, bugün yurt içinde Kastamonu, Gebze, Balıkesir, Samsun ve Adana olmak üzere 5 lokasyonda üretim yapmaktadır. Sektöründe yurt dışına yatırım yapan ilk şirket olan Kastamonu Entegre, Romanya, Bulgaristan, Bosna Hersek, Rusya, İtalya olmak üzere Türkiye dışında 5 ülkede bulunan yatırımlarıyla global bir markaya dönüşmüştür. Şirketin ABD’de de odun yongası tedarik ve lojistik süreçlerini yürüttüğü bir şirketi bulunmaktadır.
%30 pazar payı ile ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lider şirketi olan Kastamonu Entegre, 25 yılı aşkın süredir devam eden yurt dışı yatırımlarıyla MDF ve yonga levha ana ürün gruplarında Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi konumundadır. Şirket, dünya laminat parke üretiminin %8’ini tek başına karşılamaktadır. Kastamonu Entegre, altı kıtada 100 ülkeye yaptığı ihracatla sektöründe her yıl açık ara ihracat birincisi konumundadır.
Ahşap bazlı panel sektörünün global markası, 1,7 milyar dolarlık cirosu ve üretimdeki gücü, bilgisi ve tecrübesiyle, yurt içi ve yurt dışı üretim tesis ve ofislerinde yaklaşık 6.500 kişiye istihdam sağlamaktadır.
Sürdürülebilirliği işinin merkezine entegre eden şirket, “Doğadan hayata köprü olma” misyonuyla daha yaşanılabilir bir dünya için çalışmalarını sürdürmektedir.
Türkiye ahşap bazlı panel sektörünün ilk sürdürülebilirlik raporunu hazırlayan Kastamonu Entegre, Teknopark İstanbul’daki Ar-Ge merkezinde ürün ve süreç geliştirme, verimlilik artırma, etkin kaynak kullanımı ve ileri malzeme teknolojileri üzerine çalışmalar yürütmektedir.

Yorumlar kapalı.