1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Jeopolitik Riskle Mücadelede Kritik Tavsiyeler

Jeopolitik Riskle Mücadelede Kritik Tavsiyeler

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, şirketlerin yurtdışı yatırımlarında jeopolitik riskleri nasıl yönetmesi gerektiğini değerlendirdi.

Yurtdışı Yatırımlarda Jeopolitik Risk Yönetimi

Murat Çiftçi, yatırım kararı verilirken sadece ülkenin bugünkü görünümüne değil, şoklara ne kadar dayanıklı olduğuna bakılması gerektiğini vurguladı. Şirketlerin öncelikle hukuki yapıyı güçlendirmesi, yatırım aracını doğru ülkede ve doğru sözleşme mimarisiyle kurması gerekiyor. Ayrıca uluslararası tahkim güvenceleri değerlendirilerek, yerel ortak seçiminde titiz davranılmalı. Tek ülke, tek tedarikçi ve tek rota bağımlılığı azaltılmalı. Paydaş haritalaması, kriz senaryosu çalışmaları, alternatif tedarik rotaları, yerel regülasyon takibi ve güçlü uyum mekanizmaları öne çıkmalı.

Dünyada yaşanan gelişmeler, jeopolitik risklerin yatırım kararları üzerindeki etkisini artırdı. Artık jeopolitik risk, yatırımın fizibilitesini belirleyen ana unsurlardan biri haline geldi. Murat Çiftçi, yatırımcıların artık yaptırım riski, ticaret korumacılığı, ödeme-transfer kısıtları, enerji arz güvenliği, lojistik koridorlar ve siyasi istikrarı da değerlendirdiğine dikkat çekti.

Dolaylı Etkiler ve Teminat Tasarımı

Klasik poliçelerin artık tek başına yeterli olmadığını belirten Çiftçi, siyasi risk, politik şiddet, savaş riski, tedarik zinciri kırılması, iş kesintisi, ticaretin aksaması ve kredi riskine yakın hibrit yapıların daha fazla öne çıktığını söyledi. Çok uluslu şirketlerde bir ülkedeki politik olayın başka bir ülkedeki üretimi veya teslimatı etkilediği için sigortanın bu zincirleme etkiyi karşılamaya yönelik geliştiğini ifade etti.

Lloyd’s ve uluslararası broker raporları, jeopolitik çatışmaların doğrudan fiziksel hasarın yanı sıra tedarik ve operasyon sürekliliği üzerindeki dolaylı etkileri de teminat tasarımının merkezine taşıdığını gösteriyor.

Siyasi Risk Sigortası ve Kapsamı

Murat Çiftçi, siyasi risk sigortasının özellikle yabancı ülkelerde uzun vadeli sermaye bağlanan, kamu otoritesiyle ilişki içeren, lisans/izin bağımlılığı bulunan veya gelir akışı devlet kararlarından etkilenebilen yatırımlarda kritik olduğunu belirtti. Enerji, altyapı, lojistik, finans, telekom ve büyük üretim yatırımları bu açıdan öne çıkıyor.

Temel kapsam başlıkları arasında kamulaştırma, sözleşme ihlali, savaş ve iç karışıklık, transfer kısıtı ve yerel paranın dövize çevrilememesi gibi riskler bulunuyor. Dünya Bankası Grubu’na bağlı Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) da bu riskleri benzer şekilde sıralıyor.

Reasürans Piyasasındaki Durum

Reasürans tarafında durumun tamamen “iştah kaybı” olmadığını belirten Çiftçi, daha seçici, veri odaklı ve şartlı bir iştahın söz konusu olduğunu söyledi. Kapasitenin bazı alanlarda hala güçlü olduğunu ancak fiyatlama, muafiyet, alt limit, özel kloz ve bölge bazlı istisna yönetiminin daha hassas hale geldiğini ifade etti.

Özellikle siyasi şiddet, savaş, kritik altyapı, deniz ticareti ve enerji nakil hatlarına bağlı risklerde underwriting daha ayrıntılı yapılıyor. 2025-2026 piyasa raporları, sermayenin güçlü kaldığını ancak jeopolitik belirsizlik nedeniyle reasürörlerin risk seçimini daha disiplinli yürüttüğünü gösteriyor.

Yatırım Kararlarında Yeni Parametreler

Çiftçi, artık yatırım kararlarında sadece ülke gündeminin değil, şoklara dayanıklılığın da önemli olduğunu belirtti. Öncelikli parametreler arasında ülke riski, yaptırım olasılığı, yerel hukuk sistemi, sözleşme uygulanabilirliği, döviz transferi serbestisi, tedarik zinciri yoğunlaşması, enerji arz güvenliği, kritik altyapı dayanıklılığı, siber güvenlik, yerel ortak profili ve siyasi geçiş riskleri bulunuyor.

Sektöre göre ağırlık değişiyor. Enerjide kaynak ve iletim güvenliği, altyapıda kamu otoritesiyle sözleşme ilişkisi, teknolojide veri egemenliği ve ihracat kısıtları daha belirleyici hale geliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da enerji güvenliğinin jeopolitik riskler, siber saldırılar, tedarik zinciri aksaklıkları ve aşırı hava olaylarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.

Uluslararası Sigorta Piyasalarında Tercih Edilen Stratejiler

Çiftçi, en çok tercih edilen stratejinin tek bir poliçeye yüklenmek yerine katmanlı koruma yapısı kurmak olduğunu söyledi. Bu yapıda siyasi risk sigortası, politik şiddet/terör, savaş riski, contingent business interruption, trade credit, marine war ve gerektiğinde sözleşme kırılması veya alıcı tarafın ödeme yapamama riskini kapsayan çözümler yer alıyor.

Şirketler programlarını bölge bazlı ayırıyor, kritik tedarikçilere bağlı etkilenme düzeyini haritalıyor ve poliçelerin hasar tetikleyicilerini senaryo bazlı test ediyor. Piyasadaki eğilim, korumayı “hasar sonrası ödeme” mantığından çıkarıp bilanço dayanıklılığı ve iş sürekliliği mantığına taşımak yönünde. Lloyd’s raporları da bu senaryo-temelli yaklaşımın giderek standartlaştığını gösteriyor.

Jeopolitik Riskte Sigortanın Rolü

Murat Çiftçi, sigortayı tek çözüm olarak görmemek gerektiğini belirtti. Şirketlerin ticaret belirsizliği ve jeopolitik kırılganlıklara karşı sigorta çözümleri ile eş zamanlı olarak tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi, yedekleme planı oluşturması ve operasyonel esnekliklerini artırması gerekiyor.

Hukuki yapıyı güçlendirmek, yatırım aracını doğru ülkede ve doğru sözleşme mimarisiyle kurmak, uluslararası tahkim güvencelerini değerlendirmek ve yerel ortak seçiminde titiz davranmak önem taşıyor. Tek ülke, tek tedarikçi ve tek rota bağımlılığı azaltılmalı. Paydaş haritalaması, kriz senaryosu çalışmaları, alternatif tedarik rotaları, yerel regülasyon takibi ve güçlü uyum mekanizmaları yapılmalı.

2026 ve Sonrası Jeopolitik Trendler

Çiftçi, 2026 ve sonrasında sigorta ürünlerinin daha modüler, parametrik ve senaryo odaklı hale geleceğini söyledi. Enerji koridorları üzerindeki baskı, ticaret bloklaşması, kritik mineraller ve teknoloji tedariki üzerindeki rekabet, siber tehditler ve iklim-jeopolitik etkileşimin birlikte çalışacağı öngörülüyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 raporu da jeopolitik şoklar, teknoloji kırılmaları ve iklim istikrarsızlığının birlikte hareket ettiği daha kompleks bir risk evrenine işaret ediyor. Sigorta sektörü de daha esnek, veriyle desteklenen ve sektör-ülke bazında özelleştirilmiş çözümlere yöneliyor.

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.