Risk sermayesi ve insan sermayesi alanlarında global deneyimi ve yerel çözümleriyle 120’den fazla ülkede faaliyet gösteren Aon’un 2026 İnsan Kaynakları Trendleri Araştırması, iş dünyasında teknoloji yatırımlarının hızla arttığını ancak insan dönüşümünün aynı hızda ilerlemediğini ortaya koyuyor.
Kasım 2025 – Ocak 2026 döneminde 62 farklı coğrafyada gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye’den 62 katılımcı dahil oldu. Araştırmaya göre şirketlerin %73’ü yapay zekayı devreye aldı, ancak çalışanlarını bu dönüşüme hazırlayan şirketlerin oranı sadece %18 seviyesinde kaldı.
Araştırma, yapay zeka çağında rekabet avantajının yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, çalışan deneyimi, liderlik dönüşümü ve güven duygusunu güçlendiren şirketlerle şekilleneceğine işaret ediyor.
Araştırmanın Kapsamı ve Temel Bulgular
Aon, Human Capital Trends Study araştırmasını yayımladı. Dünya genelinde 62 farklı coğrafyadan 2.361 yönetim kurulu üyesi, üst düzey yönetici ve insan kaynakları liderinin katılımıyla hazırlanan araştırmaya Türkiye’den 62 katılımcı dahil oldu. İş dünyasının gündemini çalışan deneyimi, ücret şeffaflığı ve yapay zeka belirliyor.
Kasım 2025 – Ocak 2026 döneminde gerçekleştirilen araştırma, iş dünyasında yapay zeka yatırımlarının hızlandığını ancak çalışanların bu dönüşüme hazırlanmasında ciddi bir boşluk olduğunu ortaya koydu.
Şirketlerin %73’ü yapay zekayı devreye aldı veya pilot uygulamalar yürütüyor. Ancak çalışanlarını yapay zeka odaklı yetkinlik programlarına dahil eden şirketlerin oranı sadece %18 seviyesinde. İşverenlerin %80’i yapay zekâ yatırımlarındaki temel hedefin rutin işleri otomatikleştirmek olduğunu belirtirken, çalışanların yeniden yetkinlik kazanmasını önceliklendiren şirketlerin oranı %35 seviyesinde bulunuyor.
Çalışan Deneyimi ve Algı Farkı
Araştırma, çalışanlarla işverenler arasında çalışan deneyimi konusunda dikkat çekici bir algı farkı olduğunu gösteriyor. Çalışanların %72’si yüksek stres altında çalıştığını belirtirken, işverenlerin %84’ü mevcut çalışan deneyimi stratejilerinin yeterli olduğunu düşünüyor.
İş Dünyasında Yeni Dönemin Anahtarı: Adaptasyon ve Dijital Yetkinlikler
Araştırma, şirketlerin yalnızca teknoloji yatırımlarına değil; liderlik dönüşümü, çalışan deneyimi ve organizasyonel dayanıklılık alanlarına da odaklanması gerektiğini vurguluyor. Şirketlerin %39’u devam eden ekonomik dalgalanmalar nedeniyle birleşme ve satın alma süreçlerini değerlendiriyor veya aktif olarak yürütüyor.
Önümüzdeki üç yıl içinde organizasyonel başarı açısından en kritik yetkinlikler “adaptasyon ve değişim yönetimi”, “liderlik ve insan yönetimi” ile “dijital okuryazarlık ve teknoloji adaptasyonu” olarak öne çıkıyor.
Rekabet Avantajını İnsan Odağını Güçlendiren Şirketler Elde Edecek
Aon Türkiye Sağlık, Yan Haklar ve Bireysel Emeklilik Çözümlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Yalçın, değerlendirmesinde şunları söyledi: “Şirketler yapay zekâyı hızla iş süreçlerine entegre ediyor ancak dönüşümün sürdürülebilirliği, çalışanların bu sürece ne kadar hazır olduğuyla doğrudan bağlantılı. Araştırma sonuçları; organizasyonların teknoloji yatırımlarında güçlü bir ivme yakaladığını, yetkinlik gelişimi, liderlik dönüşümü ve çalışan deneyimi tarafında ise daha kapsamlı aksiyon ihtiyacı bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde rekabet avantajı yaratacak şirketler, insan odağını güçlendiren ve değişime uyum kapasitesini artıran kurumlar olacak.”
Çalışanların %72’si Yüksek Stres Altında
Araştırma, çalışan deneyimi tarafında işverenlerle çalışanlar arasında dikkat çekici bir algı farkı olduğunu ortaya koyuyor. Çalışanların yalnızca %21’i duygusal iyi oluş desteği aldığını belirtirken, işverenlerin %84’ü mevcut stratejilerinin çalışan ihtiyaçlarını karşıladığına inanıyor. Buna karşın çalışanların %72’si iş hayatında yüksek stres seviyesi yaşadığını ifade ediyor.
Çalışan Değer Önerisini Güçlendiren Şirketler Fark Yaratıyor
Araştırma, birçok organizasyonun veri kullanımında ve çalışan değer önerilerini net şekilde tanımlamada yetersiz kaldığını gösteriyor. Organizasyonların yalnızca %38’i yüksek seviyede İK veri olgunluğuna sahip olduğunu belirtirken, çalışan değer önerilerinin net şekilde tanımlandığını ve çalışanlar tarafından iyi anlaşıldığını ifade eden şirketlerin oranı %19 seviyesinde kalıyor.
Çalışan değer önerisi güçlü şirketlerin önemli ölçüde fark yarattığı görülüyor. Bu organizasyonların %49’u liderlerinin çalışan refahına bağlılığını “güçlü ve görünür” olarak değerlendiriyor. Aynı şirketler, kadınların emeklilik tasarruf açığını azaltmaya yönelik uygulamalarda 21 puan daha yüksek performans gösterirken, çalışan yan haklarını kişiselleştirme konusunda da 20 puan daha güçlü bir yaklaşım sergiliyor.
Çalışanların %81’i Ücret Şeffaflığı İstiyor
Araştırma, ücret şeffaflığı ve fırsat eşitliği alanlarında da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Çalışanların %81’i ücret şeffaflığını önemli veya çok önemli bulurken, organizasyonların yalnızca %19’u bu alandaki uygulamalarını güçlü ve sistematik olarak değerlendiriyor.
Türkiye, %37 ile ücret şeffaflığı uygulamalarında en yüksek olgunluk oranına sahip ülkeler arasında yer alıyor.
Öte yandan işverenlerin %84’ü kadın ve erkek çalışanlara eşit işe eşit ücret sunduğunu belirtse de kariyer gelişimi ve terfi fırsatlarında eşitliği destekleyen politikalara sahip şirketlerin oranı yalnızca %14 seviyesinde kalıyor. Benzer şekilde işverenlerin %85’i kadın sağlığının desteklenmesi gerektiğini düşünürken, çalışanların yalnızca %12’si bu desteği aldığını ifade ediyor.
Araştırma ayrıca organizasyonların yalnızca %28’i tam kapsamlı yapay zeka yönetişim mekanizmalarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Küresel ölçekte İrlanda %71 ile yapay zekayı en yüksek seviyede devreye alan ülke olurken, Malezya %21 ile en düşük oranlardan birine sahip ülkeler arasında yer alıyor.
2026 İnsan Kaynakları Trendleri Araştırması, şirketlerin teknoloji yatırımlarını hızlandırdığı ancak sürdürülebilir başarı için insan dönüşümüne, çalışan deneyimine ve liderlik kapasitesine daha fazla yatırım yapması gereken yeni bir döneme işaret ediyor.
Aon Hakkında
Risk Sermayesi ve İnsan Sermayesi alanlarında global uzmanlığını yerel içgörülerle bir araya getiren Aon plc (NYSE: AON), müşterilerinin daha sağlıklı ve stratejik kararlar almasına destek olur. Veri odaklı yaklaşımı, güçlü analitik altyapısı ve entegre danışmanlık yetkinliğiyle 120’den fazla ülkede faaliyet gösteren Aon; şirketlerin risklerini daha iyi yönetmelerine, çalışan deneyimini güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini desteklemelerine katkı sağlar.


Yorumlar kapalı.