1. Haberler
  2. Genel
  3. Çevre İçin Zaman Daralıyor

Çevre İçin Zaman Daralıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, her yıl düzenlediği Betûl Mardin Seminerleri ile iletişim alanındaki güncel tartışmaları farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alarak sektörün önde gelen isimlerini öğrencilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu yıl “Görünmeyeni Yönetmek: Atık, Çevre ve İnsan” temasıyla 17’ncisi gerçekleştirilen seminerde, atık yönetimine ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri çok yönlü bir yaklaşımla ele alındı.

Seminerin Açılış Konuşması ve Teması

Seminerin açılış konuşmasını yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan, çevre ve atık yönetimi konusunun önemine dikkat çekti. Seminer için seçilen “üç maymun” amblemini anlamlı bir gönderme olarak değerlendiren Prof. Dr. Yazgan, “Atık yönetimi ve çevre konusu son derece önemli bir konu. Maalesef bu konudaki sorunları öteleyerek idare edebileceğimizi düşünüyoruz ama sonuçta böyle olmuyor. Bu yüzden seminer için seçtiğiniz ‘üç maymun’ amblemi gerçekten çok anlamlı; artık üç maymunu oynamayı bırakmamız gerekiyor.” dedi.

Haber Detay

Atığın Çevresel ve İnsani Boyutları

BİLGİ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Itır Erhart, atığın yalnızca çevresel bir mesele olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Erhart, “Atık konusu aynı zamanda derin bir insani boyut taşıyor. Özellikle dezavantajlı toplulukları çok daha ağır biçimde etkilediğini farklı coğrafyalarda bizzat gözlemleme imkânı buldum. Bugün burada, görünmeyeni ve çoğu zaman konuşulmayanı birlikte düşünme ve tartışma imkânı bulacağımız için seminerin çok kıymetli olacağını düşünüyorum.” dedi.

BİLGİ Çevre, Enerji ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aydemir, çevre, atık yönetimi ve sürdürülebilirliği küresel “çoklu kriz” bağlamında değerlendirdi. Aydemir, “Bugün atık yönetimi ve sürdürülebilirlik üzerine konuşurken, çoklu krizlerin iç içe geçtiği bir dünyada yaşadığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Atık meselesi yalnızca çevresel değil; ekonomik, toplumsal ve insani boyutları olan küresel bir sorun. Bu krizler birbirini tetikleyerek etkisini artırıyor.” dedi.

Üretim ve Tüketim Alışkanlıklarının Dönüşümü

Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, doğanın yalnızca tüketim ve geri dönüşüm odaklı yaklaşımlarla değil, bütüncül bir ekosistem anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Bayram Akçapınar, “Karşı karşıya olduğumuz atık ve mikroplastik sorunu yalnızca çevresel değil; insan sağlığı ve ekosistem dengesiyle doğrudan ilişkili çok katmanlı bir krizdir. Çözüm ise yalnızca teknolojide değil, üretim ve tüketim alışkanlıklarımızın dönüşmesinde yatmaktadır.” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nezih Kamil Salihoğlu, döngüsel ekonomi ve atık yönetimini küresel ekonomi, sanayi dönüşümü ve tüketim alışkanlıkları çerçevesinde değerlendirdi. Prof. Dr. Salihoğlu, “Döngüsel ekonomi, atığın doğru yönetildiğinde bir kaynağa dönüşebileceğini gösteriyor. Üretim ve tüketim biçimlerimizi yeniden düşünmek gerekiyor. Sürdürülebilirlik ise artık yalnızca çevresel değil, ekonomik sistemler için de stratejik bir gereklilik.” dedi.

İnsanın Doğayla İlişkisi ve Tüketim Alışkanlıkları

CNN Türk Çevre Programları Yapımcısı ve Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu, insan merkezli üretim-tüketim sisteminin doğa üzerindeki baskısına dikkat çekti. İslamoğlu, “Ben çevreci değilim; ben doğa aktivistiyim çünkü odağı insan değil doğa olan bir yerden bakıyorum. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmediğimiz sürece ne enerji politikaları ne de teknolojik çözümler bu gidişatı durdurabilir. Doğanın bir sorunu yok; asıl sorun, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi her gün daha da tüketim odaklı hale getirmesidir.” diye konuştu.

Santralistanbul Kampüsü Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Çalışmaları

İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü İdari Amiri Erol Arslan, kampüste yürütülen sıfır atık ve sürdürülebilirlik çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Arslan, “Kampüste, yılda 8–9 ton atık yönetiyoruz. Kaynağında ayrıştırma yapıyor, toplanan atıkları belediyeye teslim ediyoruz. 2019’dan bu yana Çevre Bakanlığı’nın sistemine düzenli veri girişi sağlıyoruz. Ayrıca kompozit çalışmalarıyla elde ettiğimiz materyalleri bahçe ve toprak iyileştirmesinde kullanıyoruz. Ancak benim için en önemli konu, bu işin yalnızca bir uygulama değil, bir bilinç ve yaşam kültürü haline gelmesi; çünkü doğaya attığımız her parça aslında geleceğimizden eksilen bir parçadır.” ifadelerini kullandı.

Seminere Katılan Diğer Konuşmacılar

Seminerde ayrıca İstanbul Okan Üniversitesi’nden Temiz Giysi Kampanyası Gönüllüsü Dr. Gizem Yücelen, Nükleersiz.org Koordinatörü Dr. Pınar Demircan, Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, TÜÇEM Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aynur Acar, Vodafone Türkiye Kamu Politikaları ve Kurumsal İlişkiler Direktörü İlker Aykurt ve Roots & Shoots Türkiye’den Aslıhan Niksarlı konuşmacı olarak yer aldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hakkında

İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosuyla Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla kurulmuştur. Bugün 20.000’in üzerinde öğrencisi ve 70.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır.

Üniversite; Hukuk, İletişim, İşletme, Mimarlık, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Uygulamalı Bilimler, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin yanı sıra Bilişim Teknolojisi Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulu, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Avrupa Birliği Enstitüsü ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü çatısı altında 150’yi aşkın önlisans, lisans ve lisansüstü program sunmaktadır.

Üniversitenin İstanbul’un merkezinde, santralistanbul, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampüsü bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye www.bilgi.edu.tr adresinden ulaşılabilir.

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.