1. Haberler
  2. Otomotiv
  3. Otomotivde Büyük Dönüşümün İzleri

Otomotivde Büyük Dönüşümün İzleri

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

EY Türkiye tarafından düzenlenen yuvarlak masa toplantısında otomotiv sektörünün önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Küresel trendlerden elektrikli araçlara, batarya teknolojilerinden, küresel ticaret politikalarına ve yapay zekâya kadar sektörün dönüşümünü şekillendiren başlıklar ele alındı. Toplantıda otomotiv sektöründe değişen iş modelleri, geleceğe yönelik riskler ve fırsatlar kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Toplantının İçeriği ve Katılımcılar

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY tarafından düzenlenen toplantıda, otomotiv sektörünün bugünü ve geleceği mercek altına alındı. EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları’nın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda sektördeki son gelişmeler strateji, mobilite, yapay zekâ ve vergi boyutları bütüncül bir perspektifle ele alındı.

Toplantıda görüşlerini paylaşanlar arasında EY-Parthenon Otomotiv Sektörü Şirket Ortağı Nikolaus Helbig, EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve Mobilite Sektör Lideri Arda Karaçelebi, EY-Parthenon Şirket Ortağı ve EY Türkiye Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Dolaylı Vergiler Lideri Sercan Bahadır, EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Direktörü ve Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir ve EY Türkiye Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı Ferzan Ülgen yer aldı.

Jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri dönüşümü, elektrifikasyon, küresel ticaret politikaları ve dijitalleşme gibi otomotiv sektörünü etkileyen kritik başlıklar interaktif şekilde ele alındı. Toplantı katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Otomotiv Sektöründe İş Modelleri Yeniden Şekilleniyor

Otomotiv sektöründeki küresel trendleri aktaran EY-Parthenon Otomotiv Sektörü Şirket Ortağı Nikolaus Helbig, sektörde derin ve kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Helbig, sektörü bekleyen en önemli başlıklardan birinin yeni rekabet dalgası olduğunu dile getirdi. Elektrikli araçlar ve teknolojik dönüşümle birlikte tüm iş modellerinin değiştiğini ifade etti.

Helbig, donanım ağırlıklı yapıdan yazılım odaklı yapıya geçildiğini vurguladı. İnovasyonun hız kazandığını, küresel standart ürün anlayışının yerini bölgesel ve kişiselleştirilmiş modellere bıraktığını söyledi.

Helbig’in değerlendirmesi şöyle:
“Otomotiv sektöründe tüm iş modelleri yeniden şekilleniyor. Bu, Ar-Ge süreçlerinde, organizasyon yapılarında ve ihtiyaç duyulan yetkinliklerde köklü bir değişim anlamına geliyor. Bu dönüşüm sürecinde yapay zekâ, batarya teknolojileri, yarı iletkenler ve bağlantı çözümleri dönüşümün temel itici güçleri arasında yer alıyor. Günümüzde rekabet avantajı, malzeme kalitesinden çok yazılım, veri ve otonom sürüş teknolojileri üzerinden şekilleniyor.”

Helbig sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Tarifeleri yönetebilirsiniz, tedarik zincirlerini yeniden tasarlayabilirsiniz, üretim ayak izinizi uyarlayabilirsiniz. Ancak tüm bunlar aynı anda gerçekleştiğinde ortaya çıkan tablo oldukça büyük ve karmaşık bir dönüşüm anlamına geliyor. Tüm alanları bir anda değiştirmek hem maliyetli hem de oldukça riskli olabileceği için bu dönüşümü karşılamak için neler yapılması gerektiği titizlikle değerlendirilmelidir. Ayrıca unutulmamalıdır ki, hayatta kalan en zeki ya da en güçlü olan değildir; en uyum sağlayabilen ve değişime en hızlı adapte olabilendir.”

Elektrikli Araçlar ve Batarya Teknolojileri

EY-Parthenon Şirket Ortağı ve EY Türkiye Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, elektrikli araçlar ve batarya teknolojilerine ilişkin güncel verileri paylaştı. Türkiye’de batarya ve enerji depolama alanında yatırımların hız kazandığını belirtti. Yerli ve yabancı firmaların üretim ve Ar-Ge planlarının elektrikli araç pazarının gelişimini destekleyeceğini ifade etti.

Çamlı, elektrikli araç pazarına ilişkin değerlendirmesinde şunları aktardı:

“EY Mobilite Tüketici Endeksi sonuçlarına göre, içten yanmalı motorlu araçlara yönelik ilgi yeniden güç kazanıyor. Ancak bu tablo, elektrikli araç dönüşümünün ivme kaybettiği anlamına gelmiyor. Endekse göre, otomobil tüketicilerinin %29’u menzil kaygısını, %28’i ise yetersiz şarj altyapısı ve yüksek batarya değişim maliyetlerini elektrikli araçlara geçişin önündeki temel engeller olarak görüyor. Şarj altyapısının hızla yaygınlaşması ve araç menzillerinin artması, tüketicilerin en temel kaygılarını önemli ölçüde azaltıyor. Batarya maliyetleri ve şarj kalitesi, satın alma kararlarında belirleyici unsurlar olmaya devam edecek. Önümüzdeki dönemde rekabet avantajı sağlayacak oyuncular, bu iki başlıkta değer sağlayan ve tüketici deneyimini bütüncül şekilde iyileştirenler olacak. Ayrıca tüketici beklentilerinin değişmesi ve teknolojideki hızlı gelişmeler, küresel çapta ikinci el pazarında fiyatların düşmesini tetikleyen bir konu olarak dikkat çekiyor.”

Tedarik Zinciri Yönetimi ve Dayanıklılık Stratejileri

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve Mobilite Sektör Lideri Arda Karaçelebi, tedarik zincirinin sorumluluk alanının son dönemde küreselleşme, dijitalleşme, pandemi ve sürdürülebilirlik gibi birçok etmene bağlı olarak giderek genişlediğini belirtti. Entegre tedarik zincirinin maliyet etkin çevik operasyonları mümkün kılmak için her zamankinden daha kritik hale geldiğini söyledi.

Karaçelebi, şunları aktardı:

“Günümüzde işletmeler manuel, maliyet optimizasyonu odaklı, doğrusal tedarik zincirlerinin olduğu geleneksel modellerden çok boyutlu düşünme yeteneği sunan, çevik, ağ tabanlı bir ekosisteme geçiş yapıyor. Gelecekte ise sektörü; karar ve süreç otomasyonu sunan, otonom ve döngüsel tedarik zinciri modelleri bekliyor. EY’ın CEO’lara yönelik gerçekleştirdiği araştırmaya göre; küresel çapta CEO’ların çoğunluğu, mevcut jeopolitik ve ekonomik belirsizliğin bir yıldan daha uzun süreceğini öngörüyor. Teknoloji, insan kaynağı ve tüm alanlarıyla optimize edilmiş tedarik zinciri dayanıklılığı kritik önem taşıyor. Bunu sağlamak için tedarik zincirlerine uçtan uca görünürlük, simülasyon ve risk izleme sistemlerinin entegre edilmesi, çok kanallı ve çevik operasyon ağlarının tasarlanması gerekiyor. Ayrıca alternatif tedarik kaynaklarının teminat altına alınması, dayanıklı bir operasyon modeli, iş gücü ve güvenilir bir tedarik zinciri modeli oluşturulması şart.”

Serbest Ticaret Anlaşmaları ve Türkiye’ye Etkileri

EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Dolaylı Vergiler Lideri Sercan Bahadır, Avrupa Birliği’nde “serbest ticaret anlaşmalarındaki gelişmeler ve ülkemize etkileri” başlıklı sunumunda şu bilgileri paylaştı:

“Avrupa Birliği, Made in Europe olarak adlandırılan önemli bir dönüşümün içinde. Türkiye’deki Yerli Malı Kanunu benzeri çalışmanın Avrupa Birliği versiyonu olarak bu yeni stratejinin ana hedeflerinden biri yerli üreticinin desteklenmesi. Türkiye’nin bu stratejiye dahil olma girişimleri mevcut. Ülke olarak ihracatımızın önemli bir bölümü Avrupa Birliği bölgesine yapıldığı için, Türkiye’nin bu stratejiye dahil olmaması durumunda ihracat alanında bazı sorunlar yaşanabilir. Özellikle otomotiv sektörü bundan oldukça etkilenecek.”

Otomotiv Sektöründe Yapay Zekâ: Kârlılık, Karbon ve Kod

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Direktörü ve Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir, sektörde rekabetin ve karar alma sistemlerinin değiştiğine değindi. Günümüzde yeni denklemin sadece araç üretmenin ötesinde enerji ve karbon yönetimi, yazılım geliştirme ve veri işleme üzerine kurulu olduğunu belirtti.

Pamir değerlendirmesinde şunları aktardı:

“Sektörde rekabet artık daha çok üretmekten değil, daha doğru ve daha hızlı karar vermekten geçiyor. Otomotiv sektörü; seri üretim, küreselleşme ve elektrifikasyon ile bugüne kadar üç büyük dönüşüm yaşadı. Şimdi 4’üncü dönüşümü yapay zekâ ile yaşıyor. Yapay zekâ sektörde maliyet, kalite ve enerjiyi hızla değiştirirken, en büyük etkisi yeni gelir kalemi değil, mevcut kârlılığı korumak ve artırmak oluyor. Yapay zekânın yanı sıra Türkiye otomotiv sektörünü rekabette öne çıkaracak iki önemli unsur daha var: Karbon ve ESG. Karbon yeni ticaret bariyeri olurken, ESG Türkiye’nin Avrupa Birliği otomotiv pazarına girişinde kritik önem taşıyor. Kod ise sektörün değerini yeniden tanımlıyor ve sektörün ürün ekonomisinden platform ekonomisine geçişini sağlıyor.”

Toplantı, EY Türkiye Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı Ferzan Ülgen’in gün boyunca ele alınan konuları özetlediği konuşmasıyla sona erdi.

EY Hakkında

Dünya çapında 150’den fazla ülkede danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi alanlarında çözümler sunan EY (Ernst & Young), sunduğu hizmet kalitesiyle finansal piyasalarda ve dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ekonomilerde güven oluşturulmasına katkı sağlıyor. Profesyonel ekipleri, uzun yıllara dayanan deneyimi, sahip olduğu teknoloji, veri ve altyapı sayesinde şirketlerin gelişmesine ve dönüşmesine destek oluyor.

Şirketler, çalışanlar ve toplum için uzun vadeli değer yaratmayı amaçlayan EY, aynı zamanda daha iyi bir çalışma dünyası oluşturmayı hedefliyor. Bağımsız denetim, güvence, danışmanlık, hukuk, kurumsal finansman, strateji, teknoloji ve vergi hizmetlerinin yanı sıra birçok sektörde iş dünyasının karşılaştığı finansal ve operasyonel verimsizliklere karşı yeni çözümler ve dönüşüm yolları bulmak adına en doğru soruları sorarak en doğru cevapları arıyor.

EY adı küresel bir organizasyonu temsil eder ve Ernst & Young Global Limited’in, her biri ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olan bir veya daha fazla üye firmasını temsil edebilir. Sınırlı sorumlu bir Birleşik Krallık şirketi olan Ernst & Young Global Limited müşteri hizmeti sunmamaktadır.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.