1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Tehlike Çanları Çalıyor: Böbrek Sağlığı İçin Acil Eylem

Tehlike Çanları Çalıyor: Böbrek Sağlığı İçin Acil Eylem

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle düzenlenen “Böbrek Sağlığının Güçlendirilmesi Çalıştayı”nda, Türkiye’deki kronik böbrek hastalığı (KBH) yüküne ve toplumdaki düşük farkındalık oranlarına dikkat çekilerek kapsamlı bir rapor hazırlandı. Raporda erken tanı, risk grubu taramaları, gıda düzenlemeleri ve eğitim müfredatına sağlık bilincinin entegre edilmesi gibi stratejik çözüm önerileri sunuluyor.

Kronik Böbrek Hastalığı ve Türkiye Gerçeği

Küresel ölçekte her 10 kişiden 1’ini etkileyen kronik böbrek hastalığı (KBH), erken evrelerde belirti vermeden ilerlediği için çoğu zaman geç fark ediliyor. Hastalık, bireylerin yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp aileleri ve sağlık sistemlerini de derinden etkiliyor. Araştırmalara göre dünya nüfusunun yüzde 10’dan fazlasını etkileyen bu hastalığın 2040 yılına kadar en sık ölüm nedenleri arasında beşinci sırada olması bekleniyor. Türkiye’de ise her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastalığı ile mücadele ediyor.

Haber Detay

Çalıştay ve Raporun Öne Çıkanları

Türkiye’de kronik böbrek hastalığının artan yüküne dikkat çekmek amacıyla TÜSEB tarafından düzenlenen “Küresel Hedeflerden Ulusal Eylemlere: Böbrek Sağlığının Güçlendirilmesi Çalıştayı”, TÜSEB Aziz Sancar Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirildi. AstraZeneca’nın koşulsuz desteğiyle yapılan çalıştayın raporu, KBH’nin “sessiz” ilerleyişini bir kez daha ortaya koydu.

Dünya genelinde KBH farkındalığının yaklaşık yüzde 10 olduğu belirtilirken, DIAKIT verilerine göre Türkiye’deki diyabetik böbrek hastalarında farkındalık oranı yüzde 9,4 seviyesinde. Erken evrelerde her 10 hastadan sadece 1’i hastalığının farkındayken, ileri evrelerde bu oran 4/10 seviyesinde kalıyor. Türkiye’de diyabet prevalansı yüzde 16,6, hipertansiyon prevalansı ise yüzde 32 seviyesinde. Ülkemizde tuz kullanımı OECD ortalamasının iki katı. DIAKIT verilerine göre erişkin diyabetik hastalar üzerinde yapılan kohort çalışmasında KBH prevalansı yüzde 25,1 olarak saptandı.

Böbrek Sağlığı Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar

Çalıştayda katılımcılar, böbrek sağlığı yönetiminin reaktif “hastalık tedavi edici” modelden, proaktif “sağlığı koruyucu” modele dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. KBH yükünün azaltılmasında koruyucu sağlık, erken tanı, güçlü birinci basamak sağlık hizmetleri, etkili dijital entegrasyon ve mevzuat/geri ödeme uyumunun birlikte ele alınması gerektiği belirtildi.

Programların sahada başarıyla uygulanabilmesi için uygulanabilir hedefler, ekip temelli çalışma ve sürekli izleme-değerlendirme temel başarı faktörleri olarak öne çıktı.

Böbrek Sağlığında Koruyucu Yaklaşımlar ve Öneriler

Raporda, hastalık yükünü kaynağında durdurmak için risk faktörleri oluşmadan müdahale edilmesini içeren temel korunma stratejileri önerildi:

Sağlıklı Yaşam Bilinci ve İş Birlikleri: Millî Eğitim Bakanlığı ile stratejik ortaklık kurularak böbrek sağlığı bilinci eğitim müfredatına entegre edilmeli. Çocukluk çağı obezitesiyle mücadele, tuz ve şeker tüketiminin azaltılması ile düzenli egzersiz eğitim politikası olarak ele alınmalı.

Gıda Endüstrisi ve Düzenlemeler: Tarım ve gıda sektörüyle koordinasyon sağlanarak işlenmiş gıdalardaki tuz ve şeker oranlarının azaltılması için yasal düzenlemeler uygulanmalı.

Toplumsal Farkındalık ve Sağlık Okuryazarlığı: Vatandaşın kendi sağlığı üzerindeki sorumluluğunu artıran, medyanın doğru bilgi yaydığı bir ekosistem kurulmalı. Toplumun böbrek sağlığı açısından gerekli sağlık hizmetlerine katılımını artırmak için nitelikli ve sürekli sağlık eğitimi faaliyetleri ile kitlesel iletişim araçları yoluyla duyuru ve etkinlikler planlanmalı, uygulanmalı ve etkileri değerlendirilmelidir.

Risk Odaklı Tarama: Diyabet ve hipertansiyon hastaları, obez bireyler, ailede kronik böbrek ve kalp damar hastalığı olanlar ile 65 yaş üzeri bireyler öncelikli risk grubudur. Bu gruplarda serum kreatinin ölçümü ile GFR (Glomerüler Filtrasyon Hızı) takibi ve idrarda albümin ve kreatinin ölçümü ile albümin-kreatinin oranı saptanması standart klinik protokol haline getirilmelidir.

Hastalık Yönetim Platformu (HYP) ve Dijital Entegrasyon: Aile hekimlerinin HYP algoritmalarını aktif kullanımı teşvik edilmeli. e-Nabız üzerinden uzman notlarına erişim ve dijital konsültasyon imkânları, hastaların fiziksel hastane ziyaretlerini azaltırken uzman görüşlerinin birinci basamağa ulaşmasını hızlandırmalıdır.

Sevk Zinciri Yönetimi: Uzman hekime erişimin aile hekimi süzgecinden geçtiği ve uzmanların sisteme geri bildirim verdiği bir yapı, sağlık sistemindeki gereksiz yığılmaları engelleyecektir.

Çalıştaydan Mesajlar

Prof. Dr. Hilmi Erdem Sümbül, çalıştay hakkında yaptığı açıklamada, kronik böbrek hastalığının diyabet ve hipertansiyon gibi yaygın risk faktörleri nedeniyle giderek artan bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Ulusal dernek temsilcileriyle küresel hedeflerin ulusal ihtiyaçlarla buluşturulduğu çalıştayda, koruyucu sağlık, dijital entegrasyon, yerli üretim ve nitelikli iş gücü planlaması gibi konuların kapsamlı şekilde değerlendirildiğini ifade etti.

Sümbül, kamu, akademi ve özel sektörün eş güdüm içinde hareket etmesi durumunda Türkiye’nin böbrek sağlığı yönetiminde sadece kendi vatandaşları için değil, tüm dünya için küresel bir model olabileceğini vurguladı. Stratejik eylemlere dönüşen tavsiyelerin toplum sağlığı için önemli mesafeler kat edilmesini sağlayacağını söyledi.

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.