Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, SANERC ve Koç Healthcare iş birliğiyle düzenlenen Hemşirelik Haftası Sempozyumu, bu yıl “Hemşirelerimiz Geleceğimiz: Güçlendirilmiş Hemşireler Hayat Kurtarır” temasıyla sağlık çalışanlarını, akademisyenleri, alanında uzman konuşmacıları ve öğrencileri bir araya getirdi.
Hemşireliğin Geleceği Çok Boyutlu Perspektiflerle Ele Alındı
14 Mayıs’ta gerçekleştirilen sempozyumda hemşireliğin tarihsel gelişiminden kanıta dayalı uygulamalara, kalite kültüründen liderliğe uzanan geniş bir çerçevede mesleğin bugünü ve geleceği ele alındı. Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duygu Gözen, hemşireleri güçlendirmenin nitelikli bakım süreçleri ve güçlü sağlık sistemleri anlamına geldiğini belirtti. Gözen, “Hemşirelik yalnızca bir sağlık mesleği değildir; insan hayatının en kırılgan anlarında yanında olmayı, güven vermeyi ve insan onurunu korumayı gerektiren özel sorumluluktur. Güçlü hemşireler olmadan güçlü sağlık sistemleri kurulamaz” dedi.
Sempozyum, Koç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Kampüsü Misafirhanesi Dr. Nusret Arsel Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılış konuşmalarını Prof. Dr. Duygu Gözen, Koç Üniversitesi Rektörü Metin Sitti ve Koç Healthcare CEO’su Dr. Erhan Bulutcu yaptı.
Hemşireliğin Tarihsel Kökleri Günümüz Bakım Anlayışıyla Buluştu
Sempozyumun ilk bilimsel oturumunda Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Inge Uytterhoeven, “Genç, Yaşlı ve Hastaların Bakımı: Bir Greko-Romen Perspektifi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Antik dönemde bakım veren kadınların toplumsal rolünü ele alan Uytterhoeven, Greko-Romen dünyasında hemşireliğin yalnızca bakım sunan bir alan değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın ve sağlık kültürünün önemli bir parçası olduğunu aktardı.
Uytterhoeven, hemşirelik, ebe, sütanne ve çocuk bakıcısı gibi farklı rollerin antik kaynaklarda biyolojik bakım süreçleriyle sınırlı kalmadığını; çocuğun beslenmesi, eğitimi, sosyal gelişimi ve ahlaki formasyonu üzerinde belirleyici etkisi olduğunu ifade etti. Hemşirelerin doğumdan çocukluğa, yetişkinlikten yaşamın sonuna kadar uzanan ev döngüsünün neredeyse tüm aşamalarında aktif rol üstlendiğini belirtti.
Antik kaynaklarda hemşirelerin çoğunlukla düşük sosyo-ekonomik statüye sahip, çoğu zaman köle ya da azat edilmiş kişilerden oluşmasına rağmen üst sınıf hanelerde güvenilir ve merkezi bir konuma sahip olduklarını vurguladı. Özellikle çocukların bakım ve eğitiminde üstlendikleri sorumluluğun, hemşireler ile aile bireyleri arasında güçlü ve uzun süreli bağlar oluşmasına yol açtığını belirtti.
Kalite ve Kanıta Dayalı Uygulamaların Stratejik Rolü
“Hemşireliğin Güçlendirilmesinde Kalite ve Kanıtın Stratejik Rolü” başlıklı panelde hemşirelikte kalite kültürü ve kanıta dayalı bakım uygulamalarının sağlık hizmetlerine katkısı çok yönlü olarak değerlendirildi. Koç Üniversitesi Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Yöneticisi Dr. Nazmiye Köseoğlu, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir kalite anlayışının ancak bilimsel verilerin uygulamaya etkin şekilde aktarılmasıyla mümkün olduğunu vurguladı.
Koç Healthcare Sürekli Kalite Geliştirme Direktörü Fatma Küçükerenköy, klinik uygulamalardan stratejik yönetime uzanan kalite süreçlerinin hasta güvenliği ve bakım çıktılarına dönüştürücü etkisini paylaştı. Hemşirelik bakımının sağlık sistemlerindeki kalite kültürünün merkezinde yer aldığını belirtti.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi’nden Doç. Dr. Handan Alan, hemşirelikte liderliğin kalite kültürünün yerleşmesindeki stratejik rolünü değerlendirerek güçlü liderlik anlayışının mesleki gelişim ve sürdürülebilir bakım standartları açısından belirleyici olduğunu ifade etti.
Mayo Clinic Hemşirelik Hizmetleri Yöneticisi April Bursiek, “Uygulamanın Gücü: Güçlendirilmiş Hemşireler Bakımı Nasıl Dönüştürüyor?” sunumunda, küresel sağlık sistemlerinin artan baskılarla karşı karşıya olduğu günümüzde hemşirelik iş gücünün sağlık sonuçlarının iyileştirilmesi ve sağlık sistemlerinin güçlendirilmesindeki hayati rolüne dikkat çekti. Hemşirelerin ortak karar alma süreçlerine aktif katılımının, kanıta dayalı uygulamaların yaygınlaşmasının ve kalite ile güvenlik odaklı girişimlerde daha görünür roller üstlenmelerinin hasta bakımını doğrudan dönüştürdüğünü vurguladı.
Hemşireliğin Tarihsel Yolculuğu ve Ödül Töreni
Program kapsamında gerçekleştirilen “Hemşireliğin Tarihsel Yolculuğu” defilesi mesleğin köklü geçmişine görsel bir anlatımla ışık tuttu. Gün sonunda düzenlenen Koç Healthcare Hemşirelik Hizmet Ödül Töreni ile bakım kalitesine katkı sunan hemşirelerin emekleri görünür kılındı.
Koç Üniversitesi Hemşirelik Haftası Sempozyumu, hemşireliğin bilimsel gücünü, tarihsel birikimini ve sağlık sistemlerinin geleceğindeki stratejik rolünü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak mesleğin dönüşümüne ışık tuttu.
Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hakkında
1995 yılında Vehbi Koç Vakfı bünyesine geçen Amiral Bristol Hemşirelik Meslek Lisesi, 12 Ağustos 1998 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Koç Üniversitesi’ne bağlı Sağlık Yüksekokulu’na dönüştü. Eğitim programı Johns Hopkins Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi iş birliği ile uluslararası standartlarda hazırlandı.
1998-2015 yılları arasında Nişantaşı Kampüsü’nde faaliyet gösteren Hemşirelik Fakültesi, Temmuz 2015’ten itibaren Koç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Kampüsü’nde eğitim vermeye devam ediyor. 2016 Güz döneminde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Hemşirelik Eğitim Akreditasyon Komisyonu (ACEN) tarafından akredite edilerek Türkiye’de uluslararası akreditasyona sahip ilk ve tek Hemşirelik Fakültesi oldu.
Koç Üniversitesi Hakkında
1993 yılında kurulan Koç Üniversitesi, en yetkin mezunları yetiştirmek ve bilimin sınırlarını ilerletmek misyonuyla uluslararası düzeyde eğitim veren bir kurumdur. Üniversitede 22 lisans, 44 yüksek lisans ve 30 doktora programı bulunuyor.
Öğrencilerin yüzde 65’i burslu olarak eğitim görüyor. Koç Üniversitesi’nde öğrenim gören 9.000’in üzerinde öğrenci bulunuyor. Bugüne kadar 20.000’in üzerinde öğrenci mezun oldu.
Koç Üniversitesi, dünya standartlarında geniş laboratuvar, bilgi işlem ve araştırma olanaklarıyla, öğretim üyesi başına düşen bilimsel makale sayısında Türkiye’deki eğitim kurumları arasında en üst sıralarda yer alıyor.


Yorumlar kapalı.