<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması &#8211; Patron Rehberi</title>
	<atom:link href="https://www.patronrehberi.com/tag/sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.patronrehberi.com</link>
	<description>Patronlar ve İş Dünyası Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 07:32:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.patronrehberi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-patron-rehberi-favicon-2-32x32.png</url>
	<title>Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması &#8211; Patron Rehberi</title>
	<link>https://www.patronrehberi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dengeler Değişiyor: Çimento İhracatına AB Riski</title>
		<link>https://www.patronrehberi.com/ekonomi/26477/dengeler-degisiyor-cimento-ihracatina-ab-riski/</link>
					<comments>https://www.patronrehberi.com/ekonomi/26477/dengeler-degisiyor-cimento-ihracatina-ab-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüştü Altıner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 07:32:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Çimento sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[İhracat]]></category>
		<category><![CDATA[Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKÇİMENTO]]></category>
		<category><![CDATA[volkan bozay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.patronrehberi.com/?p=26477</guid>

					<description><![CDATA[TÜRKÇİMENTO, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) mevcut uygulamasının, Türkiye çimento sektörü açısından fiili bir tarife dışı ticaret engeline dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulundu. SKDM Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor Avrupa Komisyonu tarafından 17 Ekim 2025’te yayımlanan torba yasa değişiklikleri ve Aralık 2025’te yürürlüğe giren uygulama tüzükleri, özellikle üçüncü ülkelere uygulanacak varsayılan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKÇİMENTO, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) mevcut uygulamasının, Türkiye çimento sektörü açısından fiili bir tarife dışı ticaret engeline dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulundu.</p>
<h2>SKDM Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor</h2>
<p>Avrupa Komisyonu tarafından 17 Ekim 2025’te yayımlanan torba yasa değişiklikleri ve Aralık 2025’te yürürlüğe giren uygulama tüzükleri, özellikle üçüncü ülkelere uygulanacak varsayılan emisyon değerleri nedeniyle Türk çimento ihracatı üzerinde ciddi mali baskılar yaratıyor.</p>
<p>TÜRKÇİMENTO CEO’su <strong>Volkan Bozay</strong>, Türkiye çimento sektörünün 2015 yılından bu yana AB ile uyumlu bir izleme, raporlama ve doğrulama (İRD) sistemi kapsamında faaliyet gösterdiğini belirtti. Tüm tesislerde düşük emisyonlu kuru sistem fırınlar kullanılıyor ve fiili emisyon performansının varsayılan değerlerin oldukça altında seyrettiğini vurguladı. Türkiye için özel bir varsayılan değer tanımlanmadığı için “diğer ülkeler” başlığı altındaki en yüksek emisyon katsayılarının uygulanmasının sektörü haksız biçimde dezavantajlı duruma düşürdüğünü ifade etti.</p>
<p>2025 yılının ilk 11 ayında, sektörün yaklaşık <strong>%94’ünü temsil eden TÜRKÇİMENTO üyeleri <strong>75 milyon ton klinker üretimi</strong> gerçekleştirdi. Türkiye ayrıca, AB’nin klinker ve çimento ithalatının ana tedarikçisi konumundadır.</p>
<p>Bozay, mevcut varsayılan değerlerin gerçek üretim koşullarını yansıtmadığını belirterek, Türkiye’de SKDM geçiş döneminde AB’ye ihracat yapan üyelerin beyan ettiği fiili verilerin gri çimento klinkeri için emisyonların <strong>0,88 tCO₂/ton</strong> seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Buna karşın AB mevzuatında Türkiye için kullanılan varsayılan değerin <strong>1,551 tCO₂/ton</strong> olduğunu ifade etti. Bu farkın, gerçek emisyon performansını yansıtmayan ilave maliyetler doğurduğunu ve SKDM’nin adil ve doğru uygulanmasına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdiğini dile getirdi.</p>
<h2>AB Vatandaşlarını da Etkileyecek</h2>
<p>Fiili değerlerin doğrulanması süreçlerinde aksama yaşanması halinde, fiili değerler ile varsayılan değerler arasındaki farkın ciddi bir mali yüke dönüşeceğini vurgulayan Bozay, bu farkın güncel AB ETS fiyatlarıyla hesaplandığında karbon maliyetini bir ton klinker için yaklaşık <strong>20 Avrodan 80 Avroya</strong> çıkardığını söyledi.</p>
<p>Ortaya çıkan tutarın, AB’ye ihraç edilen ürünlerin ortalama birim fiyatını dahi aşarak ihracatın ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiğini belirtti. SKDM bu haliyle uygulanırsa, oluşacak ek maliyetin önemli bir kısmının nihai ürün fiyatlarına yansıyacağını ve sonuçta AB’deki tüketicileri de etkileyeceğini ifade etti.</p>
<p>Bu nedenle, doğrulayıcı kapasitesinin zamanında devreye alınması ve varsayılan değerlerin gerçekçi şekilde güncellenmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca bu durumun, Gümrük Birliği’nin temel prensipleriyle tam uyumlu olmayan bir sonuç doğurabileceğini belirtti.</p>
<h2>Teknik Konular ve Yenilenebilir Enerji Yatırımları</h2>
<p>Bozay, çimento sektörünün yenilenebilir elektrik kullanımını artırmaya odaklandığını ancak düşük-orta ölçekli bir çimento fabrikasının öz tüketimini tamamen yenilenebilir enerjiden karşılayabilmesi için yaklaşık <strong>50–70 MW büyüklüğünde güneş santrali kapasitesine</strong> ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.</p>
<p>Bu büyüklükte bir yatırımın fabrika sahası içinde veya hemen yakınında yapılması ve doğrudan bağlanmasının çoğu zaman teknik olarak mümkün olmadığını, bu nedenle üreticilerin yenilenebilir enerji yatırımlarını farklı lokasyonlarda gerçekleştirmek zorunda kaldığını belirtti.</p>
<p>SKDM kapsamında, bu yatırımların ve beyan edilen fiili üretim verilerinin dolaylı emisyon hesaplamalarında tanınmasını sağlayacak net kurallara ihtiyaç olduğunu ifade etti. Ayrıca nihai ürünün çimento olması durumunda gömülü emisyon metodolojisi, elektrik emisyon katsayıları ve bedelsiz tahsisat ayarlamaları gibi alanlarda mevzuatta belirsizlikler bulunduğunu söyledi.</p>
<h2>Çözüm Önerileri</h2>
<p>Bozay, SKDM’nin çevresel hedefleri korunurken adil rekabet koşullarının sağlanabilmesi için önceliğin SKDM kapsamında emisyon raporlarının titizlikle hazırlanması ve doğrulanması olduğunu belirtti. Ancak özellikle ilk yıllarda doğrulama süreçlerinde gecikmeler yaşanması ve doğrulayıcı kapasitesinin yetersiz kalması ihtimali bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Saha ziyaretleri ve ilk doğrulama işlemlerinin beklenenden uzun sürebileceğini ifade etti. Bu durumda, fiili emisyon performansını yansıtmayan varsayılan değerlerin uygulanmasının düşük karbon yoğunluğuna sahip üreticileri orantısız biçimde negatif yönde etkileyebileceğini vurguladı.</p>
<p>Türkiye’nin 2015 yılından bu yana AB’ye benzer bir İzleme, Raporlama ve Doğrulama (İRD) sistemine sahip olmasının, gerçek veriler üzerinden değerlendirme yapılabilmesi açısından hem ihracatçılar hem de ithalatçılar için önemli bir güvence sunduğunu belirtti.</p>
<p>SKDM’nin fiili bir ticaret engeline dönüşmemesi için, ‘Diğer Ülkeler’ başlığı altındaki genel varsayılan değerler yerine, AB ile uyumlu İRD sistemi verilerine dayalı ulusal değerlerin kullanılmasına imkân tanınmasının önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Doğrulama altyapısı tam işler hale gelene kadar fiili emisyon verilerinin esas alınması ve orantısız mali yüklerin önlenmesi gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, düşük karbonlu üretim ile en yüksek karbonu üreteni ayırt edemeyen bir sistem olarak SKDM’nin düşük karbonlu üretimi destekleme amacının sadece tarife dışı teknik engel olmaktan öteye geçemeyeceğini ifade etti.</p>
<p>Uygulamada netleşmeyen SKDM kapsamında akredite kuruluşların nihai listesi gibi akreditasyona dair süreçlerde AB’nin iç mevzuatındaki ikincil düzenlemelerin ve teknik konuların en kısa sürede açıklığa kavuşturulmasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.patronrehberi.com/ekonomi/26477/dengeler-degisiyor-cimento-ihracatina-ab-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çukurova Isı’dan Yüzde 28 Verim Artışıyla Elektrikli Isıtıcı Çözümü</title>
		<link>https://www.patronrehberi.com/ekonomi/20249/cukurova-isidan-yuzde-28-verim-artisiyla-elektrikli-isitici-cozumu/</link>
					<comments>https://www.patronrehberi.com/ekonomi/20249/cukurova-isidan-yuzde-28-verim-artisiyla-elektrikli-isitici-cozumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüştü Altıner]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 08:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Çukurova Isı]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrikli Isıtıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi Emisyonları]]></category>
		<category><![CDATA[Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.patronrehberi.com/genel/20249/cukurova-isidan-yuzde-28-verim-artisiyla-elektrikli-isitici-cozumu/</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farklı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren <strong>Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM)</strong>, 6 farklı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi.</p>
<p>Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.patronrehberi.com/wp-content/uploads/2026/01/Uygulama_2_103826716.jpg" alt="Haber Detay" class="aligncenter" style="width:100%; height:auto;" /></p>
<h2>Sanayi Tesisleri İçin Ek Maliyet ve Rekabet Baskısı</h2>
<p>SKDM ile demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı. Uyum sağlayamayan tesislerde karbon maliyetleri ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor ve alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Sonuç olarak, sanayi tesisleri doğrudan sipariş kaybıyla karşılaşıyor.</p>
<h2>Yatırım ve Modernizasyon Baskısı</h2>
<p>SKDM, firmalar üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor. Enerji tüketimini azaltmak, verimsiz sistemleri yenilemek ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmek zorunlu hale geliyor. Denetimler sadece üretim hatlarını değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim proseslerini de kapsıyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50&#8217;sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler kaçınılmaz hale geliyor.</p>
<h2>SKDM&#8217;nin Teknik Detayları ve Sanayide Yatırımlar</h2>
<p>Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, SKDM&#8217;nin sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğini belirtti. Denetimler, veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. AB, ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve düzenli bildirmelerini istiyor. Firmalar, doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketimi kaynaklı) ayrı ayrı hesaplıyor. Üretim hattı, enerji miktarı ve süreçler temel kriterler olarak esas alınıyor.</p>
<p>Sanayi tesislerinde enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama talep ediliyor. Bu nedenle, sanayide <strong>güneş enerjisi (GES) yatırımları hızla artıyor</strong>.</p>
<h2>Elektrikli Isıtıcı Pazarında Talep Artışı</h2>
<p>GES yatırımlarının hızlı büyümesi, elektrifikasyon eğilimini güçlendiriyor. Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik, ısıtma sistemlerinde etkin şekilde kullanılarak emisyon azaltımı ve karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması sağlanıyor.</p>
<p>Çukurova Isı, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünüyle katkı sağlıyor. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisiyle ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini <strong>yüzde 28</strong> artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara göre <strong>yüzde 40 daha yüksek verim</strong> sağlıyor. Bu özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve karbon maliyetlerini önemli ölçüde azaltıyor.</p>
<h2>Çukurova Isı Hakkında</h2>
<p>Çukurova Isı, 1991 yılında büyük ve geniş hacimlerin ısıtılması için tasarlanmış radyant ısıtma sistemlerinin ithalat, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetlerini yürütmek amacıyla kuruldu. 2000’li yıllardan itibaren radyant ve infrared ısıtıcıların üretimine başladı. Kendi markaları GOLDSUN ve SILVERSUN ile doğalgazlı radyant ve elektrikli infrared ısıtıcı pazarında fark yaratıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de radyant ısıtma pazarında <strong>yüzde 65 pazar payı</strong> ile lider olan Çukurova Isı&#8217;nın ürün portföyünde borulu radyant ısıtıcılar, sıcak hava üreticileri, seramik plakalı radyant ısıtıcılar, stadyum tribün ısıtıcıları, elektrikli halojen ısıtıcılar, doğalgazlı termo-konvektörler, hava perdeleri ve seyyar radyant ısıtıcılar yer alıyor.</p>
<p>Firma, fabrika, depo, hangar, kafe, restoran, spor salonu, cami ve seralar için dayanıklı, ekonomik ve etkili ısıtma sistemleri sunuyor. 81 ilde geniş bayi ağı ile projelere keşif, projelendirme, satış ve devreye alma süreçlerinde komple sistem çözümleri sağlıyor.</p>
<p>Gebze’deki fabrikasında ileri teknoloji ve yüksek mühendislik anlayışıyla üretilen ısıtıcılarını <strong>50’den fazla ülkeye ihraç ediyor</strong>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.patronrehberi.com/ekonomi/20249/cukurova-isidan-yuzde-28-verim-artisiyla-elektrikli-isitici-cozumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
