1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Yapay Zekayla Tanıda Kaçırılmayacak Fırsat

Yapay Zekayla Tanıda Kaçırılmayacak Fırsat

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yapay zeka ile hastalık tanı ve tedavisinde yüzde 90’a yakın doğruluk sağlanıyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Nörobilimi kaçıran, tarihsel olarak geride kalır” dedi.

14. Kognitif Nörobilim ve 4. Nöroteknoloji Kongresi, ‘Demansın Erken Teşhisine Multidisipliner Yaklaşım’ temasıyla gerçekleştirildi. Kongrede erken tanıda rol oynayan en son gelişmeler ele alındı. Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Prof. Dr. Barış Metin gibi nöroloji uzmanları sunumlar yaptı.

Haber Detay

Beyin görüntüleme yöntemlerinin hızla geliştiğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Nörobilimi kaçıran, tarihsel olarak geride kalacaktır. İnsan davranışıyla ilgilenen biri bu gelişmeleri kaçırırsa, bu hızlı dönüşümün dışında kalır.” ifadelerini kullandı. Tarhan, hastalıklarda yüzde 90 oranında tanıyı doğrulamanın yapay zeka ile beyin dalgalarının okunmasıyla mümkün hale geldiğini söyledi.

Psikiyatrik Hastalıkların Tanımlanma Biçiminde Değişim

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yapay zekâ ve dijital devrimin hızlı bir dönüşüm getirdiğini belirtti. Bu değişimin klinik alanları ve tıbbi hastalıkları etkilediğini, birçok nöropsikiyatrik hastalığın yeniden tanımlandığını söyledi.

Prof. Dr. Tarhan, hastalıkların tanımlanmasının daha önce anatomik temelli olduğunu, ancak artık fonksiyonel bağlantıların da ölçülebilir hale geldiğini vurguladı. Biyobelirteçler, epigenetik etkiler ve gen ifadesindeki değişimler izlenebiliyor. Bu gelişmelerin psikiyatrik hastalıkların tanımlanma biçimini kökten değiştireceğini belirtti.

Elektromanyetik Tomografi ve Beyin Fonksiyonları

Prof. Dr. Tarhan, elektromanyetik tomografinin yeni bir beyin görüntüleme yöntemi olduğunu anlattı. Bu yöntemle beynin elektriksel haritalamaları ortaya konuyor ve hastalıklarla beynin fonksiyonel bağlantıları arasındaki ilişkiler ölçülebiliyor.

Bu gelişmelerin tıpta ve özellikle psikiyatride ciddi bir paradigma dönüşümüne işaret ettiğini belirten Tarhan, “Nörobilimi kaçıran, tarihsel olarak geride kalacaktır” dedi. Ayrıca, psikiyatride dikkat çeken ‘Default Mode Network’ ve benlik algısıyla ilişkili precuneus yapısına değindi.

Yapay Zeka Destekli Tanı Yazılımları

Tarhan, bilinçle ilgili çalışmaların tanı ve tedavi süreçlerinde yeni yaklaşımların önünü açtığını söyledi. Geliştirilen ve patent alınan ‘NP modeli’ ile beynin elektriksel fonksiyonları, elektromanyetik dalgalar ve yapay zekâ kullanılarak hastalıkların değerlendirilebildiğini belirtti.

Örneğin, obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) hastasını hiç görmeden, normal popülasyonla karşılaştırarak yüzde 90’a yakın doğrulukla tespit eden yazılımlar geliştirdiklerini ifade etti. Bu çalışmaların halen devam ettiğini ve yapay zekâyı herkesin öğrenmesi gerektiğini vurguladı.

Nöroteknolojide Güçlü Konum ve Gelecek Vizyonu

Prof. Dr. Tarhan, yapay zekâ çalışmalarına 2008’den itibaren başladıklarını belirtti. 2017’de derin öğrenme üzerine laboratuvar kurma girişimlerinin olduğunu, Ankara’da kurulan NÖROM merkezinin projeleriyle örtüştüğünü söyledi.

2019’da hazırladıkları ‘Hesaplamalı Psikiyatri’ çalışmasının 2020’de Amerikan Psikiyatri Birliği Kongresi’nde sunulduğunu ve büyük ilgi gördüğünü aktardı. 2021’de bu sunumun online yayımlandığını belirtti.

Üniversitenin nörobilim, genetik, sağlık, mühendislik ve bilgisayar bilimlerini bir araya getiren bir kuruluş teması olduğunu vurguladı. 2013’te başlattıkları Bilim ve Fikir Festivali’nin bu vizyonun parçası olduğunu, festivalin bu yıl 11’incisinin düzenleneceğini ve yüzlerce lise öğrencisinin katıldığını söyledi.

Hesaplamalı ve Matematik Temelli Yaklaşımlar

Prof. Dr. Tarhan, geleceğin tıbbı, nörobilimi ve psikiyatrisinin hesaplamalı ve matematik temelli ilerleyeceğine dikkat çekti. Matematik ile psikiyatrinin birleşmesinin yapay zekâyı doğurduğunu ifade etti.

Eskiden bu alanda çalışanların ‘fazla hayalci’ olarak görüldüğünü, ancak bu bakış açısının değiştiğini belirtti. Nörobilimle ilgilenenlerin geleceği daha iyi yakalayacağını söyledi.

Demansın Erken Tanısı ve Klinik Yaklaşımlar

Kongrenin ilk sunumunu yapan Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Demans’ta erken tanı, geciktirilmiş tanıdır.” dedi. Demansın kronik bir sendrom olduğunu, risk faktörleri ve demans öncesi hastalık evrelerinin tanısının önemli olduğunu belirtti.

Demansın dört ana özelliğini şöyle sıraladı: bilinç korunumu, kognitif zayıflama, kişilik ve davranış anormallikleri, gündelik yaşam işlevlerinde bozulma. Akut demans kavramının olmadığını, akut sendromlarda deliryumun akla gelmesi gerektiğini söyledi.

Demansın ortaya çıkışında süre, risk faktörleri, nörodejenerasyon ve hastalık faktörlerinin etkili olduğunu belirtti. Alışılmış risk faktörleri arasında ileri yaş, inme, travma, enfeksiyon, sistemik hastalıklar ve psikiyatrik faktörler bulunurken, son 30-40 yılda genetik faktörlerin ön plana çıktığını ifade etti.

EEG Biyobelirteçleri ve Erken Tanı

Prof. Dr. Barış Metin, demansın erken tanısında EEG biyobelirteçlerinin önemine değindi. EEG’nin eski bir tetkik olduğunu, ancak hesaplamalı nörobilim ve yapay zekâ ile kullanımının arttığını söyledi.

EEG’nin kolay, non-invaziv ve ucuz bir tetkik olduğunu, sıkça tekrar edilebildiğini belirtti. Kantitatif EEG yöntemiyle beyin osilasyonlarının sayısal veriye dönüştürüldüğünü ve normatif değerlerle karşılaştırıldığını anlattı.

Erken tanıda kantitatif EEG’nin gözle fark edilemeyen ince değişiklikleri ortaya çıkarabildiğini, ucuz ve kolay uygulanabilir olması nedeniyle geniş kitlelere tarama testi olarak uygulanabileceğini söyledi.

Demansın temel EEG bulgularının yavaş dalgaların (teta, delta) artışı ve hızlı dalgaların (alfa, beta) azalması olduğunu, buna spektral kayma denildiğini belirtti. Bu bulguların henüz klinik demans ortaya çıkmamış riskli bireylerde de görülebileceğini ifade etti.

LORETA Yöntemi ile Beyin Sinyallerinin Üç Boyutlu Analizi

Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Alzheimer hastalığının erken tanısında LORETA (Düşük Çözünürlüklü Beyin Elektromanyetik Tomografisi) yöntemini anlattı. EEG’nin yüzyılı aşan geçmişi olduğunu, yazılımlar ve sinyal analiz yöntemleri geliştikçe bilgilerin arttığını belirtti.

LORETA’nın matematiksel algoritmalar ve ileri hesaplamalarla düşük çözünürlüklü manyetik tomografi gibi işlev gördüğünü, beynin derinliklerindeki elektriksel aktiviteyi anlamayı sağladığını söyledi.

EEG sinyalinin düz bir beyin yüzeyine yayıldığını, ancak beyin ve kafatasının üç boyutlu yapıya sahip olduğunu, LORETA’nın sinyali iki boyuttan üç boyuta dönüştürdüğünü anlattı. Böylece sinyalin beyin derinliklerinde hangi anatomik bölgeden kaynaklandığı tespit edilebiliyor.

LORETA’nın elektriksel sinyali yapısal anatomi üzerine yerleştirip fonksiyonu çıkardığını, üç aşamalı bir yöntem olduğunu belirtti. Elde edilen bilgilerin fonksiyonel MR verileriyle uyumlu olduğunu söyledi.

Demansla ilişkili networklerin dil networkleri, hipokampus, entorhinal korteks ve amigdaloid çekirdek gibi yapılar olduğunu, bu yapıların hafıza ve duygu ile ilişkili olduğunu ifade etti. Erken teşhisin önemine ve prodromal evrenin yakalanması gerektiğine dikkat çekti.

Kongrede Diğer Sunumlar

Kongrede NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Nöropsikolog İnci Birincioğlu “Demansın Erken Teşhisinde Nöropsikolojik Değerlendirme Testleri”, NPİSTANBUL Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Necati Alp Tabak “Demansta Erken Radyolojik Bulgular”, NPİSTANBUL Hastanesi Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Yeşim Özdemir “Unutkanlıktan Demansa Giden Yolda: Erken Tanıda Genetik Ve Mitokondriyal Göstergeler”, Prof. Dr. Erdinç Dursun “Demansta Kan Biyobelirteçleri Ve Kullanım Koşulları”, Prof. Dr. Duygu Gezen Ak “Demansta Beyin Omurilik Sıvısı Biyobelirteçleri”, Dr. Öğr. Üyesi Onur Erdem Şahin “Demans Tanısında Nükleer Tıp: Fdg-Pet İle Görüntülemenin Klinik Önemi”, Doç. Dr. Özgül Ekmekçioğlu “Demans Tanısında Nükleer Tıp: Diğer Moleküler Görüntüleme Yöntemleri”, Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu “Yeni Gelişen Hastalık Modifiye Edici Tedaviler Işığında Biyolojik Erken Tanıya Yaklaşım”, NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini “Demansta Nöromodülasyon Uygulamaları”, Üsküdar Üniversitesi Düzenleme Kurulu Sekreteri Dr. Psk. Shams Farhad “Amnestik Hafif Bilişsel Bozuklukta (Ahbb) İşlevsel Beyin Bağlantısallığı” ve Uzm. Müh. Sahar Taghizadeh Makouei “Demansın Erken Teşhisinde Yapay Zekâ Uygulamaları” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

Kongre Kapanışı

Kongreye sunumlarıyla katkı sağlayan konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.88310

Yorumlar kapalı.

Marka Flower Çiçekçi
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.