Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı’nda, DEİK ile Boston Consulting Group’un Almanya ve Türkiye ofisleri Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerinin önümüzdeki on yıllık vizyonunu ortaya koyan Türkiye-Almanya İş Birliğinin Geleceği raporu ve Türkiye’nin AB tam üyeliği konusunda özel sektör girişimini değerlendirdi.
Toplantı Detayları ve Raporun İçeriği
Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı, Almanya Federal Cumhuriyeti 10. Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla 27 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi.

Toplantının ana gündem maddeleri; DEİK ile Boston Consulting Group’un Almanya ve Türkiye ofislerinin hazırladığı Türkiye-Almanya İş Birliğinin Geleceği raporu ile Türkiye’nin AB tam üyeliği konusunda özel sektör girişiminin değerlendirilmesiydi. İki saat süren toplantıda Türkiye’nin Almanya ve AB ile ticaret ve yatırım alanındaki güçlü entegrasyonu ve gelecek vizyonu ele alındı.
Nail Olpak: Türkiye-Almanya Ticaret Hacminin Potansiyeli
DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye ile Almanya’nın cesur kararlar alarak büyük hedefler koyduğunu ve bu hedeflerin peşinden kararlılıkla giderek başarıyı birlikte inşa ettiklerini söyledi. DEİK ve BCG’nin hazırladığı raporda, orta ve uzun vadede ulaşılabilecek hedeflerin tespit edildiğini belirtti.
Olpak, “5-10 yıllık periyotlarda ticaret hacmimizin 125 milyar Avro’ya 5 yıl içinde ve 250 milyar Avro’ya 10 yıl içinde çıkabilecek potansiyeli var” dedi.
Olpak: 10 Farklı Büyüme Alanı
Raporda, Türkiye ve Almanya’nın stratejileri dikkate alınarak 10 farklı büyüme alanı belirlendi. Olpak, Almanya ve AB’nin tedarik zincirlerini çeşitlendirmeyi hedeflediğini ve Türkiye’nin bu bağlamda güvenilir bir üretim merkezi konumunu pekiştirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin derin iş bağları, tedarik zinciri entegrasyonu ve KOBİ sektörü yapısıyla Almanya’ya yatırım için iyi bir konumda olduğunu belirtti. Ayrıca Türkiye’nin dijitalleşmiş altyapısıyla uygun maliyetli sağlık sistemi sunduğunu vurguladı.
Almanya’nın Avrupa’nın üçüncü büyük girişim ekosistemine sahip olduğunu ve hükümet tarafından güçlü destek gördüğünü aktardı. İki ülkenin tekstil, iş verimliliği, finansal yazılım, oyun, iklim teknolojileri ve yapay zeka gibi yüksek yatırım çeken alanlara odaklandığını söyledi.
Raporda, Türk KOBİ’lerin Almanya’da e-ticaret alanında etkin olabilecekleri alanlar ve izleyebilecekleri yollar analiz edildi. Türkiye ve Almanya’nın işgücü piyasasındaki açıkları birlikte kapatabileceği belirtildi.
AB’de veri merkezlerinin toplam elektrik tüketiminin yüzde 2.7’sinden sorumlu olduğu ve bu oranın 2030’a kadar yüzde 28’e ulaşmasının öngörüldüğü ifade edildi. Enerji alanında iş birliğinin önemi vurgulandı.
Türkiye’nin güçlü turizm altyapısına sahip olduğu ve Almanya’nın Türkiye’ye gelen turist sayısında en büyük paya sahip ülke olduğu belirtildi.
Hazar ve Afrika bölgelerinin yüksek ekonomik büyüme potansiyeline sahip olduğu, altyapı ihtiyacı, enerji geçişi ve katma değerli üretimin üç temel uzun vadeli trend olarak öne çıktığı ifade edildi. Türkiye ve Almanya’nın bu bölgelerde benzersiz ve tamamlayıcı güçlerini kullanarak iş birliği yapabileceği belirtildi.
Christian Wulff: Potansiyelin Kullanılması Gerekiyor
Almanya Federal Cumhuriyeti 10. Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff, dünyanın Türkiye’ye ihtiyacının Türkiye’nin dünyaya ihtiyacından daha fazla olduğunu söyledi.
Wulff, “Türklerle el sıkışıyoruz. Türkiye ile el sıkışıyoruz ve Almanya’nın imajı Türkiye’de hala son derece iyi. Bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor” dedi.
Almanya’nın Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı olduğunu belirtti. Tedarik zincirinin Hürmüz Boğazı’ndan Akdeniz limanlarına kaydığını ve Türkiye’nin jeopolitik avantajının burada yattığını ifade etti.
Personel maliyetlerinin göreceli olarak daha düşük olduğunu ve Almanya’nın bu fırsatlardan faydalanmak istediğini aktardı.
Mehmet Ali Yalçındağ: AB Tam Üyeliğinin Zamanı Geldi
DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Almanya’nın hem Türkiye hem de AB içindeki stratejik ağırlığını dikkate alarak Türkiye’nin önde gelen firmalarını bu yapının parçası olmaya davet ettiklerini söyledi.
Yalçındağ, DEİK ile Boston Consulting Group’un Almanya ve Türkiye ofislerinin hazırladığı raporun, yaklaşık 50 milyar Avroluk mevcut ticaret hacmini doğru sektör öncelikleri ve stratejik adımlarla ileri taşımanın yollarını belirlemeyi amaçladığını belirtti.
Raporda, jeostratejik dönüşüm, iklim ve enerji, inovasyon ve rekabetçilik ile demografi ve iş gücü dinamiklerinin temel eksenler olarak ele alındığını ifade etti.
Türkiye ve Almanya arasındaki entegrasyonun tek başına gerçek potansiyeli ortaya çıkarmadığını belirten Yalçındağ, “Ortak ve müreffeh bir gelecek için nihai hedefimizin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği olması gerekiyor” dedi.
Avrupa Birliği’nin 500 milyonluk nüfusu ve 18,5 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü ile büyük bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin katılımıyla bu yapının 600 milyonluk nüfusa ve yaklaşık 20 trilyon dolarlık ekonomik güce ulaşacağını söyledi.
Türkiye’nin AB’ye üye olmasıyla bölgenin enerji ve tedarik zincirleri güvenliği, savunma kapasitesi, dijital rekabetçilik gibi alanlarda stratejik özerkliğe daha rahat erişebileceğini belirtti.
Yalçındağ, “Dün bazı koşullar bakımından erken görünen bu hedef, yarın geç kalınmış bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle bugün en doğru zaman” dedi.
Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve gazdan elektriğe, yenilenebilir kaynaklardan veri hatlarına kadar Avrupa’nın dayanıklılığını artıran bir bağlantı merkezi rolü üstlendiğini vurguladı.
Türkiye henüz AB’nin tam parçası olmadan yoğun ticaret ve yatırım ilişkisi kurabildiyse, tam entegrasyonun yaratacağı fırsatın çok daha büyük olduğunu ifade etti.
Toplantının ardından DEİK Başkanı Nail Olpak, Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff ve DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Rahmi Koç Müzesi’nde bulunan ve Eski Alman İmparatoru Wilhelm Kaiser II tarafından Sultan V. Mehmet Reşat’a hediye edilen vagonu ziyaret etti.

Yorumlar kapalı.