WatchGuard® Technologies, 2026 yılında şirketlerin siber dayanıklılığını artırmak için XDR (Genişletilmiş Tespit ve Müdahale) çözümlerinin artık isteğe bağlı bir yatırım olmaktan çıkarak temel bir gereksinim haline geleceğini duyurdu. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, güvenlik katmanları arasındaki kopuklukların ve bağımsız siloların operasyonel zafiyetlere yol açtığını belirtti.
Günümüzde kurumlar, birkaç yıl öncesine kıyasla çok daha karmaşık bir tehdit ortamında faaliyet gösteriyor. Gelişmiş saldırılar, tek bir noktadan ilerlemek yerine uç noktalar, kimlikler, ağlar ve bulut hizmetleri arasında hareket ederek parçalanmış ortamları sömürüyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, EDR, güvenlik duvarları ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) gibi çözümlerin izole çalıştıklarında bir saldırının tam görünümünü elde etmenin veya koordineli yanıt vermenin giderek zorlaştığını ifade etti.
Güvenlikte Asıl Sorun Bağlam Eksikliği
WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, sistemler dağınık hale geldikçe güvenliğin tek başına bir araç meselesi olmaktan çıktığını vurguladı. Evmez, “Asıl sorun araç eksikliğinden ziyade bağlam eksikliğinden kaynaklanıyor. Sistemler daha karmaşık hale geldikçe, dayanıklılık izole müdahalelerin ötesine geçerek güvenliğin bir bütün olarak nasıl tasarlandığına ve yönetildiğine bağlanıyor” dedi.
XDR çözümleri, güvenliğin entegre ve bağlamsallaştırılmış bir şekilde yönetilmesini sağlayarak bu noktada devreye giriyor. Bilgiler organize edilip birbirine bağlandığında, ekipler çok daha hızlı ve pürüzsüz kararlar alabiliyor. Olayların dakikalar içinde evrimleştiği senaryolarda bu hız, kurumlar için hayati önem taşıyor.
2026’da XDR Kullanımını Zorunlu Kılan Dinamikler
WatchGuard, 2026 yılında XDR’ın kurumsal altyapılarda standart bir yapı haline gelmesini hızlandıran üç kritik unsura dikkat çekiyor. Bunlardan ilki, düzenleyici çerçevelerin giderek sıkılaşmasıdır. Yönetmelikler artık sadece güvenlik kontrollerinin varlığıyla yetinmeyip, kurumların tehditleri hızlıca tespit edip kontrol altına alabildiklerini net şekilde kanıtlamalarını talep ediyor.
İkinci unsur, siber dayanıklılığı düşük kurumların %85’inin güvenlik hedeflerine ulaşmak için yeterli iş gücü bulmakta zorlanmasıdır. Bu durum şirketleri otomasyon ve entegre çözümlere yönlendiriyor. WatchGuard’ın ThreatSync XDR çözümü, farklı katmanlardan gelen alarmları ilişkilendirip manuel iş yükünü en aza indirerek bu uzman açığını kapatmaya yardımcı oluyor.
Son olarak, siber sigorta kriterlerindeki katı değişimler altyapı dönüşümünü tamamlıyor. Sigortacılar, poliçe düzenlemek veya yenilemek için MFA’nın ötesinde sürekli izleme ve entegre günlük kaydı sistemlerini zorunlu hale getiriyor. Tüm bu yasal, operasyonel ve finansal dinamikler, XDR teknolojisini isteğe bağlı bir araç statüsünden çıkarıp stratejik bir güvenlik ihtiyacına dönüştürüyor.
WatchGuard Technologies Hakkında
WatchGuard Technologies, bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir liderdir. Bütünleşik Güvenlik Platformu, yönetilen hizmet sağlayıcıların iş ölçeklerini ve hızlarını artırırken operasyonel verimliliği de yükselten birinci sınıf güvenlik sunmaları için tasarlanmıştır.
Dünya çapında 250.000’den fazla müşteriyi koruyan şirket, 17.000’den fazla güvenlik satıcısı ve servis sağlayıcısı tarafından tercih edilmektedir. Ödüllü ürün ve hizmetleri; ağ güvenliği ve zekası, gelişmiş uç nokta koruması, çok faktörlü kimlik doğrulama ve güvenli Wi-Fi’yi kapsamaktadır.
WatchGuard, Seattle, Washington merkezli olup Kuzey Amerika, Avrupa, Asya Pasifik ve Latin Amerika’da ofisleri bulunmaktadır.

Yorumlar kapalı.